“Teröristbaşının İmralı’dan militanlarına yazdığı ‘silah bırakmayın, savaşmaya devam edin’ talimatının olduğu mektuba MİT görevlilerinin aracılık ettiği suçlamaları vahimdir. Pkk militanlarının güneydoğuda polis yapılacağı, kck yapılanmasında MİT’in akıl hocalığı yaptığı, kck’nın sokak eylemlerinde MİT görevlilerinin aktif rol aldığı ve hatta terörist eylemlerinden devletin güvenlik güçlerine bilgi vermediği gibi suçlamalar yenilir yutulur cinsten değildir. Üstelik bu suçlamaları yapanlar Anadolu’daki Ahmet amca, Mehmet dayı, Fatma teyze, Ayşe teyze değildir. Bu suçlamaların sahibi Türkiye Cumhuriyeti devletinin Savcısı ve Emniyet teşkilatıdır. Bu suçlamalara maruz kalan MİT, Türkiye Cumhuriyetin Milli İstihbarat Teşkilatı olabilir mi? MİT kime çalışmaktadır? Şeklinde konuştu.
MİT’i yıpratmaya kimsenin hakkı olmadığını ileri süren MHP’li Yılmaz, MİT görevlilerine de seslenerek, “ MİT kendine güvenmiyor mu? Eğer siz devletin size verdiği görevi yapıyorsanız çıkın bunu açıkça devletin savcısına söyleyin. Devletin bize verdiği görevin gereğini yaptık deyin. Bundan niye kaçınıyorsunuz. Yanlış yaptığınız bir işler mi var? MİT bu ülke için önemlidir. MİT’i yıpratmaya ve zan altında bırakmaya kimsenin hakkı yoktur. Sayın Başbakan Yardımcısı Bekir Bozdağ, ‘ Ortada suç yok vazife var’ diyor. Peki, öyleyse savcıya ifade vermekten neden korkuyorsunuz, neden çekiniyorsunuz? Bir iş yapıyorsanız arkasında durun. Şayet MİT içinde kck’yla işbirliği yapan varsa, vatanımızın birliği ve bölünmez bütünlüğü konusunda sıkıntılı olanlar varsa, MİT onları içinden bir an önce temizlemelidir.
Başbakan Erdoğan’ın 28 Şubat sürecine yönelik söylediği ‘Ülkede hukukun üstünlüğü değil üstünlerin hukuku var’ şeklindeki sözlerini hatırlatarak, “ Şimdi de siz aynı ‘bin yıldır bu ülkede 28 Şubatlar sürecek’ diyenlerin güç sarhoşluğu içerisinde yandaşlarınızın ve yoldaşlarınızın hukukunu gözetiyorsunuz. Cumhurbaşkanlığı görev süresi konusunda da Denizfeneri davasında da aynısını yaptınız”.
MHP Milletvekili Seyfettin Yılmaz, meclis konuşmasının sonunda MİT’in düzenlenecek kanunla korunmaya çalışılmasının bu kurumu ömür boyu zan altında bırakacağını ifade ederek şöyle konuştu, “ Hükümet açılım politikası dedi kürt sorunu dedi. Habur manzaralarını yaşadık, Çadır mahkemelerini gördük. Teröristbaşıyla bir dizi görüşmeler yaptınız. Bu yaptığınız işler nedeniyle bu memleketin evlatlarının burnu bile kanamışsa bunun hesabını sormak bizim boynumuzun borcudur.





