Durak’ın sözleri ve ben

Abone Ol

Kırk yıl düşünsem Aytaç Durak’ın benim gazeteciliğimi takdir ederek yazdıklarımı destekleyeceği aklımın ucundan geçmezdi.
Yıllarca Adana Adliyesi’nin mahkemelerindeki duruşmalarda karşı karşıya gelen bir kişi olarak, Durak’ın sözlerinde haklı konumda olacağımı hiç beklemezdim.
Beklemezdim derken doğru da olsa bunları söylemeyeceğini tahmin ederdim.
İstanbul’da dün bir basın toplantısı düzenleyen Durak, ‘Adana’da talanı yazan gazetecileri dövüyorlar’ sözü ile bir süre önce yapılan saldırı olayını değerlendirdi.
Durak’ın bu sözleri benim yazdığım haber ve köşe yazılarının var olan talanı dile getirdiğine ikna olması anlamı taşıyordu.
Elbette ki Aytaç Durak Beyin bu sözleri söylemesi ‘siyaseten kendisinin işine yaraması, bu işten bir pay çıkarması’ anlamına da gelebilir.
Puslu havayı seven bir kişi olarak yaşanan olayları değerlendirir iken dahi ‘gerçekleri ikrar etmesi’ de benim açımdan önemlidir. Sayın Durak’ın durumdan vazife çıkararak kullanıyor olmasına şahsım olarak engel olacak değilim. Öyle bir hakkım da yok.
Önemli olan benim için ve yazdıklarım için söyledikleridir.
Geçmişte Sayın Durak ile mahkemede karşı karşıya gelirken de bu kul yine var olan gerçekleri yazmıştı. O zaman da talanları dile getirmişti.
Ama o günün koşulları gereğince mücadelemiz yetersiz kaldı. Mağlup olan biz olduk.
O günler geride kaldı.
Talanı yazan gazetecilerin dövülmesi olayına da sanırım bu Devletin Cumhuriyet Savcıları gerekli hassasiyeti gösterip konunun üzerine gideceklerdir.
Benim beklentimde bundan ibarettir.

Xx

Osman Can’dan AKP’ye destek

12 Eylül’de yapılacak olan Anayasa referandumu öncesinde AKP’ye destek amacıyla Adana’ya gelen Eski Anayasa Mahkemesi Raportöre Osman Can, Anayasa değişikliğini yetersiz bulduğunu ancak mevcut Anayasa’nın kötü olması nedeniyle desteklemek zorunda kaldığını söyledi.
Bu cümle aslında ikna anlamında söylenen bir cümledir. Yani pekiştirme anlamında, kafalara evet sözcüğünü kazıma anlamında söylenen bir cümledir.
Toplantıyı Seyhan Belediyesi organize etti. Konferans Kültür Merkezi’nde verildi.
Osman Can, konuşmasının bir bölümünde ‘üniformalı beyefendiler’ diyerek gönderme yaptı. Kastının kim olduğunu söylemeye gerek yok.
Bakınız Can konuşmasında hangi konuya vurgu yaptı?
“Yüce Divanda Cumhurbaşkanını yargılayıp, gerekirse müebbet hapis cezası verirsiniz. Ama generalleri yargılayamazsınız. Anayasa, Yargıtay ve Danıştay üyelerini de aynen generallerde olduğu gibi fiili olarak yargılayamazsınız. Pratikten biliyoruz. 1960'dan bugüne kadar bir tane yargılanan yüksek yargıç yoktur. Ancak, yüksek yargıçlarla ilgili ayyuka çıkan o kadar çok iddia vardır ki, ama bunların hiç biri yargısal sürece intikal ettirilmez. Çünkü bir takım oyunu vardır.”
Takım oyunundan bahseden Can, AKP ile birlikte takım oyunu oynadığını da evet oyu için yaptığı gayretleri ile ortaya koyuyor.
Adamlar iyi çalışıyor vesselam.

Xx

CHP’de Mengü’ye grup başkan vekilliği görevi

Adana Büyükşehir Belediyesi’ndeki tavırları ve uygulamaları ile sürekli mercek altında olan belediye meclis üyelerinin karnelerine bakarak parti yönetimi de tavır almaya başladı.
Aslında bu tavrın ürünlerini 12 Eylül referandumundan sonra görmeyi bekliyoruz.
Sıkıntı yaratan, partiyi sıkıntıya sokan ve ferdi hareket eden meclis üyelerinin de dikkatleri çekilip onların hareket kabiliyetleri böylelikle kısıtlanacak. Yani partinin üst kimliğinden kimsenin ayrılmasının mümkün olmayacağı meclis üyelerine hatırlatılacak.
Bu anlamda CHP Adana İl Örgütü, Büyükşehir Belediyesi’ndeki grup başkan vekilliği konusunda Ahmet Cevdet Yağ’ın yerine İlker Mengü’yü atama kararı aldı.
Bu kararın alınmasının getirilerini önümüzdeki Eylül ayında yapılacak olan meclis toplantılarında göreceğiz, yaşayacağız.
Bu arada Büyükşehir Belediyesi’ne bağlı Belediye İktisadi Teşekküllerinde bir şekilde yönetim ve denetim kurulu üyelikleri yapan meclis üyeleri konusunda da CHP Adana İl Örgütü’nün referandum sonucunda çalışma başlatılacağının da haberini aldık.
Bence çok iyi ederler.
Aslında geç kalınmış bir olay ama zararın neresinden dönerseniz kar derler.
Eylül ayı önemli gelişmelere sahne olacağa benziyor.

Xx


Sonunda futbolcuları da yürüttük!

Biz Adana’yız.
Bizler Adanalıyız.
Her şeyin en iyisini biliriz ama hiçbir şeyi tam olarak beceremeyiz!
Adanasporlu futbolcuların yürüyüşünden, tepkilerinden bahsediyorum.
Türkiye’de bir ilk oldu sanırım bu yürüyüş.
Adanaspor kapandığında yollara düşen biziz.
Şimdi de Adanaspor için yapmadığımız kötülüğü bırakmadık!
Mersin maçında çıkan olaylardan sonra Adanasporlu yöneticiler ve futbolcular, teknik heyet isyan etti.
Haklılar.
Sonuna kadar haklılar.
Stadyumda çıkan olayların faturasını Adanaspor, Adana ve bizler çekiyoruz.
Buna kimsenin hakkı yok.
O halde…
Herkes aklını başına alsın ve Adanaspor’a yapılan kötülüklere son versinler.
Bu yürüyen sporcuların ne demek istediklerini anlasınlar.
Umarım bu tepki yerini bulur.