18 Haziran Pazar, Babalar Günü’ydü. Sosyal medyadan sevinçlerini paylaşanlar, babalarına özlem duyanlar, babalık hayalini anlatanların klavyelere sarıldığı bir gündü. Babası olmayanlar, baba olmayanlar/olamayanlar dururken çocuklarımın ve -Allah uzun ömür versin- babamın fotoğrafını paylaşmaya içim el vermedi. 
Dünyanın birçok yerinde ve özellikle Ortadoğu’da babalarını savaşta kaybeden çocukları anımsadıkça bir kez daha yüreğimin parçalandığı bir gün oldu 18 Haziran…
Bir de 69 yaşındaki bir babanın ‘Adalet’ arayışıyla kat etmeye çalıştığı yollar geldi aklıma… 
Düşünsenize günde 28 kilometre yol yürüyen ve yüzünden gülümseme eksik olmayan bir adam… Ankara il sınırı ile İstanbul il sınırı arasını hesaplarsanız yaklaşık 450 kilometre yapıyor. Bu mesafe arabayla yaklaşık olarak 4 saat 52 dakika sürüyor. Uçakla yolculuk ise 57 dakikada tamamlanıyor.
Kılıçdaroğlu’nun gece konaklamaları dışında hiç durmadan ilerlemeye çalıştığı bu yolculuk, tahminlere göre 25 ila 28 günde tamamlanacak. Umarım yol boyunca olayı provake eden çıkmaz. Umarım sayın Kılıçdaroğlu, hiçbir sağlık problemi yaşamadan sağ salim İstanbul’a varır. 
Bu yolculukta yalnız olmayan CHP Genel Başkanı’nın yanındakilere bakıyoruz. Oğlu hapiste olan ak sakallı bir dede… Türk bayrağını elinden düşürmeden düşmüş yollara… Milletvekilleri, vatandaşlar, sanatçılar, hatta iktidar partisinin kurucuları arasında yer alan milletvekilleri bile bu yürüyüşe destek oluyor. 
Ne yalan söyleyeyim; Kılıçdaroğlu’nun bu girişimini samimi buluyorum. Olaya siyasi olarak yaklaşanların durup bir daha düşünmesi gerektiğine inanıyorum.  
Enis Berberoğlu’nun 25 yıla mahkum edilmesinden önce de bu konularla ilgili açıklama yapan Kılıçdaroğlu’nun, kesin mahkumiyet kararı çıkmadan insanların tutuklanmalarını doğru bulmadığına yönelik açıklamalarını hatırlarsınız. 
İşte tam bu nedenle Kılıçdaroğlu’nun yürüyüş hareketini samimi buluyorum. Zira sayın Kemal Kılıçdaroğlu, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Kadir Topbaş’ın damadı Ömer Faruk Kavurmacı'nın tekrar tutuklanmasıyla ilgili yaptığı açıklamada 28 günlük yürüyüşün partisel ya da kişisel bir hareket olmadığını tekrar beyan etmiş oldu.
Peki ne dedi sayın Kılıçdaroğlu: "Kavurmacı'nın tekrar tutuklanması için bir kararın çıktığı söylendi. Bu kararı doğru bulmadığımı ifade etmek isterim. Yargıda çifte standart olmamalı. Aslolan tutuksuz yargılamadır. Zaman zaman eleştirdik. Zaman zaman yargının bu tür kararlarının doğru olmadığını ifade ettik. Ben kesin mahkumiyet kararı çıkmadığı sürece insanların tutuklanmalarını doğru bulmuyorum.”
Yürümekten zarar gelmez. Yürümek iyidir. Yeni insanlar tanırsınız. Yeni yerler görürsünüz. Keşke herkesin gücü ve yüreği yetse de Türkiye’yi baştan başa yürüyebilse…
Bir ‘ADALET’ arayışının Türkiye’de gerçek anlamda ‘ADALET’i hakim kılması dileğimle…

Misafir Avatar
İsim
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner515

banner512