Aile Terapistliği Eğitimi

Adana Sistematik Psikoterapi Enstitüsü ilk mezunlarını verdi. Almanya'nın Weinheim Aile Terapisi Enstitüsü ile ortaklaşa düzenlenen ve 3.5 yıl süren; 'Aile Terapistliği Eğitimi'nden toplam 27 kişi mezun olurken, mezunlar diplomalarınıysa düzenlenen özel bir gecede aldı.

Aile Terapistliği Eğitimi
banner686

Mavi Sürmeli Oteli'nde düzenlenen geceyse yoğun ilgi gösterildi. Burada eğitim programı hakkında bilgi veren Sistemik Psikoterapi Enstitüsü Başkanı Prof. Dr. Turan Akbaş, eğitim alanlara verilen sertifikaların uluslararası geçerliliği olduğuna dikkat çekerek, şu anda Türkiye'de bir çok kişinin bu eğitimi almadan ya da birkaç haftalık eğitimle kendilerini 'aile terapisti' olarak açıklayıp hizmet verdiğini dile getirdi. Akbaş, “Oysa tüm dünyada aile terapistliği için 4 yıla varan eğitim almak gerekir. Bizim eğitimlerimizde tıp doktoru, psikolog, psikolojik danışman ve sosyal hizmet uzmanı olan adaylar; 500 saat teorik eğitim, 200 saat uygulama, 160 saat grup çalışması ve 200 saat danışma uygulaması yapıldı. Türkiye'de en uzun eğitimi veren kursu düzenledik” dedi.

“TÜRKİYE'NİN EN UZUN VE KAPSAMLI EĞİTİMİNİ GERÇEKLEŞTİRDİK”
Avrupa'daki standartlara uygun bir program uyguladıklarını kaydeden Prof. Dr. Akbaş, Türkiye'de de benzeri eğitimi veren benzer kuruluşlar olduğunu, ancak hiçbirinin bu kadar uzun ve kapsamlı bir eğitim düzenlemediğini iddia etti. Eğitim için işbirliği yaptıkları Weinheim Aile Terapisi Enstitüsü'nün, Avrupa Aile ve Çift Terapileri Örgütü'nün tanıdığı bir kuruluş olduğunu hatırlatan Akbaş, “Dr. Hagen Böser ve Claudia Terrahe Hecking, 2008 yılı Mart ayından buyana düzenli olarak Adana'ya geliyor ve aile terapisti adaylarına sistemik bakış açısıyla eğitim veriyor. Sistemik psikoterapide insan, çevresiyle ve çevresindekilerle ilişkileriyle birlikte değerlendirilir. Sistemik aile terapisinde de aile tüm yönleriyle bir bütün olarak ele alınıyor” ifadesini kullandı.

“TÜRKİYE'DE 'SİSTEMATİK YAKLAŞIM'IN YAYGINLAŞMASINI AMAÇLIYORUZ”
Weinheim Aile Terapisi Enstitüsü terapistlerinden Dr. Hagen Böser de, 38 yıldır faaliyet gösteren bir kurum olduklarını belirterek, aile terapisinin son dönemlerde Avrupa'da sistemik yaklaşımla uygulandığına dikkat çekti. Böser, konuşmasını da şöyle sürdürdü; “Geçmişte anlayış, 'problemi yaşayan bireyse o zaman bireyle çalışmak gerekiyor' şeklindeydi. Şimdiyse birey, diğer insanlarla ilişkisiyle birlikte düşünülüyor. Bu nedenle aileye, anne babaya odaklanılıyor. Güncel durum ele alınıyor. Sistemik anlayış, probleme odaklanmaktan çok, bireyin kaynaklanıra odaklanıyor. Bu problemi çözmesini sağlayacak kaynakları harekete geçiriyor. Her aileyi kendi gerçeğiyle ele alıyor. Türkiye'de ilk kez bu grupla birlikte, sistemik yaklaşımın yaygınlaşmasını amaçlıyoruz" dedi.

“ÇİFTLERDE BOŞANMA KARARINI TERAPİST VEREMEZ”
Claudia Terrahe Hecking ise, bir aile terapistinin, sorun yaşayan çiftlere nasıl destek verebileceği hakkında bilgiler vererek, sorunlu çiftlerde boşanma kararı gibi kararları terapistin veremeyeceğini, bu kararın tamamen kendilerine ait olduğunu vurguladı. Terapistin kadın ve erkek arasındaki iletişimi sağlayabileceğini ifade eden Hecking, “Birçok çiftte iletişim problemi var. Artık konuşmak istemiyorlar. Böyle durumlarda insanlar kafasında bir resim oluşturuyor ve o resimle konuşuyor. Aile terapisti, çiftin iletişim sorununu çözmelerine yardımcı olur. Ama asla boşanma ya da boşanmama gibi bir karara yönlendirmez” diye konuştu. Türkiye izlenimleri hakkında da açıklamalarda bulunan Claudia Terrahe Hecking, öğrenmeye açık insanlarla karşılaştıklarını, zor olduğu için bir türlü Türkçe öğrenemediklerini, okullarda psikolojik danışma merkezlerinin bulunmasına şaşırdıklarını, bunun Almanya'da bile olmadığını belirtti.

YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER
cyberturk.biz