Adana’da düzenlenen basın açıklamasını İl Başkanı Anıl Tanburoğlu yaptı. Tanburoğlı, yargı süreçleri ve siyasi baskılara karşı “ortak irade” mesajı verdi. “Ortak İrade ve Birlik” temalı açıklamayı kamuoyuyla paylaştı.
Adana’nın, İstanbul’dan sonra en zor günlerini yaşayan fakat umudu, direnci kararlılığı, bir arada olmayı, ayakta durmayı, bize çökmemeyi boyun eğmemeyi tüm Türkiye’ye gösterdiğini söyleyen Başkan Tanburoğlu, sözlerine şu şekilde devam etti: “Bugün 18 Mart sabahleyin şehitlikteydik. Hem asker şehitlerimizi hem emniyet teşkilatına mensup şehitlerimizi ziyaret ettik ve Çanakkale zaferimizi de andık. Bu şanlı milletin mücadelesi hepimize örnek olan bir mücadele partimiz de zaten Kuvayi Milliye'nin çekirdeğidir özüdür. 100 yıl sonra bu mücadeleyi farklı bir formatta belki savaş gibi değil ama Cumhuriyeti ayakta tutma savaşı olarak veriyoruz, mücadelesi olarak veriyoruz. Her biriniz de Mustafa Kemal'in yüzyıl sonraki askerleri, neferleri olarak buna omuz veriyorsunuz. Direnen tüm örgütümü gönülden kutlar, teşekkürlerimi bildiririm.”
CHP Adana İl Başkanlığı önünde düzenlenen basın açıklamasına CHP Adana İl Başkanı Anıl Tanburoğlu, CHP Adana Milletvekili Bilal Bilici, Çukurova Belediye Başkanı Emrah Kozay, Seyhan Belediyesi Başkan Vekili Hasibe Akkan, Adana Büyükşehir Belediyesi CHP Grup Başkan Vekili Özgür Altıok, CHP Adana İl Yönetimi, İlçe başkanları ve yönetimleri, CHP’li meclis üyeleri, Kadın ve Gençlik örgütlerinin yanı sıra çok sayıda partili katıldı.
“Cumhuriyet Halk Partisi, umudun, azmin, adil ve demokratik bir Türkiye’ye olan inancının partisi olarak büyük bir mücadele vermeye devam etmektedir. Bu mücadele adaletsizliğe karşı hukuku, yalana karşı gerçeği ve seçimlerde yenilmekten korktukları için darbe yapmaya çalışanlara karşı millet iradesini savunmanın mücadelesidir.
Cumhuriyet Halk Partisi, 2019 yılında Ankara ve İstanbul dahil olmak üzere ülkemizin birçok büyükşehir belediyesini yönetmeye hak kazanmış, 2024 yerel seçimlerinde bu başarısını katlamış, Türkiye’nin birinci partisi olmuştur. 6 Mayıs 2019’da yine yalan, iftira ve hukuk mühendisliğiyle İstanbul seçimlerini iptal edenler, Cumhuriyet Halk Partisi’nin yürüyüşünü durdurmak için bu tarihten itibaren sürekli yargı tacizleri ve siyasetin emriyle düzenlenen yargı süreçlerini uygulamaya koymuştur.
Belediyelerimizin önüne idari ve mali engeller konulmuş, fakat halkçılığın kaleleri haline gelen belediyelerimiz bütün imkanlarıyla millete hizmete koşmuştur. Karalamalar, iftiralar ve kumpaslarla yıpratmaya çalıştıkları CHP belediyeciliği, kötü söze kulak asmamış, milletin gözündeki umuda layık olabilmek için var gücüyle çalışmıştır. Milletin teveccühüne layık olmak, Türkiye’yi içine düşürüldüğü ekonomik kriz, adaletsizlik ve siyasi istikrarsızlıktan kurtarmak için iktidara yürüyen partimiz, bu yolda çok önemli bir adım atmış ve “önce CHP’de, sonra Türkiye’de değişim” yolunu açmıştır.
Milletin yürüyüşünden, CHP’nin mücadelesinden, Cumhurbaşkanı adayımız Sayın Ekrem İmamoğlu’nun halktaki karşılığından çekinenler; başlığı Ekrem İmamoğlu’nu hapse atmak, içeriği CHP’yi durdurmak, özü ise millete karşı başkaldırmak olan operasyonlar silsilesi ile darbe girişimi niteliğinde bir garabeti Türkiye’ye yaşatmıştır. Aylar boyunca medyada asılsız iddialarla karalama kampanyaları yapılmış, dava kapsamında tutuklu olan bazı kişiler tehdit ve şantaj ile iftiracı olmaya zorlanmış, “görmüştüm, duymuştum”, şeklindeki ifadelerle delilden yoksun bir iddianame oluşturulmuştur. Bu kumpas, yalan ve iftira sürecini yürüten kişiye ödül olarak bu devletin Adalet Bakanlığı makamı verilmiş, adalet ve kamu düzeni yerle bir edilmiştir. Milletin ve muhalefetin bu hukuksuzluğa dair sorularına ve sorgulamalarına hiçbir iktidar mensubu cevap verememiş, yaptım, oldu” zihniyetiyle Cumhuriyet’i kuran partiyi durdurabileceklerini zannetmişlerdir.
9 Mart’tan beri devam eden duruşmalarda ise asıl niyetin adil bir yargılama yapmak değil, milletin Cumhurbaşkanlığı görevini tevdi etmek için gün saydığı Sayın Ekrem İmamoğlu’nun gelişini geciktirmek, suyu bulandırmak ve algı oluşturmak olduğunu tüm Türkiye görmüştür. Türkiye için artık buradan geri dönüş yoktur. Milletten korkanlar kaybedecek, millete koşanlar kazanacaktır.