KPPS, TUS ve ÖYS bile şaibeli!

Abone Ol

Değerli okurlarım, sizlere Hayırlı Bayramlar diliyorum. Temennim, Ulusca Bayram günlerini de iyi kullanıp hemen ertesindeki referandumda HAYIR çıkartıp, hayırlara vesile olmasına katkı sağlamanızdır.
AKP’ye HAYIR demek istikbalde hür ve demokrat bir Türkiye için teminat sağlamakla eşdeğerdedir. Çünkü en son KPPS ve diğer sınav sonuçlarında gördük ki bu iktidarın zihniyeti kendinden olmayanlara bir yudum suyu bile çok görüyor. Baksanıza gariban işsiz yurttaşların sınavla bir ekmek kapısına sahip olmasını bile kabul edemiyorlar.
Demokrasi ki “katılımcılık” çağımızda demokrasinin en bariz ayırıcı vasfıdır, Recep bey de o anlayışın zerresi bile yok!
Anımsamıyor musunuz, Kılıçdaroğlu’nun “toplumsal uzlaşma” sağlanmasının ertesinde, öyle bir ortamda, rehabilitasyon önerisine: “Meclis'in yüzde 65'ini temsil eden AK Parti sana orada bir yudum su içirmez, su! ” cevabını…
Bu antidemokratik olmanın ötesinde nezaketsiz ve küçümser tavır biliniz ki Kemal beye değil, onun liderliğinde temsil olunan büyük bir halk kitlesini de aşarak tüm toplumadır. Ve Recep beyin despotik eğilimlerini yansıtmaktadır.
En başta “çoğulcu” bir öze sahip demokrasiyi basit bir “çoğunlukçu” anlayışla karıştırıp, “benim çoğunluğum var, o halde her şeyi yaparım” zihniyetine dur demek için “Hayır” oyu verilmez ise, korkarız gelecekte –hileli de olsa” şimdi tartışılan sınavları bile bulamayacağız.
Toplumu ikiye ayırıp, kendinden olmayana yaşama hakkı tanımayanlara verilecek daha fazla yetki, bir yanağına tokat atana, bir tokatta bu yana vur demekten farksız bir gaflettir.
Elbette unutmadan eklemek gerek ki Recep beyin partisinin elinde tuttuğu TBMM’nin % 65 çoğunluğu bile üzerinde durulması gereken bir başka adaletsizliktir.
Bunu biz değil mevcut anayasa söylüyor;değiştirmediklerine göre demokratik ve özgürlğkçü bir hüküm bu.
Anayasa “temsilde adalet esastır” demiyor mu? Diyor. O zaman şu sorunun yanıtı nedir sizce? Halkın % 47 oy verdiği bir parti TBMM’de % 65 sandalye kazanırsa, bu durum anayasanın söz ettiğimiz “temsilde adalet” ilkesine sığar mı? 47 alana 65 sandalye verirken kimlerin hakkı yendi?
12 Eylül Anayasası sonuçta bir askeri müdahale sonrasında hazırlanmıştır. Bu yönüyle değerlendirilir ve elbette en uygunu onu toptan değiştirmektir.
Fakat o anayasanın bile kabul etmediği bir çarpık temsil sonucu elde ettikleri aşırı çoğunlukla tek başlarına anayasa yapanlara, daha ileri bir güç verilirse neler olmaz, seçmen bunu iyi düşünmelidir.
KPPS bilindiği gibi Devlet memurluğuna girişteki sınav. TUS ise tıpta uzmanlık almak için, doktorların ihtisas yapmak üzere katıldıkları imtihan. ÖYS ise malum, öğrenci yerleştirme sınavı.
Bir iktidarın sorumluluk döneminde böyle üç önemli alanda yapılan sınavlar hileli ise, yanıtlayın Allah aşkına, o iktidardan bir Allahın kulu istifa erdemi göstermeli midir yoksa yüzsüzce yerinde mi oturmalı?
Unutmayın, AKP zihniyeti kendinden olmayanlara bu gidişle mezar yeri bile vermeyecek.
Önce kendi medyasını, kendi zenginini yaratanlar, poliste orduya adeta bir seçenek oluşturanlar, şimdi kendi yargıçlarını oluşturmaya soyunanlar, gariban yurttaşa devlet kapısında küçük bir memuriyeti dahi çok görüyorlar. Hele parası olmayana hava bile yok o zihniyette.
Devletin teminatı altındaki sınav sorularının satılması, eş dost kayırılıp cemaat kardeşlerine kıyak geçilmesinin başka izahı var mı?
Bize göre 12 Eylül günü sandık başına gidecek kişi, bir ayı aşkın zamandır maruz kaldığı beyin yıkarcasına EVET propagandasının etkisinden sıyrılıp salimce şu sualin yanıtını kendi kendine vermelidir.
“Vereceğim EVET oyu 21. yüzyılda bir Padişah yaratmaya yarayacak; HAYIR ise Atatürk’ün kurduğu Cumhuriyetin korunmasına katkıdır, ben hangisini tercih etmeliyim?”
Ve unutmayınız ki Padişah yetkisi vereceğiniz kişi, daha geçen 23 Nisan’da, koltuğunu 1 günlüğüne terk ettiği çocuğa: “Artık yetki senin, ister asar ister kesersin” diyendir…
HAYIRLI Bayram temenni ettiğimiz okurlarımızın, Bayram vesilesiyle Hayırlı işler yaparak Bayram ertesinde Ulusça Hayır işlememize katkılarını dilerim…