Cumhuriyet Bayramı’nın 87’inci yılı kutlama etkinlikleri çerçevesinde Atatürk’ün mozolesine çelenk konulurken Başbakan ve Ana Muhalefet Partisi Lideri hiç konuşmadılar, küsmüşlerdi çünkü. Tören esnasında da stadyumda günün anlam ve önemini belirten konuşmalar yapılırken protokoldeki devlet erkanı birbirleriyle göz göze gelmemek için olağanüstü çaba sarfettiler. Zira hepsi birbiriyle küstüler.
Resepsiyon krizi ayrı bir dava. Asker küstüğü için resepsiyona katılmadı, Orduevi’ne gitti. Başbakan kızdı bu duruma ama kendisi de resepsiyona yalnız geldi. Eşi ve kızını da getirecekti ama onlar dünürlerini ağırladıkları için gelemediler. Dünürlerini evde bırakıp resepsiyona gitselerdi dünürler küsecekti. Ama dünürleri yüzünden resepsiyona gitmeyen Emine Hanım, Hayrünnisa Hanım’ı küstürmüş oldu. CHP Lideri Kemal Kılıçdaroğlu zaten en başından küsmüştü. “Bana ne bana ne, ben küstüm, gitmiyorum işte . Resepsiyona katılmayacağım halk arasında kutlayacağım” dedi. Ama Güngören’deki halkı değil de Bağdat Caddesi’ndeki jet sosyeteyi tercih edince Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç’ı küstürdü. Adana’daki Cumhuriyet Resepsiyonu’nda da askerler türbanlı hanımları görünce katılmaktan vazgeçtiler ve küskün bir şekilde evlerinin yolunu tuttular. Gazeteci arkadaşlar Vali İlhan Atış’a “neler oluyor” diye sordular ve Atış’tan “Herhalde bir işleri çıkmıştır” yanıtını aldılar.
Dün Taksim’i kana bulayan canlı bomba saldırısının ardından hepsi birbiriyle küs olan büyüklerimiz açıklamalar yaptılar. “Hepimiz biriz ve kardeşiz, bu kardeşliği bozmaya kimsenin gücü yetmez” dediler.
Biz de dinledik…