Adana Büyükşehir Belediyesinde kaos bitmiyor. Bırakın bitmesini, her gün yeni kanunsuzluklarla daha da yoğunlaşıyor.
Yasanın açık hükmü dikkate alınmayıp, İçişleri Bakanlığı görüşüne dayalı yanlış iş yapılmaya çalışıldı, Yargıdan döndü. Olan 40 günün heba edilmesi değil mi?
Zeynel Mızrak’ın açtığı dava çok ciddiye alınmalıdır. O dava sonunda BŞB Meclisinin feshi –ve İlçe Belediye Başkanlarının düştüğü- kararı çıkması yüksek olasılıktır.
Yetkisiz Başkanvekili imzasıyla yapılan işlemlerin iptali davaları, bu işlemlerden zarar görenlerin tazminat talepleri, esasen borç yükü ağır belediyeyi daha da zora sokacaktır.
Bir de Çelikcan’ın BŞB Bşk.Vekili hiç olmadığı, Bölge İdare Mahkemesinin Ret kararıyla kesinleştikten sonra, hangi akla hizmettir bilinmez, yaptırdığı BİT genel kurulları var ki izahı olanaksız. Şimdi Koza A.Ş. ve Yeni Adana İmar A.Ş. için, hem toplantıda Belediye hisselerinin geçersiz vekâletle temsili, hem de toplantı çağrısının Ticaret Kanununun emrettiği işlemler tamamlanmadan yapılması nedeniyle iptal davaları açılmış. Belediyenin trilyonluk bütçeli kuruluşları “Topal Ördek” oldular. Bu şirketlerin yöneticileri yaptığı işlemlerin yasal olmaması, denetçileri de bu durumdaki yönetime engel olmamaktan sorumlu duruma düşerler.
Bize göre, Valilik (İçişleri Bakanlığı) yürütmeyi durdurmayı kararından sonra 5393 sayılı yasanın 46. maddesine göre görevlendirme yapmalıyken, yanlış kararla, aynı yasa 45. maddeye göre yeni bir “15 gün” başlattı. Bu konuda son sözü Z.Mızrak’ın açtığı davada 1. İdare Mahkemesi söyleyecektir.
Valinin yanlışı yetmiyor gibi, Tuncel’in BŞB Meclisini 3 Haziran’da toplantıya davet yazısı, Yasaya göre eksik olup; 3 Haziranda Tuncel’in Kanal A TV’ye yaptığı açıklamalara göre davranış, Meclisin “2. kez” fesih şartlarını ortaya koymak olur.
Sayın Mustafa Tuncel söz konusu Kanal A’ya açıklamasında “3 Haziranda önce ne yapacağımızı görüşeceğiz. Belki açılmış davaların sonuçlarını beklemeye karar vereceğiz. Belki Bakanlıktan görüş soracağız” demek suretiyle; 3 Haziran toplantısında “Gündem”e hemen geçmeyeceklerini, hatta belki de 15 gün içinde sonuçlanacak bir seçim sürecini hiç başlatmayabileceklerini söyledi, ki bu yasalara açıkça aykırı, meclisin feshini davet edecek kanunsuzluklar olacaktır. Yasaya dayanarak endişelerimizi açıklayalım.
BŞB Meclis Başkanvekili Tuncel, Valiliğin 27.Mayıs.2010 tarih 3779 sayılı yazısıyla kendisine verilen görev “Belediye Yasası 45. maddesine göre BŞB Başkan Vekili seçimi yaptırmak üzere” meclisi 3 Haziran’da toplantıya çağırmakla görevlendirilmiştir.
Mustafa Tuncel’in “Belediye Başkan Vekilliği” yetkisi de sırf bu seçim sürecinin 15 günde sonuçlanmasına kadarla sınırlıdır.
3 Haziran’da itibaren 15 günde seçim gerçekleşmezse Mustafa Tuncel’in görevi 16. gün devam etmez. O zaman İçişleri Bakanlığı Belediye Yasası 46. maddeye göre bir “Görevlendirme” yapıp Başkan Vekili tayin edecektir.
Büyükşehir Meclisinin Olağanüstü toplantılarını düzenleyen genel hüküm 5216 sayılı Büyükşehir Belediye Yasanın 13. maddesinde olup, Başkanlığın boşalması halinde “seçim” yapılacak “Olağanüstü toplantı” için özel hüküm 5393 sayılı Belediye Kanunu 45. maddede yer alır.
Her iki maddeye göre yapılacak toplantı davet yazısında da olağanüstü toplantı “Gündemi” toplantı çağrısında yer almalıdır. Gündem bu yazıyla 3 gün önceden Meclis üyelerine duyurulup halka ilan edilir. Tuncel’in “Toplantıya davet yazısında ‘Gündem’ yoktur.” Bu yasaya açıkça aykırıdır.
Olağanüstü Toplantıda gündemdeki konudan başka bir şey görüşülemez. 5216 s.yasa 13. maddeye göre yapılacak olağanüstü toplantı bir “Birleşimi” aşamaz.
Valilik yazısıyla toplantının, 5393 sayılı yasa 45.maddeye göre yapılması istendiğine göre; 3 Haziranda başlayacak toplantının sadece “Başkanvekili seçimi” gündemiyle ve en geç 15 gün içinde tamamlanması esastır.
Oysa Tuncel’in Kanal A’ya açıklamalarına bakınca 3 Haziran’da seçime geçilmeyecek, Durum müzakere edilip, belki Bakanlıktan görüş istenecek, belki mahkemenin kararı beklenecek.
Bu da yasaya bir başka aykırılık olup, bakın ne sonuç doğurur:
1) 3 Haziran günü BŞB Meclisinde, çoğunluk olduğu belirlendikten sonra hemen seçime geçilmezse,
2) Gündemde olmadığı halde, seçimden başka konular görüşülürse,
3)En önemlisi o gün (03 Haziran Perşembe) Başkanvekili seçiminin, hiç olmazsa ilk tur oylaması yapılmazsa, Büyükşehir Meclisinin feshi için, evvelce vaki olup dava konusu yapılmış aykırılıklardan başka ve ilave yasa ihlalleri yapılmış olur.
Bu durumda herhangi bir Adanalı, İdare Mahkemesinde dava açıp Meclisin feshini ister ve bu isteğe karşı makul bir bahane bulunamaz…