Koltuk İçin...

Abone Ol

Türkiye, 12. Cumhurbaşkanını seçmek için sandığa gitti. Recep Tayyip Erdoğan, Ekmeleddin İhsanoğlu ve Selahattin Demirtaş arasında müthiş bir çekişme yaşandı. Yüksek Seçim Kurulu'nun açıkladığı sonuçlara göre Recep Tayyip Erdoğan yüzde 51.79, Ekmeleddin İhsanoğlu yüzde 38.44, Selahattin Demirtaş ise yüzde 9.76 oy aldı. Sonuç olarak Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, Türkiye'nin 12. Cumhurbaşkanı oldu.

***

Seçimler ve sonuçları elbette ki önemlidir. Ancak bizim anlatmak istediğimiz mesele kimin seçildiğiyle ilgili değil, seçilenin ne yapması gerektiğiyle ilişkilidir.

Türkiye çok uzun süredir kimileri kabul etmek istemese de gergin günler yaşıyor. Hoş, bu memleketin gerilecek çok konusu vardır. Kürt sorunu biter, Ermeni meselesi başlar, o biter Kıbrıs devreye girer, o biter başka bir şey başlar. Listeyi uzatmak mümkündür. Ama son dönemde dış kökenli sorunların yerine daha çok laiklik, etnik kimlik, mezhepler gibi tartışma konularıyla gerginlikler yaşandığı da bir gerçek.

Cumhurbaşkanı seçimi sırasında özellikle Recep Tayyip Erdoğan'ın gerginliği körüklediği, tansiyonu yükselttiği yönünde çok yorumlar yapıldı. CHP Lideri Kemal Kılıçdaroğlu'na 'Sen Alevi olabilirsin, ben de Sünniyim', HDP Eşgenel Başkanı Selahattin Demirtaş'a 'Zaza' sözleri ve  'Çıktı bir tanesi affedersin, çok daha çirkin şeylerle Ermeni diyen oldu' şeklindeki açıklaması genel kabul görebilecek, benimsenecek türden değildi. Hatta bu söylemler nedeniyle yeni Cumhurbaşkanı Erdoğan hakkında, ayrımcılık ve nefret suçu işlediği gerekçesiyle suç duyuruları yapıldı.

Memleketin Türk - Kürt, Alevi - Sunni, laik - muhafazakar biçiminde ayrışmalara yönlendirildiği, bu ayrışmanın ulus devlet modeline zarar verip toplumsal birlikteliği zedelediği yönünde genel görüşler var. Bu ayrışma ve yönlendirmelerin ulusal psikolojiyi bozduğunu, sosyolojik olarak birlikte yaşamın temellerini sarstığını söylemekte yarar var. Hele tarihimiz de Sivas, Çorum, Maraş gibi katliamları ve fikri ayrılıklar nedeniyle yaşanan karmaşaları düşününce olasılıkların hiç de iç açıcı olduğunu söyleyemeyiz.

Amaç laf kalabalığı yapmak değil. Kestirmeden, eğip bükmeden sözü söylemekte yarar var. Memleketin yeni cumhurbaşkanı olan Recep Tayyip Erdoğan'ın, genel ilkeleri belirleyip, endişeleri ve gerginlikleri giderip toplumsal huzurun sağlanması için çaba göstermesini istiyoruz.

Aksi halde koltuğuna oturacak ne bir makam ne de bir ülke bulabilir!