EKONOMİ:
Çin ekonomisi yeni döneme hazırlanıyor

KOBİ’lerin uluslararası pazarlarda rekabet güçlerini yükseltmelerine yönelik teknik ve ticari işbirliklerinin kurulması, inovasyon ve teknoloji transferi, finansmana erişim ve AB mevzuatı konularında bilgilendirme, danışmanlık ve eğitim hizmetleri faaliyetlerini aralıksız sürdüren Adana Ticaret Odası bünyesindeki Avrupa İşletmeler Ağı Doğu Akdeniz Konsorsiyumu Adana Ofisi tarafından, farklı dış pazarlardaki yeni ticaret olanaklarının tanıtılması amacıyla düzenlenen, “Çin Ülke Sohbet Toplantısı” Adana Ticaret Odası’nda gerçekleştirildi.

Toplantının açılışında konuşan ATO Yönetim Kurulu Başkanı Atila Menevşe, Çin’in, üretim ve ihracata dayalı büyüme modeliyle hızla kalkınarak ekonomisiyle tüm dünyayı etkileşim içine almayı başaran örnek ve model bir ülke olduğunu söyledi. Ucuz girdi maliyetlerini kullanarak en fazla doğrudan yatırım yapan ekonomisiyle günümüzde dünya ekonomisinin lokomotifi haline gelen Çin ile ilişkilerin geliştirilmesi ve Çukurova’nın üretim potansiyelinin ihracat yoluyla bu ülkenin dev pazarında değerlendirilmesi konusunda çalışmalar yaptıklarını kaydeden Menevşe, “Türkiye ekonomik anlamda dünyaya açılma gayreti içerisindedir. Biz de Adana Ticaret Odası olarak, bu çalışmaların içerisinde aktif olarak yer almak ve önümüze çıkan tüm fırsatları değerlendirmek istiyoruz. Çin’in tanıtımına yönelik toplantımız da bu yöndeki niyetimizi ortaya koyan faaliyetlerimiz arasında yer almaktadır” diye konuştu.

Daha sonra sunumunu gerçekleştiren DEİK Asya Pasifik Bölgesi Koordinatör Başkanı, DEİK Türkiye-Çin İş Konseyi Başkanı ve Arzum Elektrikli Ev Aletleri Yönetim Kurulu Başkanı Murat Kolbaşı, Türkiye’nin Çin’den 2016 yılında 25 milyar dolar tutarında ithalatı bulunduğunu söyledi. Bu rakamla Türkiye’nin en fazla ithalat yaptığı ülkeler arasında Çin’in birinci sırada bulunduğunu vurgulayan Kolbaşı sözlerini şöyle sürdürdü:

