Yüksek enflasyon, yanlış kur politikaları ve gelir adaletsizliğinin vatandaşın hayatını ağır şekilde etkilediğini söyleyen Kısacık, Türk parasının döviz karşısındaki değer kaybından örnek vererek, “200 TL, tedavüle girdiği 1 Ocak 2009 tarihinde 131 dolar ediyorken, bugün 4,5 dolar bile etmiyor”, dedi.
Bayramda Memlekete Gitmek Lüks Oldu
TBMM Genel Kurulu’nda gündem dışı söz alarak ekonomideki kötü gidişat hakkında değerlendirmelerde bulunan DEVA Partisi Adana Milletvekili Sadullah Kısacık, Türkiye’de yaşam maliyetinin dar ve sabit gelirli vatandaşlar için artık dayanılmaz bir hâle geldiğini söyledi: “Türkiye’de yaşamak artık pahalı bir hale geldi. Keyfin, lüksün, mutlu hayat sürmenin maliyeti artıyor demiyorum. Türkiye’de yaşamanın maliyeti artıyor. Bu ülkede gezmek, tatile çıkmak, bayramda memlekete gitmek lüks oldu. Vatandaşın çoluk çocuğuyla hafta sonu bir yemeğe gitmesi bile lüks oldu”, dedi.
Cebimizden Çalınan 126 Dolar Nerede?
Türk Lirasının satın alma gücündeki dramatik düşüşüne dikkat çeken Kısacık, 200 TL’nin yıllar içerisindeki değer kaybını örnek göstererek, “200 TL, genel başkanımız Sayın Ali Babacan’ın tedavüle girdiği 1 Ocak 2009 tarihinde 131 dolar ediyorken; bugün 4,5 dolar bile etmiyor. Geri kalan 126 dolar nerede? Cebimizden 126 dolar çalınmış. Satın alma gücümüz 126 dolar düşmüş”, ifadelerini kullandı.
Gıda ve Enerji Enflasyonu Dünya Sıralamasında Açık Ara Birinciyiz
Türkiye’deki gıda enflasyonunun dünya ortalamasının çok üzerinde gerçekleştiğini vurgulayan Kısacık, OECD ülkeleri arasında Türkiye’nin gıda ve enerji enflasyonunda açık ara birinci sırada bulunduğunu belirtti: “2020 yılından bu yana dünyada gıda enflasyonunun ortalaması %43,59; Türkiye’de %886!
Bir zamanlar ‘Kendi kendine yeten yedi ülkeden biridir’ diye ders kitaplarına giren ülkemiz, OECD verilerine göre %36,4 ile dünya gıda enflasyonu sıralamasında birinci sırada. Enerji enflasyonunda durum çok vahim. OECD enerji enflasyonu sıralamasında %26 ile açık ara dünya birincisiyiz. Türkiye’den sonra gelen ülkenin enerji enflasyonu %7.4”. Açlık sınırı ile asgari ücret ve emekli maaşı arasındaki farkın büyüklüğüne de işaret eden Kısacık, “Türkiye’de açlık sınırı şu ada 34.587 TL, asgari ücretlimiz bu sınırın altında bir maaşla, 28 bin TL ile yaşamaya çalışıyor. Emeklilerimiz için durum daha da fena. En düşük emekli maaşı, açlık sınırının %60’ına denk geliyor. Emekli, aradaki uçurumla, açlık sınırına tepeye bakar gibi bakıyor”, sözleriyle yaşanan tablonun ekonomik gerçekleri açıkça ortaya koyduğunu belirtti.