Ömer Çelik'ten "bayram" yorumu
Ak Parti genel Başkan yardımcısı ve Adana Milletvekili Ömer Çelik TRT 1’de yayınlanan ‘Enine Boyuna’ isimli programda gazetecilerin sorularını yanıtladı. Çelik, programda 19 Mayıs törenlerinden, Başkanlık Sistemine kadar bir çok konuda önemli açıklamalarda bulundu.
TRT 1’de yayımlanan canlı yayında Ömer Çelik’e ilk olarak resmi kutlamalar ve resepsiyonlar soruldu. İnsanları zihniyet düzeyinde özgürleşmesi gerektiğinin altını çizen Ömer Çelik, aksi durumda hak ve özgürlüklerin sadece biçimsel olarak kaldığını vurguladı.
“BAYRAMLARI SAHİBİNE İADE ETTİK”
Türkiye’de hemen hemen her konunun bir rejim tartışmasına döndüğünü ifade eden Ömer Çelik, “Her konu bir rejim tartışmasına dönüyor, her konu bir var oluş tartışmasına dönüyor. Bunun da sebebi şu; çünkü siz bireyleri o kitlesel gösteriler içerisinde özgüvenlerini yok etmişsiniz. Yani bizim toplumumuz kadar tehdit algısı yüksek, tehdit algılaması konusunda hassas bir toplum yok. İnsanlar özgürleşmediği zaman demokrasi, diğer hak ve özgürlükler sadece biçimsel kalır. Bugün bunun üzerine de daha çok kafa yormamız gerekiyor. Sabah bu törenler kaldırılırsa milli bayramlar yok edilecek diye muhalefet partileri propaganda yapıyor. Sabahleyin katlım sivil toplum örgütlerinden ve pek çok AK Parti İl Başkanlarından bugünkü bayramı kutlayan mesajlar geldi. Yani aslında bayramı gerçek sahibine iade etmiş ve yaşayacaksa da öyle yaşayacak bayramlar… şimdi temel meselemiz burada negatif özgürlük pozitif özgürlük meselesi. Türkiye aslında negatif özgürlük sisteminden pozitif özgürlük sistemine geçiyor. Negatif özgürlük sistemi şudur; devlet hak ve hürriyeti belirler, toplumda onla yetinir. Pozitif özgürlük sistemi ise hak ve hürriyetlerini ve nasıl yönetilmesi gerektiğin toplum tahin eder devlet kendisini buna göre uyarlar. Şimdi biz pozitif özgürlükler sistemine geçiyoruz. Bunun sancılı bir tarafı var, çünkü bir nesli birkaç nesli bambaşka bir tehdit algılaması şeklinde yetişmişsiniz.” dedi.
“REJİMİ DEĞİL SİSTEMİ TARTIŞIYORUZ”
Gazetecilerin Başkanlık Sistemi konusundaki sorularını da yanıtlayan Ömer Çelik, muhalefetin sistemi değil de rejimi tartıştığını söyledi. Başkanlık sisteminin demokratik sisteme bir derinlik verdiğini belirten Ömer Çelik, “Bizim bahsettiğimiz şey sağlık sistemini konuşmak gibi milli eğitim sistemini konuşmak gibi bir sistem tartışmasında bahsediyoruz. Türkiye’nin rejimi ile kimsenin problemi yok. Biz bugün laiklik meselesi konusunda Türkiye’nin hiçbir kesiminin problemi yok. Türkiye’de laiklik meselesinin problem olması laikliğim, laiksizim adı altında bir radikal ideoloji olarak halka dayatılmasının yarattığı reaksiyondan dolayı oluşmuştur. Gerçek bir laiklik anlayışı Türkiye’nin toplumsal barışının teminatıdır. Bunumla hiç kimsenin problemi yok. Demokratik devlet olmak zaten devletin artık var oluş sebebidir. Cumhuriyet meselesini demokrasi ile ilişkilendirmesi konusunda Türkiye büyük bir mesafe kat etti. Sosyal devlet olma konusunda bir problem yoktur. Dolayısıyla biz rejimi tartışmıyoruz, biz sitemi tartışıyoruz. Bugün bu sistem Türkiye’nin yeni Türkiye’nin büyük Türkiye olma performansına erişebilir bir sistem değildir. Dolayısıyla sistem tartışması yapmamız gerekiyor.” diye konuştu.
“İNSAN ONURUNA SAYGILI ANAYASA”
Canlı yayında Yeni Anayasa süreci konusunda da gazetecilerin sorularını yanıtlayan Ömer Çelik, “
Devlet insan haklarına dayalı bir devlet olarak tanımlanırken buna bile tahammül edemiyor. Cunta 12 Eylül’de ‘Dayalı’ kelimesini çıkarıyor ‘Saygılı’ bir devlettir diyor. Yani onla bile mesafe koyuyor. Arasına bugün bizim en önemsediğimiz şey Yeni Anayasa yazılırken de “İnsan onuruna saygısı, onu korumakla olan mükellefiyeti esas olan bir devlet” diyoruz. Yani orda bir mutabakat var. Temel haklar bölümü yazılırken burada insan onuru meselesi bir insanın kültürel kimliğinin korunmasından gündelik hayatını temel standartlar içerisinde belli bir refah standardı içerisinde gerçekleştirebilmesine kendi kültürel haklarından tutunda demokratik hak ve hürriyeti sonuna kadar kullanabilmesine çok geniş bir alandır. Mesela bugünlerde isterim ki bizim televizyonlarda medyamızda mesela bu insan onuru dediğimiz meseleleri felsefi açıdan ve siyasal açıdan bunları tartışmasını çok yoğun bir biçimde yapalım” şeklinde konuştu.
Bunlar da ilginizi çekebilir