Cuma günü HÜRRİYET/GAP-ÇUKUROVA’da Sayın TANYILDIZ’ın “Özçukurova A.Ş.” başlığıyla aktardığı mektup, bölgede pek çok kişinin hislerine tercüman olan içeriğiyle ilginç ve dikkate değerdi.
Söz konusu mektubu yazan Sayın Ali Münif YEĞENAĞA, şu anda bir kâğıt parçası hükmündeki hisse senetleriyle gerçekten mağdur ÇEAŞ hisse senetleri sahiplerinin, şimdiki halde sonsuza dek sürüncemeye bırakılmış sorununa değinmekle kalmıyor;
Evvelce BÖLGE’de ve yakında EKSPRES’te köşe yazılarımla önerdiğim, 10.10.2004 tarihinde Sayın Sinan TANYILDIZ’ın HÜRRİYET’te kamuoyunun dikkatine sunduğu, meseleye sırf ÇEAŞ mağdurları bakımından değil kökten, Adana ekonomisinin de yararına bir perspektiften bakan çözüm önerimle aynı içerikte “Özçukurova Elektrik A.Ş” projesini kamuoyuna sunuyordu.
Bölgede herkesin malumudur, 1940’lı yılların sonlarında gündeme gelip 1950’li yılların başlarında dış destekle gerçekleşen bir proje olan “Seyhan Hidroelektrik Barajı ve Santrali” projesi, Dünya Bankasının şartı üzerine, Çukurovalıların kurduğu, belki de Türkiye’nin ilk “Halka açık-Çok ortaklı Şirketi” Çukurova Elektrik A.Ş. tarafından gerçekleştirilmişti.
Merhum büyükbabamız Mustafa Özgür’ün de önemli oranda pay ile kurucusu olduğu ÇEAŞ, Sayın Yeğenağa’nın babası merhum Turgut Yeğenağa beyin de, uzun yıllar yönetim kurulu başkanı olarak hizmet ettiği bir güzide ekonomik varlığımızdı.
Ancak ne var ki Devlet kontrolündeki hisselerin devrin Hükümetince UZAN gurubuna satışı,UZAN’ların Genel Kurulda çoğunluğa ulaşmasına yardım eden, tartışmalı “Vekalet için kira ödeme” yöntemine göz yumulması vb. oyunlarla, önce ÇEAŞ’ın başına geçmesine adeta imkan verilen UZAN gurubu ile Hükümetin sonraki kavgasının bedelini, günahsız “diğer hissedarlar” ödedi; Şimdi binlerce ÇEAŞ Hissedarının ellerinde değersiz ÇEAŞ Hisse senetleri, bilinmeyen bir zamana kadar çözüm bekliyorlar.
İşin daha da acısı, söz ettiğimiz usulsüz yöntemlerle ÇEAŞ’ı kontrol eden UZAN’ların, Devletçe zamanında denetlenmemesi neticesi, daha sonra usulsüzlüklerin cezası UZANLAR yerine ÇEAŞ’a kesilince, iptal olunan imtiyazlar heba oldu ki Sayın Yeğenağa, söz konusu önerisiyle, bu imtiyazların ihyasını teklif ediyor.
Adanalının, Çukurovalının, “Özçukurova Elektrik A.Ş.” ismini önerdiği bir yeni şirketle, adeta “Nerede kalmıştık” diyerek, ilk dönemdeki gibi “İmtiyazları” yeniden talep etmesini gündeme getiriyor.
Tabiidir ki aradan geçen bunca zamanda, başta ÇEAŞ’a tahsis edilen nehirler üzerindeki santrallerde üretim ve enerji hatlarından iletim ile dağıtımı, yani imtiyaz konusu faaliyet, başka ünvanlar altındaki şirketler aracılığıyla devam etti. Hatta bu faaliyetlerden bir bölümünün bir özel sektör kuruluşuna geçenlerde ihalesi de yapıldı.
Bu nedenle önerinin uygulanabilirliği ne ölçüde mümkün, tartışmak gerek;
Bir de önceki Adana Sanayi Odası Yönetiminin, Sayın Sadi SÜRENKÖK’ün önerdiği “Enerji Üretim bölümünü kiralama” projesi vardı; Acaba o ne durumdadır, bilemiyorum.
Sonuçta her şeye rağmen enerji sektörü ve Çukurovanın suya dayalı enerji kaynakları elan mevcut ve bir kısmında mutasavver Özçukurova Elektrik A.Ş. için kısıt yok, sanıyorum.
Ve elbette sorunları Devlet tarafından ciddiye alınıp çözümlenmesi gerekirken ihmale uğrayan ÇEAŞZEDELER mevcut.
Bütün bunları birlikte ele alınca, Sayın Yeğenağa’nın önerisi dikkate değer mahiyettedir.
Tabiatıyla her proje gibi buna da bir kaptan gerekir. Medyadan takip ettiğim kadarıyla Sayın Ali Münif Yeğenağa, meslek odalarındaki aktif görevlerini devretmekle biraz serbest kaldı; %2.sayfa…
-2.Sayfa-
Ancak YEĞENAĞA soyadının toplumsal meselelerde kökü tarihe dayanan önem ve ağırlığı, ÇEAŞ için merhum babasından müdevver sorumluluk bilinci ile Sayın Yeğenağa’yı ben buradan o projenin başına öneriyorum.
Bu vesileyle ilk ÇEAŞ girişiminde öncü rol oynayan Merhumlar Ömer Başeğmez ve Ali Sağ’ı, hizmetleri nedeniyle rahmetle anıyorum.
Her iş için olduğu gibi önemli olan, önce niyet ardından da ilk adımın atılmasıdır; Haydi Ali Münif bey, Bismillah deyip at o adımı…