Adana Ticaret Odası, Dış Ekonomik İlişkiler Kurulu (DEİK) ve Türk-Azerbaycan İş Konseyi tarafından düzenlenen, “Azerbaycan Ülke Toplantısı”nda konuşan ATO Yönetim Kurulu Başkan Vekili Atila Menevşe, Adana’nın, dünyada gelişen önemli sanayi ve ticaret merkezlerinden biri olduğunu, jeo-stratejik konumu, köklü sanayi kültürü, nitelikli işgücü, altyapı olanakları ve kıtaları birbirine bağlayan dünyanın en önemli ticaret yollarının kesiştiği noktadaki konumuyla her geçen gün daha da cazibeli bir merkez haline geldiğini söyledi. Menevşe, “18. yüzyıldan itibaren sanayileşmeye başlayan Adana, İstanbul'la birlikte Türkiye'nin ilk sanayileşen kentidir.  Adana'nın 2012 mart ayı sonu itibariyle 12 aylık ihracat toplamı 1milyar 755 milyon dolardır. Adana 2012 yılı ocak-mart döneminde geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 12 artış kaydetmiştir. Adana, özellikle tekstil, konfeksiyon, makine, makine ekipman ve yedek parça, otomotiv, mobilya, inşaat, kimya, yaş sebze-meyve ve narenciye ihracatında Türkiye'nin önde gelen kentlerindendir. İlimizin Azerbaycan'a ihracatı ise 25 milyon 740 bin dolardır. Sanayi ve ticaretteki bu hareketliliğinin yanında Adana, tarım alanında da ülkemizin ve bölgenin en gelişmiş kentidir. Dünyanın en büyük üç ovasından biri olan ve dünyanın tarımsal ürün çeşitliliği en yüksek ovası olan Çukurova'nın bereketli toprakları üzerine kurulan Adana, sebze ve meyve tarımında ülkemizin önde gelen kentleri arasında yer almaktadır. Seracılık ve erken meyvecilik alanındaki gelişmişliğinin yanında ülkemiz narenciye üretiminin yüzde 70'ini de Adana gerçekleştirmektedir” diye konuştu.

BTC petrol boru hattının sonlandığı nokta olan Adana’nın, 14.5 milyar dolar  yatırım değeriyle Türkiye'nin en büyük petrokimya tesisine ev sahipliği yapacağına da değinen Menevşe sözlerini şöyle sürdürdü:

“Petrokimya alanında yapılacak yatırımlarla Adana yakın gelecekte dünyanın en önemli enerji  ve petrokimya üslerinden biri haline gelecektir. Ülkemiz son küresel kriz atmosferinden ek istihdam yaratarak yüzde 10.4 büyüme ile çıkmış güçlü bir ekonomiye sahiptir. Türkiye'nin kredi notu 3 kez üst üste yükseltilmiştir. Sadece bu ekonomik performans dahi Azeri kardeşlerimizin bizlerle daha sıkı ticari işbirliği kurmaları için yeterlidir. Bununla birlikte Azerbaycan ile Türkiye arasındaki mevcut kan bağı ve kardeşlik, tarihi, kültürel ve sosyal nedenler, bizlerin çok daha yakın, çok daha sıcak ve çok daha güçlü ilişkiler içerisinde olmasını gerektirmektedir. Bu nedenle biz Adana Ticaret Odası olarak Azerbaycan-Adana ticaretinde yapılacak her türlü girişime hazır olduğumuzu belirtmek isteriz.”

Azerbaycan Büyükelçisi Faik Bağırov da, iki dost ve kardeş ülkenin uzun süreden beri “Bir millet; iki devlet” mantığıyla hareket edilmesine karşın yakalanan bu ivmenin yatırım ve ticarete yeterince yansıtılamadığına dikkat çekti. Büyükelçi Faik Bağırov, “Azerbaycan’da enerji, ulaştırma, telekomünikasyon ve inşaat alanlarında müthiş yatırımlar var. Bu yatırımların hayata geçmesi sürecinde Türk işadamlarını yanımızda görmek istiyoruz. Özellikle tarım alanlarının işlenmesi konusunda Türk işadamlarının deneyimlerine ihtiyacımız var. Yapılan araştırmada aynı büyüklükteki alandan Azerbaycan’daki çiftçi 3 verim alırken, Adana’da bu verimin yaklaşık 5 katı buluyor. Adana ile ticaret potansiyelimizin tam anlamıyla değerlendirilmesi için karşılıklı heyetler oluşturmalıyız. İkili görüşmelerin de yer aldığı organizasyonlardan, inanıyorum ki iki ülkenin işadamları en üst seviyede yararlanacaktır” görüşlerini dile getirdi.

Türk-Azerbaycan İş Konseyi Başkanı Cengiz Gül de, Azerbaycan’a yatırım yapmak isteyen Türk işadamları için çeşitli teşvikler uygulandığını ifade ederek, “Azerbaycan’a giden bir işadamı tek belgeli sistem sayesinde, 3 gün içerisinde şirket kurabiliyor ve hemen faaliyetlerine başlayabiliyor” dedi.

            Toplantının son bölümünde, ATO Başkan Vekili Atila Menevşe tarafından Büyükelçi Faik Bağırov ve İş Konseyi Başkanı Cengiz Gül’e, günün anısına Adana Olgunlaşma Enstitüsü tarafından hazırlanan rölyefler hediye edildi.