Çevre Mühendisleri Odası Adana Şube Başkanı
Bayram herkese gerek…
Yenilerine alışamadığım, hep eskilerde anılarımda kalmasından hoşlandığım anlardı bayramlar. Kısa pantolonum üzerimde, sandaletim ayağımda, poşeti alıp sokağa büyük bir heyecanla koştuğum yıllardı. Uzağa pek gitmediğim, gitsem...
Tecrit edilmiş alanlar…
Bilinenden, daha önce gördüklerinden değildi dertleri. Ellerinden yavaş yavaş kayıp giderken ömürleri, tükenirken günleri, eriyip giderken bedenleri göz göre göre, idrak etmekte zorlanıyorlardı sebepleri. Ne bir kör kurşuna, ne bir yağlı...
Ağır aksakta olsa, demokrasi her şeyimizdir…
Hayat bize bahşedilmiş ve süresi net olmasa da, herkese ait kısa ya da uzun olarak nitelendirilebilecek bir zamanın geçirildiği, biraz soluklanıp, biraz eğlendiğimiz anlarımızdır. İnsanoğlunun bu zaman dilimi içerisinde, çeşitli faktörler...
Sarsıldık ama yıkılmadık…
15 Temmuz günü kendini normal gibi göstermişti. Sabahın köründe kalkıp düştüğüm yollarda, güne başladığım, sevdalısı olduğum Adana'da her şey olağan seyrindeydi sanki. Bunaltıcı sıcakla yollar geçtim, kavşaklar döndüm, duraklarda...
Bu beden bu kente aşık…
Her yönüyle bu beden bu kente aşık. Nazıyla, tuzuyla, uykuyu seven yanıyla, Tıpkı sana benziyor diye. Aldığım nefes misali zorunlu ve alışık. İç açan, vazgeçilmez turuncun kokusuyla Yokluğunda tükenip gitmek niye! Evleri, yolları çarpıklığı...
Nasılsın..!
Duygularımı çepe çevre kuşatmış ve içerisinde süreli bir canlılık barındıran, et kemik bütünündeki bu vücut, saklamaya yetmiyor artık ruh halimin değişken durumlarını. Olumsuz cevap alacağımı bildiğimden midir bilinmez ama nasılsın...
Ben sizden değilim..!
Hemen biter sanıldı. Günler geçti, aylar geçti, yıllar yılları kovaladı. Bir papatya doğdu güne umutla bakarak, zamanı geldi oda solup toprak oldu. Mevsimler geçti, mevsimler değişti. Yağmur yağdı, güneş doğdu. İnsanlar ter döktü ve...
Yeşil ağaç, ağaç yaşam demektir
Bir kente simge olmak kolay değildir. Bu; kentte yer alan bütün güzellikleri geride bırakıp öne geçmek demektir. Çoluğun çocuğun, yaşlının gencin, annenin babanın, el ele tutuşan sevgililerin ve herkesin gözüne girmektir. Hem çiçeğinin...
Gelecek adına birer umuttuk…
Öyle araçla okula bıkan ebeveynlerimiz olmadı. Servisi, liseli yıllarına gelince gördük ve öğrendik. Bize göre de değildi hani. Yol boyunca sadece aynı güzergahta ya da, aynı muhitte oturanlarla zorunlu yolculuk etmek, biz gibilere tersti....
Ziyaret; gönlümüzün genişlemesidir…
Ziyaret etmek insana özgü bir eylemdir. Yapılması gerekliliğinin ve mecburiyetinin ötesinde, duyguların sürüklediği bir durumdur. Yapılmadığında, boğaza düğümlenen ve söylenemeyen kelimelerin ağırlığı, boynumuza bir borç gibi gelir....
Dara düşene Hızır olmak..!
Yardım isteyene el uzatmak bilincimizin temelini oluşturmaktaydı. Dara düşene Hızır olmak, imkanları zorlayıp hazır olmak gerekti. Öyle ya küçükten beri verilen öğretilerimiz; ezilenin, horlananın, ötekileştirilenin, yaşamı türlü olaylarla...
Renkleri yoktur, acıdan acıya fark çoktur…
Yaralarımız ta eskilerden açılmış, tüm yönleriyle yaşanmıştır.  Küçüklükten bu yana bir kısmı kapanmış, bir kısmı zaman zaman acıtmaya ve kanamaya devam etmiştir. Eskilerin omzumuza yüklediği, yüreğimizde ve duygularımızda...
