Adana Barosu'ndan "Özelleştirme" tepkisi

Baro Başkanı Av. Veli Küçük, siyasi iktidarın son günlerde 14 şeker fabrikasının özelleştirilmesi çabalarına tepki gösterdi.

Adana Barosu'ndan "Özelleştirme" tepkisi
banner560

Baro Başkanı Av. Veli Küçük, ABD ve Cargill'in isteği doğrultusunda, nişasta bazlı şeker kotası 100 bin artırılırsa şayet pancar üretiminin bir milyon ton azalacağını belirtti.  Kotanın her yıl bu oranda artırılmasının pancar üreticilerinin sonu anlamına geleceğini vurguladı.

 Av. Küçük, nişasta bazlı şeker kotasının 100 bin ton artırılması durumunda olacakları ise şöyle sıraladı:

 "250 bin dekar alanda pancar ekilemeyecek, pancar üretimi bir milyon ton azalacak. 25.000 üretici ailenin üyesi 125 bin kişi üretimden çıkacak, aile başına 1.8 milyar TL kırsal gelir olanağı ortadan kalkacak. Buna koşut olarak, tarım işçilerinin iş olanakları da daralacak.

 300 bin ton pancar küspesinin daha az üretilmesi sonucunda, 200 bin büyükbaş hayvanın yaş küspe gereksinimi karşılanamayacak. " diye konuştu.

"SAĞLIĞIMIZ İÇİN CİDDİ TEHDİT OLUŞTURMAKTADIR"

Nişasta bazlı şeker üretiminin 2001’de dünyanın en büyük gıda firmalarından Cargill’in Bursa Orhangazi’de birinci sınıf tarım arazisi ve su havzası üzerine çıkarılan özel bir af ile fabrika kurmasıyla başladığını belirten Av. Küçük, "Bakanlar Kurulu, 2002-2003 döneminden bugüne kadar Nişasta Bazlı Şeker üretim kotamızı her yıl ortalama yüzde 39 artırmaktadır.

AB ülkelerinin hepsinde kota olması bir yana birçok AB ülkesinde NBŞ ile beslenme reddedilmektedir. Avusturya, Çek Cumhuriyeti, Danimarka, Hollanda, Fransa, İrlanda, İsveç, Litvanya, Portekiz, Slovenya, Yunanistan’da hiçbir şekilde Nişasta Bazlı Şeker üretimi yapılmamaktadır.

Almanya’da ise kota yüzde 1.92 olarak belirlenmiştir. NBŞ tüketiminin giderek fazlalaşması, ülkemizde yaklaşık 11 milyon şeker hastasına yenilerinin eklenmesine yol açacak ve ayrıca fruktozun yağa dönüşmesiyle obezite sorununun da artmasına neden olacaktır.

Yapılan çalışmalara göre fruktozun insan için uygun bir şeker türü olmadığı ve pankreas kanserine yol açtığı konusunda ciddi bulgulara ulaşılmıştır” diyerek konunun sağlık açısından zararlarını ifade etti.

Şeker fabrikalarının özelleştirilmesiyle 3 milyar dolar civarından bir gelir elde edileceğinden bahsedilmekte olduğunu anımsatan Av. Küçük, " Güzel ülkemizde bugün 7 milyon diyabet hastasının tedavisi için yaklaşık 12 milyar lira harcanmaktadır.

Tedavi bir sosyal haktır elbette, tartışılamaz, ama devletin asli görevlerinden biri de koruyucu, önleyici tıp hizmetlerini oluşturmak ve sağlamaktır. NBŞ kullanımının artışıyla önümüzdeki yıllarda obezite ve diyabet sorunu yaşayan hasta sayısı çığ gibi artacaktır. " diye konuştu.

Şeker fabrikalarının özelleştirilmesi yanlışlığından dönülmesi gerektiğinin altını çizen Av. Küçük, Ortadoğu'da en çok şeker üreten ülkenin Türkiye olduğunu kaydetti.

Siyasi iktidarın bugüne kadar özelleştirme uygulamalarında yaşanan sıkıntıların ortada olduğunu belirten Av. Küçük, "Söz konusu fabrikaların arazilerin siyasi iktidar tarafından toplu konut ya da benzeri projelerin yapılmak istenmesi ve şehirlerin betonarme yapılara dönüştürülmesi tam bir çevre cinayeti olacak ve arazileri ranta açacaktır. Şeker fabrikalarının özelleştirilmesi emeği yok edecektir. Binlerce insanımız işsiz kalacaktır, çok daha düşük ücretler ve alt düzeyde sosyal haklar ile çalışacaktır. Yapılan özelleştirmelerde bunları bugüne kadar en ağır yönleriyle hep birlikte yaşadık.

Kullanımını arttırmak yerine obeziteye yol açacak nişasta bazlı şekerlerden vazgeçilmeli, ülkemizin kaynakları küresel sermayeye ve neoliberal bakışa kurban edilmemeli, emeğin ve alınterinin gasbına izin verilmeyen, çalışanların iş güvencesini, üreticilerimizin tarımdan geçimini garanti altına alacak politikalar geliştirilmelidir. Sağlıklı yaşam hakkı, iş güvencesi ve kamusal alanların tahribatına karşı sözümüzü, mücadelemizi büyüterek, mağdur edilmeye çalışılan emekçilerle ve üreticilerle dayanışma içinde olacağız. Bunun için özelleştirme yanlışından bir an evvel dönülmelidir." dedi.

ŞEKER FABRİKALARINDA 31 BİN EMEKÇİ ÇALIŞIYOR

Türkiye çapında kurulu olan 27 şeker fabrikasında 25 bin 900 işçi ve 5 bin memur çalışıyor. Bu fabrikaların 5'i makine fabrikası, 4'ü ispirto, 1 tanesi elektromekanik aletler fabrikası. Bu fabrikalarda yılda 2 milyon 600 bin ton şeker üretilmektedir.

PEKİ TÜRKİYE’DE NİŞASTA BAZLI ŞEKERİ KİM ÜRETİYOR?

Tamamını yabancı sermaye üretiyor diyebiliriz. Nişasta bazlı şekerin yüzde 90’ını Amerikan menşeİli Cargill firması üretiyor. Geriye kalanını İngiliz Amylum ve birkaç yerli firma üretiyor.

YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER