Sınav kaygısına dikkat!

Sınavların hayatımızın olmazsa olmazları olduğunu belirten Psikiyatri Uzmanı Dr. Sümer Öztanrıöver,” Aylar-yıllar boyunca çalışarak verilen emek, eğer sınav kaygısı varsa bir anda boşa gidebilir. Bir öğrencide sınav kaygısı olup olmadığını anlamak için: “Aynı soruları evde çözseydin sonuç değişir miydi?” sorusuna cevap olarak “Evet, çok daha iyi yapardım, yapamadıklarımın çoğu bildiğim sorulardı” diyorsa sınav kaygısı var demektir. Sınav kaygısı bazen açıkça görülen belirtiler verir. Sınav sırasında ya da bazen sadece sınavı düşünmekle bile korku ve kaygı hissi olur. Çarpıntı, ellerde titreme, sık idrara gitme ihtiyacı, karın ağrısı, mide bulantısı gibi belirtiler eşlik edebilir. Tüm bu durumlar, dikkat dağınıklığına ve odaklanma güçlüğüne yol açar ve performansı düşürür” diye konuştu.

Sınav kaygısına dikkat!

banner560

 

SADECE BİLDİĞİNİZİ SINAVA YANSITIN

Uzm. Dr. Öztanrıöver,”Çevresindekiler çoğunlukla faydasız öğütler verirler: “Kaygılanma, sakın panik yapma” gibi. Genç ise daha fazla ders çalışarak sınav kaygısını gidermeye çalışır. Oysa sorun az ders çalışmak değil, bildiklerini sınava yansıtamamaktır. Bu durumdaki biri, zihninde onu tehdit eden otoriter bir iç sesle sınava girer. “Kazanmak zorundasın, sakın hata yapma, başkaları ne der, anne-babanın yüzüne nasıl bakarsın, kazanamazsan hayatın biter” diyen bu sesi dinlemekten dikkati dağılan ve konsantre olamayan genç, sınavda çok basit hatalar yapacaktır. Aynı kişi evde tek başına soru çözerken son derece başarılıyken, gerçek sınavda ya da deneme sınavlarında bildiklerini yapamayacaktır. Gizli sınav kaygısında ise genç, sınav boyunca heyecan ya da korku hissetmez. Hatta sınavda iyi yaptığını düşünür. Ancak sonradan baktığında çok basit işlem hataları, dikkatsizlik, sonucu doğru bulduğu halde yanlış işaretlemeler yaptığını görür. Hem kendisi hem de çevresi, aldığı sonuç karşısında şaşkındır. Dershanede en yüksek puanları alan genç, sınavda tökezlemiştir. Sınav kaygısı düşünme biçiminden kaynaklanmaktadır. Bunlardan bazıları; sınavı aşırı ciddiye alıp ölüm-kalım meselesi yapmak, mutlaka kazanmalıyım diye düşünmek, tek ve yüksek bir hedef belirleyip alternatif hedef belirlememek, kendi istediği yeri değil, çevresinin uygun bulduğu yeri hedeflemek, kazanamazsa ‘başkaları ne der’ korkusudur.

 

SINAV KAYGISI YAŞAMAYIN

Sınav kaygısı yaşayan biri, el freni çekiliyken gitmeye çalışan bir otomobil gibi olduğunu dile getiren Uzm. Dr. Öztanrıöver,”Kaygıyı gidermek için engelleyici düşünceler yerine, önümüzü açan düşünceleri seçmek gerekir. Bunlardan bazıları: “Sonuca değil, emeğe değer verme, sonuç ne olursa olsun kendine değer verme ve saygı duyma, sonucun her zaman bize bağlı olmadığını bilme, ‘kazanmak zorundayım’ yerine ‘kazanmayı çok istiyorum ve kazanamazsam bu dünyanın sonu değil’ düşüncesini koymaktır. Sınavlarda soru çözme yeteneğini köreltmeyen hafif bir heyecan hissinin olması normaldir. Yavaş ve derin nefes alma, sonra onu yavaşça ve sonuna kadar dışarı verme, gerilimi azaltacaktır. Beynimiz gerçekle hayali ayırt edemez. Bu yüzden sınav anını hayal edip sanki odasında tek başına soru çözüyormuşçasına zihinde canlandırmak, kaygıyı azaltabilir. Sınav sırasındaki hedefini; “Kazanmak” yerine “Bildiklerini sınava yansıtmak” olarak değiştirmek ve sonucu oluruna bırakmak önemlidir.  Bazen aileler, gençlerden daha fazla heyecan yaşayabiliyorlar. Gerek aile, gerekse öğretmenlerin aşırı beklentileri; gencin sınav performansını olumsuz etkilemektedir. Heyecanlanmaması için öğüt vermek, sınav öncesi eş-dosttan gelen başarı telefonları, gencin heyecanını artıracağı için kaçınmak gerekir. Sınav gününü de olağanüstü bir gün gibi değil, sıradan bir güne dönüştürmek; yani kahvaltıyı her zamanki gibi yapmak, deneme sınavına gider gibi sınava gitmek önemlidir. Hata yapmaktan korkmayan kişinin daha az hata yaptığı bilinmektedir. Bu nedenle ailelerin çocuklarına verebilecekleri en iyi destek; sınav sonucuna değil, emeğine değer vermeleri olacaktır” dedi.

Güncelleme Tarihi: 20 Mart 2013, 09:36
YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER

banner621