Güzelliği dünyaya, bakışları ömre bedeldi…
Ne bir rüyanın en güzel anında uyanmak, nede gerçekliğin rüyalarına dalmaktı. Gidilen bir yolun patikasında rastlayıp, kalan kısma birlikte devam etmekti. Öyle ya yaşam zordu, insanlar zalimdi ve böyle bir yolu yalnız gitmek kolay olmazdı....
Tarlada başağımız, sofrada aşımızdır Toprak…
Bu yıl 5. sini düzenlediğimiz ve her seferde bir çevre teması belirleyip duyarlılık yaratmaya çalıştığımız çevre resepsiyonumuz, meslektaşlarımızın ve misafirlerimizin geniş katılımıyla gerçekleşti. Bu yılki temamız 'Toprak”...
Doğruların yanlışlarımda…!
Herkes karşı olsa da, inancım var sonunda. Doğrularım, yani kimseye karşı eğilmeyip dik durduklarım. Kırılsam da bükülmeyip, korkusuzca savunduklarım. Bir gül ağacının zamanı gelince açması, bir buğdayın toprağı delerek çıkması...
İyiden taraf olmak erdemdir..!
Yıllar yılı kovalıyor ve ömür dediğimiz, gözlerimizin önünden su gibi akıp geçiyordu. Kimse çıkıp dur diyemiyor, önüne çıksa da birileri durdurmaya gücü yetmiyordu. Aslında öyle kudretini gösteren ne şiddeti, nede hiddeti mevcuttu....
Engellileri en çok, ‘sağlamlar’ konuşurlar..!
İstanbul denince insanın aklına, bin bir türlü güzellikleriyle büyülü bir şehir geliyor. Cazibesine kapılmamak isteseniz de, bu ona izin vermiyor. Elleriniz kollarınız bağlanıp, teslim oluyorsunuz ve o sizi bünyesinde bir gezintiye çıkarıyor....
Dalmışsam duyarsızlığa kaldır beni..!
Ne demeli nasıl etmeli bilmiyorum. Boğazıma düğümlenen kelimelerim çoğaldıkça çoğaldı, ama öylece susuyorum.  Hıçkırıklarım; ya o yalnızken döktüğüm gözyaşlarım, teskin etmiyor artık beni görüyorum. İçimi, haksızlıklar...
Bir gönül kırmak, dünyayı yıkmaktır..!
İnsanoğlu, çok garip bir canlı türü değil midir? Bir kısmı bakarsın melek kadar yumuşak ve sakindir, bir kısmı ise bakarsın gözü dönmüş bir canidir. Derinlerde gizlenmiş, geçmişte yaşadıklarının yarattığı izlerin ya da, ruhunda...
Gün gelir, iklimde değişir…
Hızlı nüfus artışı, sanayileşme, teknolojik gelişmeler ve bu gelişmelerin tüm yaşamımızda fazlasıyla yer edinmesiyle birlikte, enerjiye olan ihtiyaç her geçen gün artmaktadır. Öyle ki; insanoğlu bir gün dahi teknolojik aletlerden uzak...
İnsansın, insanları seven bir cansın…
Bir evlat büyüt, öyle soylu ve boylu, haksızlıklara karşı öyle hoyrat. Say ki güler yüzlü, sevgiyle dolu yüreği, umut dolu bir öykü. Hadi durma, tak koluna yılkı atlarını rüzgarda savrulan yeleleriyle… Yeryüzünde yalnız bırakma mazlumları,...
Yaşamda, yaşamlara saygı duymak gerek..!
Dünya yaşam alanımızdır. Yaşam alanlarımız ve bu alanlardaki yaşamlarımız; canlı ve cansız tüm her şeyin içinde yer aldığı, canlıların süreli ve göreceli bir hayat sürdükleri, canlılık devam ettiği sürece sonsuzluk arz eden bir...
Seni Düşündüğümde
Seni düşündüğümde Sırt çevirme, Sevgi dikeyim nazına. Süresi belli değil Ömür yolculuklarımın. Kuşatılmış her anımda, Yoldaş bildim yanıma. Seni düşündüğümde Çember içinde olsam da Bir sınırı yok Sana olan aşkımın. Yani...
Her yer durgun, herkes suskun..!
Sabahın köründe kalkıp, in cin top oynarken karşılıklı, sessizliğin büyülü atmosferine dalıp çıkamadığım günlere, başladığım zamanlardaki durumlardayım. Tüketim adına sınırları kalkan dünyanın bir noktasından diğerine, kısa...