Belediyelerin Hayvanlara yönelik vahşeti!

Toplum olarak sokak hayvanlarına yönelik vahşete karşı ne kadar duyarlıyız?

Bunun mutlaka sorgulanması gerektiğini düşünüyorum.

Masum hayvanlara yönelik acımasızca uygulanan vahşete karşı  toplumda ciddi bir tepki oluşmuyor maalesef.

Sadece sosyal medya ortamlarında hayvansever kişilerin bireysel tepkileri ise hiç bir sonuç getirmiyor.

Sokak hayvanlarının yaşam koşullarının bu derece kötü olmasının en önemli sebebi; yasal mevzuatlara göre kısırılaştırma ve bakım faaliyetlerini yürütmekle yükümlü kılınan belediyelerin bu sorunun çözümüne yönelik çalışmalar yapmaması.

Belediyeleri için çözüm yöntemi basit:

‘Topla ve yok et.’

Vatandaşlar tarafından yapılan şikayetler üzerine barınaklara toplanan ve burada son derece kötü koşullarda tutulan sokak hayvanlarının büyük bir kısmı hastalık ve bakımsızlıktan yaşamını yitiriyor.

Direnci yüksek olan diğer sokak hayvanları ise çoğu zaman öte nazi uygulanarak veya dağ başlarına atılarak yok ediliyor.

Üzülerek söylemek durumundayız;

Ülkemizde Belediye kurumlarının büyük bir çoğunluğu hayvanların yaşam hakkını asla önemsemiyor.

Mevcut 5199 sayılı hayvanları koruma kanu ile sözde yaşam hakkı güvence altına alınan masum hayvanlar binbir zulme uğrayarak yaşamını kaybediyor.

Son günlerde özellikle Medeniyetin Beşiği olarak görülen İzmir ili ve ilçelerinde Belediyelerin yasaları hiçe sayarak sokak hayvanlarını yok etme faaliyetlerine tanık oluyoruz.

Balçova, Aliağa, Narlıdere ve pek çok ilçe belediyesi açıkca mevzuatı hiçe sayarak hayvanları topluyor ve küpeli hayvanları bile barınaklarda esaret altında tutuyor.

Bize ulaşan bilgilere göre Balçova Tarım İlçe Müdürlüğünde görevli bir memur hayvan severlere şunu söylüyor.

“Benim sözümün üstünde yasamı olur, çok fazla üzerime gelmeyin sokaktaki tüm köpekleri toplarım.”

Evet; ne kadar acı bir tablo.

Bu şahıs bu cesareti acaba kimden alıyor?

Kendisini yasanın üzerinde gören bir Devlet Memuru !.. 

Oldukça düşündürücü.

İzmir ilinde Belediye yandaşı bazı STK Temsilcilerinin yıllardan bu yana kurumlarla ortak çalışarak hayvanların kaderi ile oynadığına şahit oluyoruz.

Belediye yandaşı bu sözde hayvanseverler bazı Belediyeler tarafından yapılan katliamlara ve vahşete açıkca göz yumuyor.

Bunların mutlaka sorgulanması ve kamuoyunca bilinmesi gerektiğini düşünüyorum.

Hayvanların uğradığı zulmün birinci derecede sorumlusu Belediyeler olarak kabul edilsede; ikinci sorumlusunun ise; bu camiada hayvanseverlik kisvesi adı altında gezinen teslimiyetçi ve ihanetçi sözde hayvanseverler olduğunu düşünüyorum.

YORUM EKLE
YORUMLAR
Tulin eriş
Tulin eriş - 2 hafta Önce

Gorunen köy kilavuz istemiyor Metin bey.
Sahte hayvansever ve rantcilar ortalikta cirit atiyor... Vicdansiz Belediyelerin de canina minnet.

banner626

banner629