Çok daha kolay şekilde ülkenin parçalanabilmesi için yapılacaksa bu anayasa, yapılmasın diye sokaklara yeniden yeniden dökülmek ve sonuna kadar demokratik hakların kullanılması gerekir.
Toplumsal öfkenin zirve yaptığı bir dönemde, sorunun kaynağını teşkil eden anlayışın bizatihi kendisi olduğunu bilmeyen bir irade, çözümü yeni anayasanın yapılmasında buluyor. Ülkenin girdiği ve önüne karanlık mesafelerin serildiği yolun sonu hüsran ve varılacak menzilin ise ateş ve barut dağı olması daha olası hale gelmiştir. Otoriter ve bir polis devleti sistematiğini zihninde heykelleştirenlerin öngöreceği anayasa nasıl bir anayasa olacaktır, merak etmek gerekir. Hatta meraktan ileri tedirgin olma durumunda ve teyakkuz halinde durmak gerekir.
Ortalığın gaz bulutları altında kimyasal mevsim değişimlerine gebe bırakıldığı bir süreçte, kendi halkı üzerine plastik mermi yağdıran polisinin marifetini ”destan yazdı” diye yorumlayan bir zihin organizasyonu yeni anayasa yapacakmış. Yapılacak bu anayasaya yansıtılacakların endişeye konu edilmesi gerekir.
Anadolu’nun her bir yanında milyonlarca insanın sokaklarda yükselen tepki ve taleplerini küçümseyerek, hatta sırf kendisi gibi düşünmediği için onlara “çapulcular” benzetmesinde bulunan bu düşünce organizasyonlarınca bir yeni anayasa yapılacakmış. Bu anayasanın her madde ve bentleri teyakkuz halinde mercek altına alınması gerekir.
Halkla iletişim içinde olamayan, sokağa çıkarak esnafını ziyaret edip hal dert edemeyen, bunu yapmak istediği takdirde ise, binlerce polisin yanı sıra ordu birliklerinden desteğe muhtaç hale düşmüş bir zihin, yeni anayasa yapacakmış. Bu anayasanın her satırının kelime kelime deşifre edilmesi gerekir.
Kendi halkını daha kolay zulmedebilecek yöntem ve uygulamalara yol açacaksa bu anayasa, kendisiyle barışık olmayan kitlelerin yarattığı eksikliklerini, kendi yandaşlarını bağımlısı oldukları vahşi kapitalizmin rant kazanında birer para ve ihtişam obezi yapmaya fırsatlar kollattıracaksa bu anayasa, bir değil bin kere tedirgin olmak gerekir.
Bu anayasa ile sayısı düzinelerle sınırlı TOMA’ların adedinin binlere çıkarılmasına, meydanların gaz bulutlarına ve kimyasal doludizgin sellere teslim edilmesi hesap ediliyorsa, bu anayasaya “dur” demek gerekir.
Bütün bunlara karşın halkın kendi güvenliğini sağlayabilmek adına bareti, gaz maskesini eline alması tehdit görülür ve bu masum reaksiyon da tedbirler kapsamında yasaklar arasına girdirilirse ve barışın simgesi karanfilleri avuçlayanlar fişlenirse, toplumsal bir akılla bu anayasanın prematüre doğmasına engel olmak gerekir.
Halkın parkları doldurup taleplerini dile getirmelerine yasaklar konulur, ancak kapitalizmin ve emperyalizmin ülkenin şehirlerini, ovalarını dağ ve bayırlarını top yekûn olarak işgal etmelerine ses çıkarılmaz hatta bunu kolaylaştıran kanun maddeleri sıralanırsa bu yeni anayasaya, gücü dairesinde herkesin demokratik haklarını kullanması gerekir.
Maden yasasıyla, mütekabiliyet yasasıyla ve petrol yasasıyla damlayan milli kaynak oluklarına kazık çakan bu siyasi zihin, daha fazla ayrıcalık ve kapitülasyonlarla bu coğrafyanın çocuklarının hak ve hukuklarını emperyalizmin dayatmacı mengenelerinde can çekişir hale koyacaksa, yapılacak bu anayasanın bu zihinden müflislerin sonrasındaki günlere bırakılabilmesi için tedbirde bulunmak ve dahası, bu BOP kafalıların tasfiyesi için yaklaşan seçimlerle birlikte bir demokrasi bayramı yapabilmek gerekir.