Sendikalardan Jurnal hattına hayır

Sağlık Bakanlığı’nın hizmete soktuğu Alo 184-SABİM hattına gelen bir şikayet nedeniyle İstanbul’da bir doktor intihar ederek yaşamına son vermiş, bu intihar ülke genelinde sağlık çalışanlarının Alo 184 hattına tepkisine neden olmuştu. Benzer bir uygulamanın yaşandığı eğitim alanında da eğitim sendikaları benzer bir durumun yaşanmasından endişe ediyor.

Sendikalardan Jurnal hattına hayır
banner686

 Eğitim İş Adana Şube Başkanı İsa Kayadan, Milli Eğitim Bakanlığı’nın devreye soktuğu Alo 147 hattının öğretmenlerin itibarsızlaştırılması sürecini hızlandırdığını ve eğitim alanında güvensizlik ortamının oluşmasına neden olduğunu savunarak okullarda tehditkar davranışların arttığına dikkati çekti.Alo 147’nin eğitimcilerin başındaki Demoklesin Kılıcı konumuna geldiğini ifade eden Eğitim Sen Adana Şube Başkanı Kamuran Karaca, hattın açılmasının ardından öğretmenlere yönelik darp girişimlerinin arttığını savundu. Karaca Adana’da 200 civarında öğretmen hakkında Alo 147 hattına gelen şikayetler doğrultusunda soruşturma başlatıldığını belirtirken Türk Eğitim Sen 2 No’lu Şube Baştanı Kamil Köse, hattın amacını aştığını belirtti. Köse, hattın sorunları çözmekten uzak olduğunu kaydeden Köse, aslı astarı olmayan ihbarlarla eğitim çalışanlarının soruşturma geçirdiğini anlattı.

 

1 MART’TA DEVREYE GİRDİ

“Milli Eğitim Bakanlığı Basın ve Halkla İlişkiler Müşavirliğinin 06 Ocak 2012 tarih ve 2012/02 sayılı Genelgesiyle, Millî Eğilim Bakanlığı İletişim Merkezi (MEBİM) "Alo 147" hattı 01 Mart 2012 tarihinde uygulamaya girdi. Eğitim çalışanları bu uygulama başlamadan endişelerini dile getirerek Alo 147’nin sakıncalarına dikkati çekmiş ancak Bakanlık uygulamadan geri adım atmamıştı. Uygulamanın başlamasının üzerinden yaklaşık dokuz ay geçti ve eğitim çalışanlarının endişeleri her geçen gün katlanarak arttı. Alo 147 hattı yoluyla yapılan şikayetler nedeniyle birçok eğitim çalışanı hakkında soruşturma başlatılırken, 3071 sayılı Dilekçe Hakkının Kullanılmasına Dair Kanun ve 4982 sayılı Bilgi Edinme Hakkı Kanunu’nda isimsiz ve imzasız dilekçelerle yapılan başvuruların işleme alınmayacağı hükmü bulunmasına karşın ihbar telefonuyla idareci ve öğretmenler hakkında soruşturma açılmasının yasal olup olmadığı da tartışma konusu. Eğitim sendikaları bu durumun yasal olmadığını öne sürerek, bu usullerle idareci ve öğretmenlerin zan altında bırakılması okullarda huzurun bozulmasına sebep olduğunu savunuyor.

 

ÖĞRETMENLERİN İTİBARSIZLAŞTIRILMA SÜRECİNİ HIZLANDIRDI

Alo 147’nin uygulamaya girdiği günden bu yana eğitim çalışanları içerisinde ciddi sıkıntılar yarattığını belirten Eğitim İş Adana Şube Başkanı İsa Kayadan, öğretmenlerin 10 yıllık süreçte yetkisizleştirilip, etkisizleştirildiğini, itibarsızlaştırıldığını, güvenlik sorunları yaşadığını ve özlük haklarının gasp edildiğini belirterek, Alo 147’nin bu sürecin adeta “sos”u haline geldiğini söyledi. Hattın öğretmenleri itibarsızlaştıran süreci hızlandırdığını ileri süren Kayadan, ihbar telefonlarının önemli derecede dikkate alındığını ancak, eğitim çalışanlarının içinde bulunduğu durum, yanlış yapmışsa hangi koşullarda yanlış yaptığı, hangi hallerde tepki gösterdiği incelenmeden, neyle sorgulandığını dahi bilmeden soruşturma geçirir hale geldiğini ifade etti.

