Bu tempo yetecek mi?

Abone Ol

30 Mart 2014 “3 sandıklı maraton”un ilk etabı idi.

Sonuç ne olursa olsun, 30 Mart sonuçlarından sonra ara vermeden diğer etaplar için çalışmak gerek idi.

Hatta ilk etapta geri kalanlar için, bilhassa CHP için, daha çok çalışmak, değil mi?

Bugün “çalışıyor” denilmeye en layık olan, ne yalan söyleyelim RTE.

Adam CB seçimi için bırakın Türkiye’yi, Almanya’da bile miting yaptı,;

İptal nedeniyle yenilenecek olduğu yerleri, mesela Yalova, Ağrı, es geçilmedi.

AKP daha doğrusu RTE karşısında “Seçenek” olamamakla suçlanan muhalefete bakınca, bu çalışma temposunu göremiyoruz.

CHP, başarısız örgütlerini bile düzenlemeden CB seçimine gidiyor;

Umarız “son pişmanlık akçe etmiyormuş” gerçeğini kafalar duvara vurunca anımsamazlar.

RTE, bırakın CB adayını, kendisinden sonrası için parti ve hükümette düzenlemelere geçti;

Muhalefet hala arayışta.

Rakamlara bakınca CB seçiminde sonuç almanın yolu “Ortak Aday” belirlemekten geçiyor, yadsıyamayız.

Bu itibarla Sayın Bahçeli’nin “Çatı Adayı” formülü ile çabalarına saygılıyız.

Sonuca yönelik olma bakımından, CHP’den önde, Bahçeli’nin hakkını teslim etmeliyiz.

Bize göre amaçlanan % 60 desteğinin en az % 45’i CHP ve MHP desteği olacak, olmalı;

O durumda önce CHP ve MHP bir ortak adayda birleşmeli.

30 Mart’ın ardından CB seçiminin moralsizliği, 2015 seçimlerine hiç iyi başlangıç olmaz.
Evet, 77 milyonun Cumhurbaşkanının, mümkün olan en geniş tabana oturması en uygunudur.

% 40’lara sahip RTE karşısında muhalefet tarafından çıkarılacak adayın kazanması bakımından, yola çıkarken “Çatı Adayı” en azından CHP+MHP= % 45 destekle harekete geçmeli; Bu hayati önem taşır.

Hele AKP, “foto finiş”te ipi “Bölücü Terör desteği” ile göğüslemeyi kafasına koyduysa; Tayip beyin bu planı iyi anlatılırsa, bu formüle karşı, en az “bölücülerden AKP’ye gelecek oy kadar” oy, AKP içinden “Çatı Adayı”na gelebilir.

AKP bir koalisyondur, aslında.

Tayip bey sürekli gerginlik ve kamplaşma ile koalisyonu tahkim ediyor.

Kim ne derse desin, koalisyonlardan her kopuş bir zayıflama doğurur;
AKP’nin “The Cemaat” ile boşanması kavgalı oldu;

Bir manada “iki desti çarpıştı”

Ne derler bilirsiniz; Çarpışan testilerden biri kırılırsa, öteki de çatlar; Çatlak testi ise yama tutmaz.

AKP cenahında, Tayip bey katında 17 ve 25 Aralık vesileleriyle ortaya çıkan “Yolsuzluk, Rüşvet ve Kayırmacılık” hiçbir ajitasyon olmasa dahi, kendi kendine içten içe yanan bir ateş olarak, AKP kampında yeterince tahribat yapmaktadır.

Bunu geciktirecek olan “kavga” olduğundan Tayip bey sürekli hemen herkesle ama öncelikle muhalefetle kavgalı.

O halde muhalefet kavga etmeden birleşerek, hem RTE’nin oyununu bozmalı; Hem de CB seçimi için oy verecekleri cesaretlendirecek, morallendirecek hamleler yapabilmeli…

AKP, Cemaat ile kavgaya tutuşmadan evvel hem “The Cemaat” hem de Apo ve şürekası ile koalisyonu genişletmekte idi;
Ki kavga patlak verdi.

O nedenle AKP “İç koalisyonu”nun yumuşak karnı “Çözüm” diye gerçekleştirilen “Çözülme” ile sonuçlanacak süreçtir.

Bir de ekonomik koşulların “ölümüne dengesi”; Hepsi borçlu, hem de gelecek senelere sari borçlu yurttaşlar, “Ya evdeki bulgurdan olursak” korkusundan Tayyip’e oy veriyor; Ağlaya ağlaya…

O zaman önce o yumuşak karna çalışmalı;
Bununla birlikte, “AKP’nin gitmesi sizin perişanlığınız olmaz” konusunda inandırıcı olmak gerek.

AKP açık ki % 65 oranındaki merkez sağ kitlenin oylarına oturmuş. O % 65 kitlenin çoğunluğu ise asla “kökten AKP’li değiller”

Tayip “Milli Görüş gömleği” giyerken Merkez Sağ DP (DYP-ANAP) destekçisi idiler.

O halde CB seçimi vesilesiyle bir yeni denge aranırken CHP, karşı kamptan oy almanın en uygun yolunu bulmanın, MHP ile ortak aday desteklemenin avantajını kullanmalıdır.

Şimdi pek yeri olmasa da şu kadarını söylemeliyim; CHP “Tek Kutuplu Dünya” masalları çerçevesinde “Neo Liberalizmin Muhalefeti” olmayı asla düşünmemeli;

1) Artık dünya tek kutuplu değil, 2) Emperyalizmin “küresel ekonomi” masallarını söylemek Atatürk’ün CHP’si için zül olur.

Bunları birlikte düşününce, MHP Liderinin çalışmalarını ilke olarak takdir etmekteyiz.

CHP ise bu konularda nedense daha yavaş, Oysa seçimler geldi çattı.

Durum “Sorun Muhalefet boşluğu” diyenleri haklı çıkarıyor, farkında değil misiniz?