Bir şehir böyle yıkılmazdı… Talan edilip savrulmazdı hüznün enkazında acımasızca. Her bayram sabahının heyecanında, ne bayramlığı ne de harçlığına hasret çocuk masumiyeti yüzünde asılı oysa. Her seçim sonrası, en çocuk yanıyla doğmak isterken tekrar, makus talihi avucuna ilmik ilmik işlenirdi gecesi; kadere batırıp karanlığa boğdurmaktı gecesini karanlığın maksadı. İnsan kokardı kaldırımları, ağaçları, taşları, havası… Oysa " Kara-yel" den uzanan hain çıkar esintileri, “Nergis” kokan yapraklarını da alıp gidiyordu her defasında… Oysa bu kent yüreğini hep umut çiçeklerine yaslardı.
Gözleri hep komşu bahçelerde gezinir, fakat dokunamazdı renklerine… Kancık belalılar her yandaydı, gençliğini ve geleceğinin çetelesi ellerinde… Oysa şimdi sokaklarında yanan lambaları, ne aydınlatıyor, ne de caddelerin kinini gizleyebiliyordu. Bu kent artık yorulmuş, sahipsiz, sahipsizliğini bile sahiplenecek kimsesiz bir çocuktu.
Ne politikacısı, ne medyası, ne elinde mikrofonu, ne de yazanı kalmıştı. Olanlarda siluetten başkası olamazdı. Yoksulluk toprağına çökmüş bir kere, çıkar hesapları köşe başında. Zavallı kent ADANA… Oysa bu memleketin hem “Bakan” ı hem de bakmayanı vardı.
Neden gidenler arkasına dönüp bakmaz. Nerede o Adanalıların türküleri, sıcak ruhlarını kim çaldı. Neden bir gecelik ruhlara satıldı, yıldızlarını,turunç kokularını, adamlığını,hatta sarı sıcağını bile sattılar… Çocuk yuvasında büyüyen bedeninin ikinci adresi huzurevi mi olmalıydı…
Bu kent için bir şey yaptıkları masalını anlatanları, çekip gidin… Cüzdanınız sizden ağır nede olsa… Yetmedi mi… Bırakın da birkaç insan kırıntısı sarsın bedeninin izlerini. Hakkını , geleceğini sarmak için 14 seçilmişi gitti gelmedi oysa.
Bu talihsiz şehir için daha nice yazılar dökülür kalemimden aslında. Daha fazlası, daha ağırı, fakat ağırlığı kaldıramayanlar olabilir diye son verip, gerçek haberin, haber olmasından kaynaklı, haber olmayışını , ben haber vereyim istedim… Malum, gerçekler ne söylenir ne yazılır.
Nüfus yoğunluğu açısında 5. Olan Adana, Kalkınma Bakanlığı verilerine göre, kamu yatırımlarında yine yok. Yok çünkü listenin sonlarında adı geçiyor şehrimizin. Devletten aldığı yatırım payı onu 27. yapmış. Tarım, sağlık,ulaşım,gibi temel hizmetlerde hükumet tamamen sırtını dönmüş, bakanlık verdiği turizm sektörüne de sıfır kuruş kredi açmış !
Yani bir yılı daha hüzün ve yoksulluk pençesinde geçirdi Adana. Devlet elinden uzakta, kendi insanından uzakta. Çok konuşan Milletvekilleri nerede. Kürsüde iki atıp tutmanın bedelini 10 yıldır değiştiremediniz. Ne bir toplum hareketi, ne bir direniş vücudu oluşturdunuz. Gezi’de 5-10 ağaç için dünyayı ayağa kaldıranlar bile örnek olamadı bizim siyasilere… Bekle , ölümünü bekle Adana… Daha verecek nefesin varmış !
Öteki tarafta cennetten bahsediyorlar, bu dünyada olmadı ahireti bekle bari…