İlişkiyi Terörist Yapan Bir Duygu: Kıskançlık…

Kıskançlık bazen günlük yaşamın bir cilvesi olarak gelip geçici biçimde yaşanırken, bazen de yaşamı alt üst edecek biçime dönüşebiliyor. Cinsel Sağlık Enstitüsü Derneği (CİSED) Çukurova Şube Başkanı Dr. Obengül Ejder, kıskananı da kıskanılanı da yıpratan kötü bir süreçle ilgili önemli açıklamalarda bulundu. Dr. Ejder kıskançlığı “ilişkiyi terörist yapan bir duygu” olarak tanımladı…

İlişkiyi Terörist Yapan Bir Duygu: Kıskançlık…
banner560

Kıskançlığın çocukluktan itibaren çok tanıdık bir duygu olduğunu hatırlatan Terapist Dr. Ejder, “Değer verdiğimiz bir ilişkiye yönelik herhangi bir tehdide karşı sergilenen tepkidir kıskançlık. Yani ilişkiyi kaybetmemek adına doğal bir savunma mekanizmasıdır. Ancak çiftlerin birbirlerinin hayatlarını ipotek altına alacak, yaşamlarını kısıtlayacak boyuttaki kıskançlık ilişkiye son derece zarar vermektedir.” dedi.  
 
‘Sana Güvenmiyorum’ Demekle ‘Kendimi Güvenilmeye Layık Görmüyorum’ Demek Aynı Şey.
Özgüven eksikliği ve yetersizlik duygularını yoğun yaşayan kişilerin kıskançlık duygusunu daha yoğun yaşadığını bildiren Dr. Ejder, “Sana güvenmiyorum demek ile ‘Kendimi güvenilmeye layık görmüyorum’ demek temelde aynı olduğu için sahip oldukları sevgiye kendilerini layık görmek yerine karşısındakinin sadakatinden şüphe duyarlar. İlişkilerini dışarıdan gelecek potansiyel tehditlere karşı daha savunmasız hissederler. Bu nedenle yaşadığı kaygı aşırı kıskançlığa dönüşür ve eşini devamlı kontrol etme, takip etme, onun yaşantısını sınırlama ve üzerinde bir baskı oluşturarak onu kaybetmeyeceğini düşünürler. Oysa bu tarz tutum ve davranışlar eşi kendinden daha da uzaklaştıran, ilişkiyi beslemek yerine  ‘kaygıyı besleyen, ilişkiyi terörist yapan” bir süreç haline gelir.” şeklinde konuştu.
 
“Kıskançlık Derecenizi Eşinize Duyduğunuz Sevginin Derecesi Olarak Görmeyin”
Bazen kıskançlıkların zarar verici boyutlara geldiğinin de altını çizen CİSED Çukurova Şube Başkanı Dr. Obengül Ejder kıskançlığın önüne nasıl geçilebileceğini ise şu başlıklar altında sıraladı;
“Kıskançlık derecenizi eşinize duyduğunuz sevginin derecesi olarak görmeyin. İmalı sözlerden, üstü kapalı eleştirilerden, tehditlerden ve kaba kuvvetten vazgeçin. Karşılıklı güven için iletişim yollarınızı açık tutup, birbirinizi dinleyin. Kıskançlık duygunuzun altında yatan temel duygu ve düşüncelerinizi fark edin. Eğer bu duygunuz geçmiş yaşantılarınızın yaralarını taşıyor ise bu duygunuzu fark edip iyileştirin. Kıskançlık hissettiğiniz anlardaki düşüncelerinizi ayrı ayrı ele alıp mantıklı olup olmadığını anlamak için, daha tarafsız bir gözle bakmaya çalışın. Kendi değersizlik hislerinizin altında yatan nedenleri araştırın. Geçmişten getirdiğiniz olumsuz algı ve ihtiyaçları belirleyip, bu olumsuz duygularla baş edebilmeniz için daha sağlıklı yollar bulmaya çalışın.”
 

Güncelleme Tarihi: 15 Mayıs 2017, 11:00
YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER

banner572