 

BASİT KONULARDA ŞİKAYETLERE SÜRATLE SORUŞTURMA AÇILIYOR

Bu durumun sakıncalarını anlatan Kayadan, veliyle öğretmeninin, öğrenciyle öğretmenin ve öğretmenle öğretmenlerin karşı karşıya gelmeye başladığını belirterek şöyle konuştu:

“Yani kişiliğini, iradesini saklayan kişi direk telefonla şikayetini edebiliyor. Şikayet haklı zeminde olsa bir nebze bunu anlayabiliyoruz ama artık öğretmenin fiziki görünümü hoşuna gitmediğinde, o günkü ses tonunu beğenmediğinde, bıyıkları biraz dudaklarının altına indiğinde, Atatürk’ten Cumhuriyet değerlerinden, çağdaşlıktan biraz daha altını çizerek bahsettiğinde böyle telefonlar gidiyor. Soruşturmalar çok süratli bir şekilde açılıyor. Aynı sürati diğer hukuk sürecinde niye yansıtıp halkı rahatlatmıyorlar o zaman?  Burada bir art niyet var. Buna yardımcı olan bir de BİMER var. Orada da kimi şikayet etmek istiyorsan ayrıntılarıyla yazınca soruşturma nedeni oluyor.”

 

GÜVENSİZLİK ORTAMI YARATILIYOR

Zor koşullar altında çalışan insanların olur olmadık şeylerle suçlandığını ifade eden Kayadan, böyle durumlarda şikayetin kimden geldiği bilinmediği için de kişinin çalışma arkadaşlarından şüphe eder hale geldiklerini vurguladı.  Kayadan, “Böyle bir güvensizlik ortamı yaratılıyor. Biz buna şiddetle karşıyız. Arkadaşlarımızın, velilerimizin, öğretmenlerimizin, yöneticilerimizin bilhassa problemlerini sağlıklı ortamlarda birebir yüz yüze görüşmenin en sağlıklı ne düzgün olanı olduğunu savunuyoruz. İktidar buradan nemalanıyor diye düşünüyoruz. Sayın Bakan geldiği günden beni hiçbir şekilde eğitim bilim çalışanlarına güven addetmedi. Bilim intihalcisi olduğu resmi kaynaklarca net. Biz güven duymuyoruz. Yarattığı bu 147’nin de eğitim çalışanları lehine olacağını düşünmüyorum ve somut örnekleri var. Çok kötüye gidiyor” şeklinde konuştu.

 

TEHDİTLER ARTIYOR

Okullarda şiddet uygulama, agresif davranış oranlarının sayısının arttığını savunan Kayadan, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Artık veli ya da öğrenci parmağını gösterip seni şikayet edeceğim diyerek gelmeye başladı. ‘Öğretmenim bir çay içebilir miyiz’ ya da ‘Benim bir sıkıntım var’ gibi diyalog kurmak yoluyla sorunları çözmek varken ‘Ben valiyi tanıyorum, bakana mesaj atarım, Alo 147’yi ararım, seni dışarıda beklerim’ gibi tehditlerin, yaşanmışlıkların sayısı günden güne artıyor.”

 

EĞİTİMCİLERİN BAŞINDAKİ DEMOKLES’İN KILICINA DÖNÜŞTÜ

Eğitim Sen Adana Şube Başkanı Kamuran Karaca, Alo 147 hattının eğitim çalışanlarının başındaki Demokles’in Kılıcı haline geldiğini savundu. Eğitim alanıyla ilgili bilgisi olsun ya da olmasın herkesin bu hat aracılığıyla eğitimcileri şikayet ettiğini dile getiren Karaca, Alo 147 hattının psikolojisi bozulmuş, eğitimle ilgisi olmayan kişilerin ve öğrencinin gündelik değerlendirmeleri üzerinden şikayetlerin yapıldığı bir noktaya dönüştüğünü söyledi.

 

banner625
ALO 147’DEN SONRA ÖĞRETMENLERE DARP GİRİŞİMLERİ ARTTI

Öğretmenlerin, idarecilerin çok sıkıntı yaşadığı bir süreç içinde olduklarını kaydeden Karaca, Alo 147 hattının devreye girmesinden sonra öğretmenlere yönelik darp girişimlerinin arttığına dikkati çekti. Karaca, “Herkes kendini haklı hissetmeye, saymaya başladı. Son derece rahatsızız. Yerli yersiz bir sürü arkadaşımız hakkında soruşturma açılıyor” dedi.

