Aladağ’da zamana direnen ustalara yeni ufuklar açılıyor

Adana Büyükşehir Belediyesi, , kaybolmaya yüz tutan el sanatlarına yeniden hayat vermek ve zanaatkâr köylülerin turizmden pay almasını sağlamak amacıyla çalışma başlattı.

Aladağ’da zamana direnen ustalara yeni ufuklar açılıyor

Torosların eteklerindeki dağ köylerinde hayatın zorluklarına göğüs geren dar gelirli vatandaşların yüzünü güldüren kırsal kalkınma projeleriyle Türkiye’ye örnek olan Adana Büyükşehir Belediyesi, kaybolmaya yüz tutan el sanatlarına yeniden hayat vermek ve zanaatkâr köylülerin turizmden pay almasını sağlamak amacıyla çalışma başlattı. Başkan Hüseyin Sözlü’nün talimatları doğrultusunda Aladağ ilçesinde zamana direnen usta elleri öne çıkarmak için harekete geçen Kültür ve Sosyal İşler Daire Başkanlığı Kültür Şube Müdürü Yusuf Delikoca, ahşap oymacılık, dokumacılık ve semercilik mesleğinin son temsilcilerinin öykülerini derledi. 
BÜYÜK SOFULU’DAKİ USTA ELLER 
Yeşilin her tonunu barındıran asırlık ormanları, serin havası, billur suları ve eşsiz doğal güzellikleriyle trekking ve kamp turizminin gözde parkurlarına sahip Aladağ’ın daha fazla turist çekmesi ve yöre halkının ekonomik kazanç elde etmesi için kolları sıvayan Yusuf Delikoca, Büyük Sofulu Köyü’nde zamana direnen usta elleri keşfetti. ÇAMLAR BARDAK, AĞAÇ KABUKLARI OYUNCAK OLUYOR
Adana’ya 130 kilometre uzaklıkta, Yörük kilimi gibi üstünde bütün renklerin çiçeklendiği Büyük Sofulu Köyü’nde çam dallarını yontarak bardak, kaşık, kepçe, oklava ve sofra yapan, çam kabuklarından oyuncaklar üreten, ahşabı keçe ve deriyle yoğurup semer yapan, yün iplerden motif motif çul dokuyan köylüler, bu araştırmanın kahramanları oldu.  
BELGESEL TADINDA ARAŞTIRMA 

banner560
Sağır ve dilsiz Bayram Aybar’ın çam kabuğundan oyuncaklarını, aynı şekilde engelli olan Himmet Koç’un ahşap sofralarını, çamdan bardak yapan Feyyaz Cingöz’ü, kaşıkçı Mahmut Akkol’u, semerci Osman Ok’u, dokumacı Zahide Gönül’ün ustalığını belgesel tadında kayda geçiren Yusuf Delikoca, yöre halkına yeni ufuklar açtı. 
MACERACILARI ÇAĞIRAN YAYLALAR
Yusuf Delikoca, Trak, Acıman, Köküt yaylaları, Hacer ormanı, Kapuzbaşı şelalaleri, buzul gölleri ile Yörük kültürünü fotoğraf karesinde ölümsüzleştirmek isteyenler maceracılar için Aladağ’ın eşsiz bir bölge olduğunu vurguladı. 
GÖNLÜ DE ZENGİN, SOFRASI DA
Aladağ insanının gönlü kadar sofrasının da zengin olduğunu belirten Delikoca, “Toroslar’ın güzelliklerine çıplak gözle tanıklık etmek, çam kokusuyla ciğerleri doldurmak, odun ateşinde demlenen yayla çayını yudumlamak, geleneksel usullerle hazırlanan üzüm, dut pekmezi, pestil ve cevizli bandırmadan tatmak isteyen yerli ve yabancı turistleri Aladağ’a davet ediyoruz. Aladağ’ın güzelliklerini yaşayan insanların ilçemizden ayrılırken, sevdiklerine armağan olarak ahşaptan oyma veya yontma ürünleri, el dokuması çulları satın almalarını arzu ediyoruz. Bu sayede yöre insanımızın refahı arttırmayı amaçlıyoruz. Başkanımız Hüseyin Sözlü’den aldığımız güç ve destekle Torosların eteklerindeki dağ köylerinde saklı kalmış hazineleri ortaya çıkarma ve turizm destinasyonlarına dahil etme çalışmalarımızı sürdüreceğiz” diye konuştu.   

YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER

banner621