KİM NE DERSE DESİN!

Abone Ol

Adalet Bakanı sayın Sadullah Ergin, tutuklu gazeteci sayısı 8 dese de biz biliyoruz ki bu rakam 95. 2011 yılı sonuna kadar cezaevlerinde 95 gazeteci ve yazar bulunuyor.
Geçtiğimiz yıllarda Adana'da yerel gazetelerde çalışan 17 gazeteci, ayrı davalardan aynı gün hakim karşısına çıkmıştı.  Her yıl birçok arkadaşımız yazdığı yazılardan, yaptığı haberlerden dolayı yargıya hesap vermek zorunda kalıyor.  Ve yine her yıl dünya genelinde görev başında gazeteci öldürülüyor veya fiziki saldırıya maruz kalıyor.  Tüm bu gerçekler medya çalışanları için daha iyi bir koruma gerektiğini ortaya koyuyor.
***
'10 Ocak Çalışan Gazeteciler Günü'nün idrak edildiği şu günlerde Türkiye'de mahkemelerde halâ yargılanan gazeteciler bulunuyor. Dikkat çekmek gerekiyor ki haber ve yorumlardan dolayı gazeteciler hakkında açılan davaların bir kısmı eleştiri hakkına tahammülsüzlükten kaynaklanıyor. Yani kimse eleştirilmek istenmiyor.
***
212 sayılı yasa 10 Ocak 1961 yılında kabul edilmiş. Bu gün bu yasadan eser yok. Gazetecilerin son durumu 51 yıl öncesinden daha kötü. 212 sayılı Basın İş Yasası'ndan doğan yasal hakları ile sendikalarda örgütlenme ve toplu iş sözleşmesi yapma hakkına saygı duyulmuyor, basında sansür ve oto-sansüre son verilmiyor, Türk Ceza Kanunu'nun basınla ilgili maddeleri çalışanların aleyhine işliyor, gazetecilerin çalışma koşulları iyileşmiyor, insan onuruna yakışır ücret almaları sağlanmıyor ve her geçen gün 'Sarı Basın Kartı'nın içi boşaltılıyor. En önemli unsurlardan biri olan YIPRANMA HAKKI adeta gaspediliyor. Bu koşullar altında gazetecilerin bayram yapması olanaksız elbette...
***
Ama biz umudumuzu koruyoruz, bu ülkenin gazetecilere ihtiyacının olduğunu hepimiz biliyoruz. Görmeyenin gözü, duymayanın kulağı, konuşamayanın sesi olmayı sürdüreceğiz. Mesleğimizin daha saygın noktaya ulaşması için elimizden geleni yapmaya devam edeceğiz.
Kim ne derse desin!