Bugünlerde ısrarla ve inatla aynı konular üzerine bir mail alıyoruz. Konu, üniversitenin tarım arazileri ve Yüreğir Belediyesi üzerinde yoğunlaşıyor. Suçlamaları bir kenara bırakırsak özetle üniversitenin kullanımındaki birinci sınıf tarım arazilerinin akıbeti (Yeni Numune TOKİ Hastanesi civarındaki arazi) ve Çamlıca arsaları sorgulanıyor.
Üniversite yönetiminin önceleri arazilere inşaat yaptırmayacağını açıklamasına karşın şimdilerde Yeni Numune TOKİ Hastanesi etrafındaki tarım arazilerini Yüreğir Belediyesi ile takas etmeyi planladığı iddia ediliyor. Hastanenin etrafında bulunan ve otopark için ayrılmış ağaçlık alanın iş merkezi haline getirilmesini bekleyenlerin çoğunlukta olduğuna işaret ediliyor. Önceleri danıştay kararını gerekçe göstererek arazileri koruma telaşında olan üniversitenin farklı bir tavır sergilemesine anlam verilemediğine dikkat çekiliyor.
Vatandaş, boş araziler üzerinde kentsel dönüşüm uygulamasına da tatmin edici bir açıklama yapılamadığını öne sürüyor. (Okurun bahsettiği boş araziler Büyüşehir Belediye Meclisi'nde de tartışma konusu olan Çamlıca Arsalarından başka bir yer değil.)
Ardından şöyle bir soru yöneltiyor: "Yüreğir Belediyesi, TOKİ'nin yaptığı Yeni Numune Hastanesi binasıyla TEDAŞ binası arasında bulunan, kullanım hakkı Çukurova Üniversitesi'nde olan, Çukurova Üniversitesi'nin Danıştay'a açtığı dava sonucu birinci derece tarım alanı olduğu için yapılaşmaya açılması yasaklanan tarım arazisine, imar planı düzenleyip sonra da iş merkezi yapılmak üzere Maliye Bakanlığı'ndan, kendisine ücretsiz devredilmesini resmi olarak talep etmiş midir?"
Sonra sorular arka arkaya geliyor. Yüreğir Belediyesi kayıtlarına geçecek yeni bir mal ya da nakit paranın, belediyenin borçları nedeniyle haczedilebileceğini savunuyor aynı kişi...
"Bir belediye, neden Danıştay kararı ile birinci derece tarım arazisi olduğu için yapılaşmaya müsaade edilmeyen bir tarım arazisine, bir sürü uğraş vererek ticari alan imar planı düzenlesin ve bu araziyi Maliye Bakanlığı'ndan talep etsin ki?" diyor.
Sorular... Sorular... Sorular...
Kafamızı karıştıran bir sürü iddia da var mailde... Biz, kimsenin kafasını kurcalamadan soruları basite indirgeyerek sunmanın daha doğru olacağını düşündük. O yüzden fazla detaya girmenin anlamı olmadığına inandık.
Ortalığı bulandırmak gibi bir amacımız yok. Israrcı ve inatçı vatandaşın sesine kulak verdik hepsi bu...
İyi haftalar diliyorum.