 

ADANA’DA 200 ÖĞRETMEN SORUŞTURMA GEÇİRDİ

Hattın öğrencilerin okullara kılık kıyafet yönetmeliğine uygun olarak girip girmemesi noktasında da kullanıldığının altını çizen Karaca, kılık kıyafet serbestisi konusunda da işin önünü açmak isteyenlerin bu hat aracılığıyla bu işin politikasını yaptığını öne sürdü. Karaca, “Sanki öğretmenler farklı bir tutum içerisine giriyor gibi bir yaklaşım sergileniyor. Adana’da yaklaşık 200 kadar arkadaşımız Alo 147’ye gelen şikayetler doğrultusunda bakanlık müfettişleri tarafından öğrencilerin kılık kıyafetine müdahale ettiği gerekçesiyle ilgili soruşturma geçirdi. Türbanla öğrencilerin okula girmesinin önünü açmak isteyen cemaatler de bu çalışmayı yapıyor. Öğrencileri türbanla ilkokula, ortaokula sokmaya zorluyorlar. 147 hattına öğretmenlerin aksi propaganda yaptığı ya da öğretmenlerin bu konuda yaptıklarıyla ilgili şikayet de bulunuyor. Yani bir taşla iki kuş, üç kuş vurmak isteyen çeşitli siyasal çevreler var. Burada hedef öğretmen ve eğitimci, eğitim kurumları oluyor” diye konuştu.

 

EĞİTİMCİLER HEDEF HALİNE GELİYOR

Karaca, Alo 147 hattına 4+4+4 ile ilgili yaşanan sıkıntılar, öğrenci fazlalığı, öğretmen eksikliği gibi konularda da şikayetler yapıldığını belirterek, bu tür sorunların muhatabının Milli Eğitim Bakanlığı olduğunun altını çizdi. Karaca, “Çözmesi gereken bakanlıktır ki okul idareleri ve öğretmenler uygulamada karşılaşılan sıkıntılardan dolayı mağduriyet yaşıyor, direk hedef haline geliyor. Böyle bir hat uygulaması şu an için doğru değil. Amacına uygun kullanılmadığı için kaldırılmalı” şeklinde görüş belirtti.

 

SORUNLARI ÇÖZME NOKTASINDAN UZAK

Türk Eğitim Sen Adana 2 No’lu Şube Başkanı Kamil Köse ise Alo 147’nin sorunları çözme noktasından uzaklaşmış, eğitim çalışanlarını istismar etme, gammazlama, ispiyonculuk gibi hoş olmayan olguların var olduğu bir yer haline geldiğini söyledi.

 

ASLI ASTARI OLMAYAN İHBARLAR

Yasal olmayan istekleri reddeden idarecilerin, öğretmenlerin dahi şikayet edilir hale geldiğini anlatan Köse, “Vatandaşın özgürlüğü sınırını aşmış, karşıdaki eğitim çalışanlarını, özellikle de yöneticileri rencide eder, linç eder duruma gelmiştir. Adana’da hangi okul müdürüne giderseniz gidin bundan şikayetçidir. Çünkü bu işlerle uğraşmaya o kadar zaman ayrılıyor ki insanlar artık işini gücünü yapamaz hale gelmiş. Canı sıkılan, kafası esen Alo 147’yi arıyor. Aslı astarı olmayan ihbarlar yapılıyor. 147’yi arayan insanların ihbarları olumsuz olduğu hallerde bir yaptırım oluyor mu? Sonuçsuz kaldığı halde, böyle bir şeyin olmadığı halde çamur at izi kalsın mantığıyla soruşturmalar, incelemeler yapılıyor. İnsanların psikolojileri darmadağın oluyor” dedi.

 

TAHMİNEN BİNİN ÜZERİNDE SORUŞTURMA

Kılık kıyafet, okul kayıtları ve aidatlarla ilgili şikayetler nedeniyle yaklaşık 200-250 kişi hakkında soruşturma açıldığı bilgisine sahip olduğunu aktaran Köse, tahminen bilinmeyenlerle birlikte binin üzerinde kişi hakkında soruşturma açıldığını belirtti.

 

BU GÖMLEK BOL GELDİ

Uygulamayı “çirkin ve yanlış” olarak nitelendiren Kamil Köse, tamu çalışanlarının da hata yapabileceğini ve sorunların daha doğru yollarla çözülebileceğini söyledi. Köse, “Adaletli ve düzenli bir sistem olmasını arzu ediyorduk ama bu gömlek maalesef bol gelmiştir” diye konuştu.

 

ALO 147 AMACINI AŞTI

İncir çekirdeğini doldurmayacak nedenlerle şikayetlerin yapıldığına dikkati çeken Köse, eğitim çalışanlarının canhıraş bir şekilde imkansızlıklar içinde görev yaptığını ancak Alo 147’nin amacını aştığını sözlerine ekledi.

 
Güncelleme Tarihi: 12 Aralık 2012, 09:46
YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER

banner739

cyberturk.biz