Demokratikleşme adına son zamanlara bir seçim barajı tartışması var…
Seçim sisteminde ki çarpıklığı ve yanlışı muhalefet ağabeyleri yüksek perdeden dile getirmiyor oysa.
Ülkede ki seçim barajında toplanan balıklar, en çok Akp ağlarına takılıyor. Öyle her iki kişiden bir Akp’ye oy verdiği falan yok, yada memleketin yüzde 50’si onlara oy sallamış hiç değil. Başbakan ve danışmanlarının şark kurnazlığı söz konusu sadece. Gayeleri vatandaşı yönlendirmek, “ Herkes onlara oy sallıyor,siz de…” demenin farklı yollarını insanların beynine asfaltlamışlar… Bu nedenle baraj inşaatının yenilenmesine yeşil ışık yakmıyor başbakan.
Akp’nin aslında gerçekte kaç oy aldığı ve seçimlerde kullanılan ,çok tartışılan YSK’nın otomasyon sistemi araştırılması gereken asıl konu. Yüzde 10’u bulamayan partilere verilen oyların büyük kısmının yine Akp’ye yazıldığını düşünün, yaklaşık 9 milyon seçmenin hiç sandığa gitmediğini altına yazın, bir milyon oyun da geçersiz sayıldığını ekleyin, o zaman şu grafik çıkıyor. Küsuratları karıştırmayalım, 52 milyon seçmenden 42 milyon kişinin sandıkta geçerli oy kullanıldığı, Akp’ye de yüzde 40.5 rey aldığı YSK tarafından açıklanmışken, nasıl memleketin yüzde 50’si oluverdiler.
Büyük bir pazarlama tekniğiyle, kapınıza gelen çantalı satış elemanlarının bile düşünemeyeceği ikna gücünü namlularına sürüp sağa sola ateş ederek… Seçim meydanlarına bindirilmiş kıt'alarla,çevre illerden ve ilçelerden insan taşındığını bilmeyen yoktur. Bu tekniği almışlar, seçmen sayılarına uygulamışlar.
1999 seçimlerinde 3 milyon, 2002 seçimlerinde 4 milyon, 2007 seçimlerinde 5 yıllık seçim dönemine rağmen 1.5 milyon, seçmen sayısı nüfus oranında artmış. Ne hikmetse 2011 seçimlerinde bu artış 7.5 milyon oluvermiş. Yani geçen seçimlerde 53 milyon seçmenle sandığa gidildi.
Görüldüğü gibi, 2007 yılına kadar, nüfus artışına paralel olarak seçmen sayısında yaklaşık 3,5 ila 4 milyonluk bir artış olurken, 2007 yılındaysa iki seçim arasındaki süre 5 yıl olmasına rağmen seçmen sayısındaki artış birden bire 1,5 milyonun altına iniyor. 2011 seçiminde olağanüstü bir artışla 7,5 milyona fırlıyor. Ne tesadüf değil mi… Burada dikkat çeken bir nokta da şu: ilk defa 2011 seçimlerinde oy kullananların parmağına boya sürülmesinden vaz geçilmiş !
Şimdi başbakanın yüze 50’sinin içerisine 7.5 milyonluk bindirilmiş seçmeni, yüzde on barajında takılan oyları, 53 milyon seçmenden şu yada bu nedenle 10 milyon vatandaşın oyunun da sayılmadığını düşünürsek, ne kadar gerçek olduğu ortaya çıkar !
Bizim muhalefet, muhalefetini yanlış yaptığı için, medyası gazeteciliğini unuttuğu için, seçimin her türlü menfaatlerini kendilerine yonttuğu için, reel rakamlar yanlış aktarıldığı için, Akp başbakanın dediği gibi evinde oturan yüzde 50’den ibaret !..
Almadığı oyları varmış gibi gösteren, bunu kabul etmeyenlere yüzde 50 sopasını gösteren bir hükumet var. Boşuna seçim barajının aşağıya ineceği hayali kurulmasın. Yoksa yüzde 30’lar, 40’lar nasıl 50 yada 60 olarak gösterecekler. Nasıl tek başlarına iktidar olacaklar… Daha yapacak çok işleri var !!!
Halkın algılarıyla oynayan bir hükumet varken, bunu anlamayan ve anlatamayan muhalefette oradayken, seçimlerden beklentiler kurulması ilginç geliyor bana. Bu ayrıntıları kalın çizgilerle anlatıp, düzeltilmesi için çabalamazsa muhalefet, aç tavuğun rüyasında yaşadıklarına kendileri tanık olacak…