Hiçbir şey eskisi gibi olmayacak!

Abone Ol

Sayın Kemal Kılıçdaroğlu’nun CHP Genel Başkanlığına seçilmesiyle hissedilen, değil fırtına, kasırga sözcüğünün bile karşılayamayacağı kadar etkili, dipten yükselen dalga, ülkenin her yerinde, idarenin her katmanında, “artık hiçbir şey eskisi gibi olmayacak” düşüncesi doğrultusunda yankılanarak, etki yapacak.
“Recep bey” iktidarında “yoksulluk ve sahipsizlik” kaderi yapılmış toplumun ilk genel seçimde, tek başına iktidar iddiasını yanıtlayacak ölçüde çok oylarıyla iktidara “koşan” bir CHP var, “Halkçı Kemal” liderliğinde!
Devrimci, Halkçı ve Atatürkçü bir lider bu; Tek amacı var, Halkımızın mutluluğu!
Elbette böyle bir akımın tesirleri şimdiden hissedilecektir;
Tabii ki şimdiden sonra artık hiçbir şey eskisi gibi olmayacaktır;
Çünkü artık “alternatifi olmayan” bir iktidara mahkûm değiliz.
Halkın sahip olduğu bu seçenek için öncelik tek; Halkının mutluluğu!
Bu keskin bir dönüm noktasıdır; 12 Eylül askeri darbesinden bu yana ülkemiz etrafında ağlarını ören emperyalist komplo, belki de ilk kez 22 Mayıs CHP Kurultay’ında ortaya çıkan coşkulu halk hareketiyle sarsılmış bulunuyor.
Artık siyasetin gündeminde halkın sorunları ilk sırada yer alacak; Aş ve İŞ öncelikli olacak. 
Bugünden sonra kamu yetkisi kullanan her memur; asli görevi halka hizmet etmek olan her kamu görevlisinin ilk kulak vereceği, gözüne bakacağı halkımızdır;
Çiğnemekten çekinecekleri “iktidar ve yandaşlarının” arzu ve istekleri değil, halkın özlemleri; Devletin Yasaları, Gelenekleri ve özünde Kamu menfaati olacaktır.
Aslında ifade ettiğimiz olması gerekendir.
Ancak 8. yılındaki “Recep bey” iktidarında, gerek dış gerekse iç “yandaş” çevrelerin olumsuz katkılarıyla saptırılan bir çarpık bakış egemen, devlet aygıtında, orada görev yapanlarda.
Beklenen ise normalleşmedir.
Daha işin başında “Halkçı” Kemal Kılıçdaroğlu’nun bu sağladığı, şimdiden sonra haklı beklentilerin çıtasını yükselterek ülkemizde demokrasiye, yönetim anlayışına da katkı yapacak.
Bu ülke partizanlıktan çok çekmiş bir ülke; Geçmişimizde iktidara oy vermedi diye İL olmaktan çıkarılıp İLÇE yapılma gibi örnekler bile var.
Devlet Memurunu “Hükümet Memuru” yapmak için baskılar, o baskılara direnen devlet memurunu “bavulu hazır, sürgün bekleyen” durumda eziyete sokmalar meçhulümüz değil.
Acı gerçek o ki son 8 yılda partizanlık sadece memurlara baskı ile kalmadı; Hayatın her alanında, her konuda koyu bir partizanlık egemen.
Medyada, ekonomide, spor yöneticiliğinde bile partizan kadrolaşma, kaynakları yandaşlara aktarma artık vaka-i adiyeden oldu. En sonunda işi yargıyı ele geçirme girişimine dek vardırmadılar mı?
Kemal Kılıçdaroğlu’nun kişiliğine destekte beliren coşku, bu çarpıklıkların son bulması için kamuoyundaki iradenin ifadesidir.
Bu coşkunun önünde kimse duramaz.
Durmaya yelteneceklere hemen hatırlatmalıyız: Her alanda ve her türlü haksızlıklardan, yolsuzluklardan olduğu gibi, “Devletin” değil “Recep beyin memuru” olanlardan da hesap sorulacak; bizden söylemesi!