CHP'de yeni dönem ve yeşeren umutlar...

Abone Ol

Ülke genelinde eğemen sınıf temsilcileri, ellerinde bulunan ekonomik ve medya gücünü kullanarak, yıllarca sağ partilerin iş başında olmalarını sağladılar.

Sol ne zaman palazlansa, ne zaman iktidara talip olduğunu yüksek sesle ifade etmeye kalksa, devletin militarist güçlerinin saldırısına uğrayıp, yıllarca cezaevlerine kapatıldılar.

Devletin hakim sınıfları sistemli olarak sol siyasetin önünü tıkarken  sağın, daha doğrusu İslami sağın palazlanmasına büyük  destek verdi.

12 Eylül cuntası, solun üzerinden silindir gibi geçerken paletlerinin altına soldan sonra potansiyel tehlike olarak gördüğü  milliyetçi gençleri de almayı unutmadı.

O güne kadar kendilerini devletin gönüllü polis gücü sanan milliyetçi gençler de solcular gibi işkence tezğahlarından geçirilip dar ağaçlarında ipe  çekildiler.

Milliyetçisi, solcusu, aynı sıkıyönetim mahkemelerinde  yargılandı, aynı işkence hanelerde işkence gördü ve aynı cezaevlerinde ömür tüketti.

Amaçları, sol’u ebediyen susturmak, milliyetçiliğe ise “balans ayarı” çekmekti.

Peki o güne kadar ortalıklarda dolanan Erbakan Hoca’nın Akıncı tosuncuklarına ne oldu ?

Ya da Konya’da yeşil bayrak açıp “şeriat isteriz” diye nara atan gerici unsurlara ve onların örgütlendiği kurumlara  ?

Elbette hiçbir şey …

Onlar, 12 Eylül cuntasının başı Kenan Evren tarafından ödüllendirildiler.

O güne kadar yasak olan kuran kursları bizzat Evren talimatıyla mantar gibi, ülkenin her yanını ur gibi sardı.

Sola alternatif olarak islam’ı gördüler.

 Türkiye’de gericilerin arka bahçesi haline getirilen İmam Hatiplerin sayısı 4’e katlandı.

Türkiye’de solun önüne, aşılması güç barikatlar yerleştirilirken, gericilerin önü açıldıkca açıldı.

Devletin en asal kurumlarının içine kadar sızdılar, daha doğrusu sızdırıldılar.

Taaa ki, bugünlere gelene kadar.

Taa ki, İslam etiketli bir siyasi partiyi iktidara taşıyıncaya kadar.

Taa ki, çağdaş ülkemin, çağdaş değerlerini tüketinceye kadar

Evet… Türkiye’de “40 yıldır sol iktidara gelmiyor” diye, bağıranlar şimdi, 12 Eylül generallerinin kendilerine  hazırladığı bu “dikensiz gül  bahçesinde” yani solun iktidara gelmesine İZİN VERİLMEYEN bir ülkede at oynatıyorlar.

90 yıllık cumhuriyet kazanımlarını dümdüz edip, bizi  her gün biraz daha karanlığa gömerek

Yollarına devam ediyorlar.

Gerici talepler her gün biraz daha “demokratikleşme” kılıfı altında kurumsallaştırılıyor.

Boş bir “demokratik açılım” torbasını omuzlarına almışlar efelenerek dolaşıyorlar.

Halka, doğruları, yanlış yanlışları da doğruymuş gibi anlatarak taban topluyor.

Ana muhalefet partisi CHP ve MHP’ye tuzak kurmayı ihmal etmiyorlar.

Şimdi, onların bu tuzaklarını bozma zamanı.

Şimdi CHP zamanı…

CHP yeni dönem yeni umutları da peşinde getiriyor.

CHP yenilenen üst yönetimi ile halka iktidar vaad ediyor..

Kılıçdaroğlu, halkın umutlarını  yeşertiyor.

Solun akil adamları , 68 Kuşağının Sokak Şovalyeleri, Kılıçdaroğlu liderliğindeki CHP’ye eskisinden çok daha sıcak bakıyor.

Belli olmaz belki de, bu gerici iktidara karşı, ciddi bir sol ittifak oluşur.

Ve…tüketilmeye çalışılan cumhuriyet değerlerine sahip çıkacak sosyal demokratlar iktidara taşırlar.

CHP iktidar yolunda umut veriyor.

CHP’de kabuk değişiyor

CHP Adana’da kabuk değiştiriyor.

Yaşamının büyük bir bölümünü devrimci mücadeleye adamış, bedel ödemiş, yıllarca İnsan Hakları Derneklerinde yöneticilik yapmış, zaman zaman siyasi ortamdan uzaklaşmış olsa bile, dokusunu kaybetmemiş sağlam durmuş ve omurgasını korumuş bir insan Mehmet Çelebi, Geçtiğimiz hafta, CHP Çukurova İlçe Başkanı seçildi.

68 Kuşağının Sokak Şovalyeleri artık CHP’de iş başında.

CHP,  bu yeni yapılanmalarla, bu ülkenin önünü açacağa benziyor.

CHP, hem genel hem de yerel de, umutların  güçlenmesine önderlik ediyor.

Dileğimiz, bu yolun iktidara çıkması.

Tüm sosyal demokratlar ve cumhuriyet kazanımlarından ödün vermeyen vatanseverler adına…