CHP Adana Milletvekili Zülfikar İnönü Tümer, HDP Adana Milletvekili Meral Danış Bektaş, Adana Tabip Odası Başkanı Prof. Dr. H. Neslihan Önenli Mungan, Çukurova Öğretim Elemanları Derneği Başkanı Prof. Dr. Sedat Türkmen, KESK Adana Şubeler Platformu Dönem Sözcüsü Ahmet Karagöz, akademisyenler ve öğrencilerin hazır bulunduğu eylemde Çukurova Öğretim Elemanları Derneği 2. Başkanı Prof. Dr. Suat Karaaslan basın açıklamasını okudu.
 
BARIŞ MİTİNGİ KATLİAMINI ŞİDDETLE KINIYOR, LANETLİYORUZ
Prof. Dr. Karaaslan, “10.Ekim günü Ankara'da BARIŞ MİTİNGİ'ne karşı yapılan bombalı saldırı sonucu; barış isteyen, savaşa hayır diyen, demokratik bir ülke için yürüyen aydınlık yüzlü genç, kadın, erkek, çocuk yüzlerce insan  katledildi. Barış Mitingi katliamını şiddetle kınıyor, lanetliyoruz. Daha önce Diyarbakır, sonra Suruç'ta olduğu gibi meydana gelen benzer olaylarının aydınlatılamaması bu gibi karanlık saldırıların yenisinin gelmesinin önünü açmakta,  yapanları cesaretlendirmektedir. Güvenlik zaafiyeti açık ve nettir. Olayların aydınlatılamaması birçok soru işareti yaratmıştır. Yetkililerin bir an önce olayın sorumlularını bulup yargı önüne çıkartması, ihmali olanların sorumluluk gereği halka hesap vermesi ve gereğini yapması gerekmektedir, bunu bir an önce talep ediyoruz.  Ülkemizde tüm insanların barış ve huzur  içinde kardeşçe demokratik bir ülkede yaşaması için ayrıştırılmadan, birlik ve beraberlik ortamına bir an evvel dönülmesi gerekmektedir. Bu nedenle farklı düşüncelerin ve siyasal görüşlerin serbestçe temsil edildiği, insanların demokratik bir şekilde birbirlerini sükunetle karşıladığı, şiddet ve terörün olmadığı, insanların özgürce yaşadığı  demokratik bir ülke herkesin hakkıdır. Bu dilekler ve talepler  ancak demokratik güçlerin mücadelesi ve ısrarı ile gerçekleşir. Yılgınlık teslimiyet tam da karanlık güçlerin istediği ortamlardır. Bu saldırı demokratik taleplerin, haksızlıklara karşı çıkmanın, en temel insan hakkı olan demokratik protesto hakkının engellenmesine yönelik sinsi bir planın parçasıdır. İnsanların yaşama hakkının elinden alınmasıdır. Her gün terör ve şiddetin yaşandığı gencecik insanların öldüğü bir ülke durumuna geldik. Üniversiteler olarak benzer olumsuz koşullara zamanında gerekli refleksi gösteremediğimizden dolayı bugün yaşanan olumsuzluklarda sorumluluğumuz olduğunu düşünüyoruz.  Üniversitelerimize hem farkındalık hem de mağdurlara sahip çıkma sorumluluğu düşmektedir.  Bir an önce bu gidişe dur demeli, Üniversiteler olarak sorunlara çözüm bulma konusunda daha çok çaba harcamalı ve ağırlığımızı koymalıyız. İlk dersimizde öğrencilerimize konunun önemini, barışı ve demokrasiyi anlatarak başlayabiliriz. Barış için, Barış yolunda hayatlarını kaybedenleri gözyaşlarıyla uğurlarken, ardında kalan aile ve yakınlarına sabırlar diliyor; yaralılara acil şifalar diliyoruz.” Diye konuştu.