GÜNCEL:
Baro Başkanı Küçük'ten flaş 'OHAL' açıklaması

Küçük konuyla ilgili yaptığı açıklamada şunları söyledi;
"15 Temmuz gecesi yaşanan darbe girişiminin ülkemizin toplumsal ve siyasal alanında yarattığı ağır tahribat sonrasında Olağanüstü Hal ilan edilmiş ve en yetkili mercilerden OHAL'in temel hak ve hürriyetleri, sivil yaşamı etkilemeyeceği ve en kısa sürede kaldırılacağı belirtilmişken, bu sürecin amacını fazlası ile aşacak şekilde ve uzun süredir devam etmesi hukuksuzdur ve demokrasiye aykırıdır.

Ülkemizin büyük bir facianın eşiğinden döndüğü hain darbe girişiminden iki gün sonra Genelkurmay Başkanlığının yaptığı “darbe püskürtülmüştür” açıklamasına karşın halen OHAL uygulamaların sürdürülmesini anlayabilmek mümkün değildir. Bu olumsuz tablo dönemi ülkemizin hukuk ve demokrasi tarihinin karanlık sayfalarında yerini alacaktır."

Adana Baro Başkanı Av. Veli Küçük, ülkemizde korku imparatorluğu ortamı yaratarak, farklı sesleri ve muhalif kimlikleri hedef alan siyasi iktidarın bu güne kadar yaptığı bütün hukuksuzluklara kılıf yaptığı olağanüstü halin (OHAL) derhal sonlandırılması gerektiğini açıkladı.

Av. Küçük, "Çok sayıda basın mensubunun, gazetecinin, hakimlerin, akademisyenlerin, kamu görevlilerinin ve insan hakları savunucusunun tutukluluğu, soruşturma yapılmaksızın açığa alınmaları ve görevden ihraç edilmeleri, baskı ve korku ortamı nedeniyle düşünce, ifade ve basın özgürlüğü bugün artık insafsızca baskı altındadır.” dedi ve sözlerini şöyle sürdürdü: “Hükümeti; şeffaf, denetlenebilir hukuk devleti ve yönetimin, kendini güvende hisseden özgür yurttaşın ve toplumun altını oyan bu uygulamalara son vermeye çağırıyorum.” Ülkemizdeki durumunu, “Hukuk devleti, hak ve özgürlükler konusunda Cumhuriyet tarihinin en kötü dönemlerinden birisi yaşanıyor” diye yorumlayan Av. Küçük, OHAL’le birlikte insan haklarının siyasi iktidarın parti devleti anlayışı ile çok ciddi bir biçimde ve sistematik olarak ihlal edildiğini, mevcut uygulamalarla Türkiye’nin 1982 Anayasası’nın da gerisine düştüğünü kaydetti.

Av. Küçük açıklamasında OHAL ve KHK'ların neden sonlanması gerektiğini ise şöyle ifade etti: "Terörle mücadele amaçlı OHAL kararı sonrası çıkartılan KHK’lar ile sivil yaşamın her alanını etkileyen hukuksuz uygulama ve kararların bir yargısal denetime açık olmaması nedeniyle hak ve özgürlükler ciddi bir şekilde zedelenmiştir. Yoğun açığa almalar, ihraçlar, soruşturmalar, gözaltılar ve tutuklamalar ile ülkemiz açık cezaevine dönüşmüş, diğer yandan Avukatların mesleki faaliyetlerinin yürütülmesi zorlaşmış ve imkansız hale gelmiştir. Temel hak ve hürriyetlerin açık ve ağır bir tehdit altında olduğu böylesi bir atmosferde, OHAL'in sürelerinin uzatılması doğru değildir. Bu uygulama bir an evvel sonlanmalı ve ülkemiz olağan günlerine dönmelidir. Bu karar ile darbe girişiminin tahribatı toplum ve yurttaş nezdinde daha da derinleşecek, günlük yaşam katlanılmaz hale gelecek ve özgürlükler kısıtlamaya devam edecektir"

OHAL bilançosunu ise ürkütücü olarak niteleyen Av. Küçük," 667 sayılı KHK ile gözaltı süresi 30 güne çıkarıldı, 668 sayılı KHK ile gözaltının ilk 5 gününe avukat ile görüş yasağı getirildi. 23 Ocak 2017’de yürürlüğe giren 682 sayılı KHK ile gözaltı süresi 30 günden 14 güne indirildi, gözaltında avukat görüş yasağı bir güne indirildi. Cezaevinde görüşlerde avukat müvekkilim görüşleri infaz görevlisi huzurunda ve sesli, görüntüle kayıt altına alınarak yapılmakta. Bu ve benzeri çağdaş ülkelerde olmayan bir çok hukuksuz uygulama devam etmektedir.

Adalet Bakanlığı açıklamasına göre, Temmuz 2017 tarihi itibari ile 169 bin 13 kişi hakkında adli işlem yapılarak gözaltına alındı, 50 bin 510’u tutuklandı, 43 bin 489’u adli kontrol ile serbest bırakıldı, 113 bin 440 kamu görevlisi kamu görevinden çıkarıldı, 1852’si göreve iade edildi. HSK kararı ile 4 bin 240 hâkim ve savcı ihraç edildi, 166’sı iade edildi.

OHAL'in bir an evvel sonlandırılması ve bu süreçte tartışmalı, evrensel hukuk kurallarına uymayan uygulamaların ve kararların iptal edilmesi, şeffaf, denetlenebilir, yargısal mekanizmalar etkin kılınarak yurttaşın devlete olan güveni yeniden tesis edilmelidir. Tamamen devre dışı bırakılan TBMM’nin asıl ve kurucu irade olması yeniden sağlanmalı, siyasi iktidarın keyfi, tartışmalı ve şüpheli idari kararlardan bir an önce dönülmeli, adil yargılanma hakkına, savunma hakkına, çalışma hürriyetine, basın özgürlüğüne, liyakat esasına dayalı kamusal hizmet anlayışı ve en önemlisi YURTTAŞIN DEVLETE OLAN GÜVENİNİ yeniden tesis edecek HUKUK DEVLETİ ilkesini bir an evvel hakim kılmak zaruridir.” dedi.

 
Misafir Avatar
İsim
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner529

banner528

GAKP toplantısı Vali Demirtaş başkanlığında...
Güney Adana Kalkınma Programı Yürütme Kurulu Toplantısı, Vali Demirtaş Başkanlığında Gerçekleştirildi

Haberi Oku