30 Mart seçimleri Adana gibi 30 metropolde “Bütünşehir” statüsünde yapılacak;
Bu merkezlerde kaldırılan İl Özel İdarelerinin, Belediyelere devredilenlerden ayrı tutulup, Valiliklere aktarılan önemli kimileri dışında kalan yetkileri, İl Genel Meclislerinin işlevleri, artık Bütünşehir Belediyelerince kullanılacak.
Bu yeni düzenleme çok sayıda ve önemli yetkilerin Bütünşehir Belediyelerine aktarılması; Bütünşehir Belediyelerinin bütün İl Sathında salâhiyettar kılınması demektir.
Bir de pek çok merkezde güncel konu olan ve büyük bir rant kapısı teşkil eden “Kentsel Dönüşüm” mevzuu var.
Bu kapsamda, ayrıca ve konut sahiplerini tedirgin eden, bir de “Riskli Yapı” meselesi söz konusudur.
“Deprem riski”, kötüye kullanımda çoğu binanın maruz kalabileceği bir başka husus ki şu:
Bir şekilde o binadan bir “bağımsız bölüm” almış kişilerin, bir firmadan elde edebilecekleri- çok “tartışmaya açık” olduğu şimdiden söylenen- “Risk” raporu!
Böylece ve zorunlu olarak o binanın “Yenilenmesi” (yıkılıp yeniden inşa edileme) söz konusu olabilecek bulunması, çok mülk sahibinin uykusunu kaçırıyor.
Bütün bu nedenler, seçimlerde oy verilecek BAŞKAN söz konusu olunca herkesi düşündürüyor;
Seçmen güvendiği, deneyimli başkan adayını tercihten yana oluyor yerel seçimlerde.
Esasen bu nedenle Yerel Seçimlerde oy oranları Genel (Milletvekili) seçimlerinden farklı çıkıyor;
Bağımsız Başkan Adayların kazanma şansı fazlalaşıyor.
Her ne kadar Belediyelerin “Organları”, Başkan, Meclis ve Encümenden oluşsa dahi, uygulamada ve yetkililikte asıl olan Başkandır.
Zira Belediyeler “Başkanlık” sistemiyle yönetilirler.
Bütünşehir kapsamında da Büyükşehir (Bütünşehir) Başkanı asıl yetkili olduğundan, İlçe Belediye başkanları, aslında “tali” (İkinci derecede) önemli demek, yanlış olmaz.
Bütün bu unsurları birlikte değerlendirdiğimizde, yeni yetkiler ve genişletilmiş yetki durumu çerçevesinde, kentlerde hemşerilerin oy verirken titizlenecekleri kişi, asıl itibarıyla Bütünşehir Belediye Başkan adaylarıdır.
30 Mart için partilerin ve bağımsız olarak başvuranların toplamı Adana’da 19.
Adanalı seçmenler için Bütünşehir Başkanlığı seçiminde 19 seçenek bulunuyor.
Ancak doğaldır ki gerek kişilikleri gerekse mensup oldukları partiler ve yahut bağımsız olmaları yönünden, bu 19 kişiden tamamı “kazanacak” olarak algılanmıyorlar.
Adana Bütünşehir Belediye Başkanlığı için söz ettiğimiz 19 adaydan partileri bakımından öne çıkanlar AKP, MHP ve CHP adayları;
BAĞIMSIZLARDAN da AYTAÇ DURAK oluyor.
Bu seçimde aday olanlar için seçmenlerin, Adana genelinde yaygın değerlendirmesi:
“İsmi Partisinden önde” bir “Parti adayı” görülmediğidir.
Sadece ve esasen “BAĞIMSIZ” olarak ciddi bir iddia ortaya koyan Aytaç DURAK’ın ismi ile diğerlerinden oldukça öne çıktığı kanaati yaygınlaşıyor.
Sayın DURAK da, anketlerde diğerlerinden çok önde olduğunu, dün basın açıklamasında vurguladı.
Aytaç DURAK isminin, BAĞIMSIZ da olsa, bu denli desteklenmesi, güvenden, bu güven de 5 kez onu seçen Adanalıyı mahcup etmemesinden;
Kimse tartışamaz, aksini söyleyemez ki, Aytaç DURAK, Sayın Kılıçdaroğlu’nun söylediği gibi, bir MARKA’dır.
Ünlü yazar Yavuz DONAT’ın geçen gün yazdığı üzere, Aytaç DURAK aday olunca, seçim hesaplarının yeniden yapılması gerekir;
Ve DURAK, 18.Şubat.SALI günü saat 16.30 itibarıyla verdiği BAĞIMSIZ ADAYLIK dilekçesi ile dengeleri sarsmış; hesapları alt üst etmiştir.
Adana’nın en ücra köyündeki Adanalıdan, Merkezdeki hemşehrimize herkes, seçeceğinin “Şehir Emini” olacağının farkında;
Bir aceminin, başında berberlik öğrenmesini” istemiyor.
Köylü merasının, köyün ortak mallarının, Milli Varlıkların “Yağma” İhtimali karşısında, oyunu güvenilir, deneyimli bir isme vermekten yana;
Kentli “Kentsel Dönüşüm” diye son yaşında dişinden tırnağından artırıp sahip olduğu evden olmamak için;
“Kentsel dönüşüm” adına kendi evini yeniden satın alırcasına, bu yaştan sonra borç öder duruma düşmemek için,
“Rant Oyunlarına” kurban olmamak için, oyunu güvendiği bir “Marka İsme” vermekten yana.
Bu seçimin gerçeği de bu görünüyor…