banner619

Eğitim-iş 2 Nolu Şube'den MEB'e tepki (VİDEO)

Milli Eğitim Bakanlığının iki konuda aldığı karar eğitimcilerin tepkisini çekti.

Çukurova Gazeteciler Cemiyetinde habercilerin karşısına çıkan Eğitim – İş Sendikası Adana 2 nolu Şube Başkanı İrfan Irmak yanlışlıklarea dikkat çekti. Irmak Milli Eğitim Bakanlığının “Rehberlik ve Psikolojik danışma hizmetlerinin “Rehberlik  hizmetleri” olarak değiştirilecek olmasının sakıncalarına değindi.

Irmak'ın açıklaması şöyle;

"Milli Eğitim Bakanlığınca Rehberlik ve Psikolojik Danışman Hizmetleri taslak yönetmeliği hazırlanarak imza aşamasında olduğu, Rehber Öğretmenlerin çalışma saatlerinin arttırılacağı, Rehberlik ve Psikolojik Danışma Hizmetleri biriminin Rehberlik Hizmetleri olarak değişeceği yönünde bilgilere ulaşılmıştır. Bu bilgiler doğrultusunda; Rehberlik ve Psikolojik Danışma servisleri okullarda sorun oluşmasını engelleyen, bu nedenle önleyici tedbirler alan, sorun yaşandığında ise en az hasarla sürecin tamamlanmasını sağlayan birimlerdir. Eğitim sisteminin özel ve ana hizmet birimidir. Bu açıdan değerlendirildiğinde okulların Rehberlik ve Psikolojik Danışma servislerinin kadrosu alan mezunlarından oluşturulması gerekmektedir. Okullardaki Psikolojik Danışma ve Rehberlik Biriminin ana görevi olan “Psikolojik Danışma” ifadesinin yönetmelikten kaldırılması kabul edilemez. Bu hizmetin kaldırılması hem öğrencinin hem de velinin koruyucu ruh sağlığı hizmetinden faydalanmasına engel olacaktır. Hazırlanan taslak yönetmeliğin yürürlüğe girmesi halinde; Rehberlik ve Psikolojik Danışma Hizmetlerine alanında uzman olmayan kişilerin atanmasının önü açılacaktır. 
Rehberlik ve Psikolojik Danışma Hizmetleri bir koruyucu ruh sağlığı hizmetidir. Mesleğin genel disiplininin değiştirilmesi, ayrıca mesleğin asıl amacı ve içeriği ile bağdaşmayan otorite figürü verilmesi, mesleği sıradanlaştıracak ve amacı dışında uygulamalara yönlendirecektir. Psikolojik danışman-rehber öğretmen ve öğrenciyi karşı karşıya getirecektir. Rehberlik ve Psikolojik Danışma Hizmetleri biriminde çalışan psikolojik danışman ve rehber öğretmenlerin çalışma şartları ve özlük hakları korunmalı ve yasal düzenlemelere aykırılık teşkil etmemesi temel şart olmalıdır.
Ülke genelinde son yıllarda yaşanan istismar vakaları Rehberlik ve Psikolojik Danışma birimleri tarafından ortaya çıkarılmış ve önleyici tedbirler alınmıştır. Psikolojik Danışma Hizmetlerinin evrensel düzeyde belli ilkeleri (gizlilik vb.) vardır. Bu hizmetlerin sadece yönlendirme ile sınırlandırılması doğru değildir. Rehberlik ve Psikolojik Danışma, öğretmenlik dışında alan uzmanlığı gerektirmektedir. Rehber öğretmenlere otorite rolü verilmesi güvenilirliğini zedeleyecektir.
Milli Eğitim Bakanlığı tarafından yayımlanması planlanan yönetmeliğin mevzuata uygun olması, Rehberlik ve Psikolojik Danışma Hizmetlerinde görev yapan öğretmenlerin meslek tanımlarının değiştirilmemesi ve öğrencilerin üzerinde otorite figürü rolü verilmemesi gerekmektedir. Milli Eğitim Bakanlığı düzenlemeyi yürürlüğe koymamalıdır. Eğitim-İş olarak düzenlemenin yürürlüğe girmemesi için Bakanlık nezdinde her türlü girişimde bulunacağız, dayatmacı yaklaşım devam ettiği takdirde sendikal ve hukuki mücadelemizi sonuna kadar sürdüreceğiz.
Yönetici Görevlendirmede Yeniden Mülakat Dönemi