“Türkiye olarak Çin’i bir tedarik ülkesi olarak değil de, bir pazar olarak görmemiz gerektiğine inanıyorum. İki ülke arasında artarak gelişen bir ilişkimiz var ve bu ilişkileri ihtiyaç duyulan alan ve sektörleri belirleyerek planlı bir biçimde daha ileri noktalara taşımalıyız. Çin’in nüfusu bir milyonun üzerindeki şehir sayısı 160’tır. Dört binden fazla AVM’nin bulunduğu ülkenin müthiş bir tüketim ekonomisi bulunmakta ve hızla gelişmektedir. Örneklemek gerekirse Ferrari otomobilin dünyada en çok satıldığı ülke Çin’dir. Halen dünya ekonomisinin yüzde 24.32’si ABD’nin, yüzde 14.84’ü ise ikinci sırada bulunan Çin’in kontrolündedir. 2049 yılına kadar dünya ekonomisinde bir numara olmayı hedefleyen Çin, bu yöndeki stratejilerini şimdiden hayata geçirmektedir. Çin, geçtiğimiz yıl ülke dışına 170 milyar dolarlık yatırım yapmıştır ve bu yatırımlarda ABD birinci sıradadır. Çin’in her yıl ülke dışına eğitim için gönderdiği bir milyon öğrencinin önemli kısmı da yine ABD’ye gitmektedir. Geçtiğimiz yıl turizm amacıyla ülke dışına çıkan Çinlilerin sayısı ise 122 milyona ulaşmıştır. Ülkede 2018 yılı Türkiye’de Turizm Yılı ilan edilmiştir ve bu fırsatı değerlendirebileceğimiz farklı yollar geliştirmemiz mümkündür. Örneğin, ülkemizin farklı şehirlerini Çin’le kardeş şehir yaparak Çin pazarına etkili bir giriş yapabiliriz. Çukurova olarak Çin ile gıda, pamuk ve narenciye sektörlerinde işbirliği imkanları yaratabiliriz. 18 farklı sektörde, 29 kilometrekarelik bir alanda faaliyet gösteren Şanghay Serbest Ticaret Bölgesi de Türk yatırımcılar için önemli fırsatlar sunmaktadır. Sonuç olarak Çin dünyanın en büyük ekonomileri arasındadır ve sürekli büyümektedir. Çin ile Türkiye arasında geçmişten gelen bağların önümüzdeki dönemde iki ülkeyi birbirine sıkı sıkıya  bağlayacağına inanıyorum.”

Ekonomi Bakanlığı İhracat Genel Müdürlüğü Şube Müdür Vekili ve Guanco eski Ticaret Ataşesi Hasan Köse de sunumunda, Çin ekonomisi ve pazarı hakkında bilgiler verirken, iki ülke arasındaki ticari ilişkilerin nasıl artırılabileceğini ve Çin’de pazar geliştirme stratejilerini anlattı. Hasan Köse, Çin’in ekonomide dünyaya örnek oluşturan başarısının sırrının, sektörel kümelendirme yapması ve çok üretim yapıp birim üretim maliyetini düşürmesinden geldiğini vurguladı.

Çin’in, geleceğe dengeli, istikrarlı, çevreci, yeni büyüme stratejilerini hayata geçirerek hazırlandığını kaydeden Köse, bu kapsamda; sürdürülebilir kalkınma, dengesizliklerin azaltılması, bilimsel gelişme, çevre koruma, enerji verimliliği ve tüketimin artırılması başlıklarının öne çıktığını söyledi. Köse, “Özellikle çevre kirliliğine yol açan bazı sektörlerden vazgeçilerek bu sektörler çevre ülkelere kaydırılıyor. Çin’in nüfusunun 300 milyonunu zenginler oluşturuyor ve bunlar özellikle lüks tüketime oldukça eğilimli. Türk yatırımcı ve ihracatçılarının Çin ile madencilik (mermer), hazır giyim ve konfeksiyon, tekstil ve hammadde, deri ve mamulleri, halı, kimyevi maddeler, beyaz eşya, mobilya, gıda ürünleri, şekerli ve çikolatalı mamuller, zeytinyağı, fındık, kuru meyve, işlenmiş gıda (reçel vb.), buğday unu, maden suyu, yaş sebze ve meyve (kiraz), et ve süt ile ürünleri (tavuk ayağı), taşıt araçları yan sanayi, makine, demir ve çelikten radyatör üretimi gibi alanlarda iş yapabileceklerine inanıyorum. Benzer sektörlerde rekabet şansımızın ise bulunmadığını söyleyebilirim” diye konuştu.

ADASO Başkanı Zeki Kıvanç’ın da katıldığı toplantıda, katılımcıların konuyla ilgili soruları da yanıtlandı.

Anahtar Kelimeler
AdanaAtoçin Ekonomisi
Misafir Avatar
İsim
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner529

banner528

Sempozyumda enerji masaya yatırıldı
TMMOB Elektrik Mühendisleri Odası’nın Adana’da düzenlediği sempozyum kapsamında enerjide, planlama,...

Haberi Oku