22.04.2017 tarih ve 30046 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren Milli Eğitim Bakanlığına Bağlı Eğitim Kurumlarına Yönetici Görevlendirme Yönetmeliği ile müdür yardımcılığı yazılı sınavı kaldırılarak mülakatla görevlendirme yani torpili yeniden hâkim kılınmıştır. Danıştay kararları yok sayılmıştır. Mahkeme kararlarıyla işaret edilen somut ölçme değerlendirme sistemiyle liyakatı ölçecek yazılı sınavlar bir kez daha yok sayılmıştır. Yıllarca sınav sorularının çaldırılması eğitim sisteminin kontrolünün sürekli olarak cemaat, tarikat ve vakıflara teslim edilmesi, eğitimde çözüm bekleyen onlarca soruna rağmen MEB yine önceliğini kadrolaşmaya vermiştir.
banner560
Eğitim kurumları yöneticilerinin nerdeyse tamamı yandaş BİR EĞİTİM SENDİKASININ üyeleridir. Sözlü sınav komisyonda görev alacak yöneticilerin BİR EĞİTİM SENDİKASINDAN talimat ve referans alacakları kesindir.Yönetici atamaya ilişkin hususların düzenlendiği yönetmelikte liyakat yerine, sadakat ve yandaş beklentisi ortaya koyulmuştur.
Devlet yönetiminde kariyer ve liyakat esasının ortadan kaldırılmasının ülkeyi 15 Temmuz hain darbe girişimine sürüklediğini anlamamakta ısrar eden MEB, bu süreçten dahi ders çıkaramamaktadır. 
Binlerce kamu görevlisinin haksız ve hukuksuz ihraç edildiği OHAL düzeninde hala FETÖ ile mücadelenin yöntemi anlaşılamamıştır. Çözüm, akılcı, bilimsel ve liyakat sisteminin koşulsuz uygulanmasıdır. Yıllardır uyarılarımıza kulak tıkayan MEB’i tekrar uyarıyoruz. FETÖ ile mücadelenin yolu bellidir. Yönetici görevlendirirken, “tanıdık”, “bizden” anlayışından vazgeçin.                                                                                                                                    
Yazılı sınav gerekliliğini işaret eden onlarca mahkeme kararı yine yok sayılmıştır. Kariyer ve liyakat ilkeleri bütünüyle ortadan kaldırılmıştır. Yönetmeliğin önceki düzenlemesinde mevcut okul müdürlerine 4 yıllık sürelerini tamamlamasından sonra aynı okulu tercih etmeleri halinde ilave puan uygulaması öngörülmesine ilişkin hüküm Sendikamızca dava konusu edilmiş ve Danıştay’ca bu ilave puan uygulamasının “fırsat eşitliğini” ihlal ettiği gerekçesiyle hükmün yürütmesi durdurulmuştu. Şimdi ise Bakanlık bu mahkeme kararını görmezden gelerek bu defa okul müdür yardımcılığında da söz konusu olmak üzere mevcut yöneticilerin aynı okulu tercih etmesi halinde ilave 4 puan verilmesi düzenlemesini de hukuka aykırı olarak yönetmeliğe eklemiştir.
Sözlü sınavın yanında görevlendirmeye esas olacak EK-1 değerlendirme formunda öngörülen değerlendirme kriterleri de son derece sorunlu ve tamamıyla keyfi değerlemeye açık düzenlenmiştir. Somut başarı kriteri olan yüksek lisans, doktora gibi eğitimlerin puanlamaya katkısı son derece düşük tutulmuş, idarenin elinde silah olarak kullandığı disiplin cezaları da değerlendirme kriterleri arasında ağırlıklı puanlarıyla yerini almıştır. Bu durumda idarece keyfi olarak verilecek disiplin cezaları yöneticiliğin engellenmesine de aracılık edecek ve disiplin cezaları adeta daha da güçlendirilmiş silahlar olarak kullanılabilecektir.
Bununla birlikte yönetmelikte yer alan idari ve adli soruşturma neticesinde görevden alınanların da 4 yıl boyunca yöneticilik başvurusu yapamayacak olması da sudan sebeplerle söz konusu olan açığa almaları arttıracak ve istemediği kimseleri yöneticilikten uzak tutabilmek amacına hizmet edecektir. Yönetmeliğin işaret ettiğimiz hukuka aykırı düzenlemelerinin iptali konusunda Sendikamızca Danıştay nezdinde dava açılmıştır"
Güncelleme Tarihi: 28 Nisan 2017, 15:32
YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER