Uzmanından 'Kaygı" gideren uyarılar!

Klinik Psikolog Hülya Üstekidağ Ayna ve Dr.Yunus Emre Ayna, Kaygının tamamen kötü bir duygu olmadığını öncelikli bunun kabul edilmesi gerektiğini vurguladı.

Uzmanından 'Kaygı" gideren uyarılar!
banner686

“Son düzlükteyiz yine. Üniversite giriş kapısında bekleme bir anlamda. Aylardır verilen emeklerin artık sonuçlarını alma zamanı geliyor” diyen Klinik Psikolog Hülya Üstekidağ Ayna ve Dr.Yunus Emre Ayna şunları söyledi.

“Birkaç gün sonra girilecek YKS için hazırlığını bitiren gençlerimizin kollarını sıvama vakti. Bu yıl başka bir hazırlanma sürecindeydi gençler. İlk defa tüm yıl boyunca online eğitimle girecekler sınava. Bu sürecin hem avantajları hem de dezavantajları oldu tabi. Kimi öğrenciler için evden devam etmek daha motivasyonel oldu, okula giderken ki zaman kaybından kurtuldular. Sadece ağırlık vermek istedikleri derslere ek çalışmalarla yoğunlaşma fırsatı yakaladılar; kimi öğrenciler içinse uzaktan eğitim zorlu, keyifsiz ve daha az verimli geçti. En nihayetinde de aynı sıralarda yarış başlayacak. Kimi gençler için büyük talihsizlik oldu bu pandemi. Ancak unutulmaması gereken şey şu ki; bu sınav bir yetenek sınavı! Yani sınırlı sürede hızlı okuyup anlayan ve hızlı cevaplayan, bu cevaplarda da doğruyu fazla yapan sıralamada üste geçecek. Bu sebeple bunca ay yapılabilecek her şey yapıldı şimdi sakin olma ve önlerine gelen soruları bir bir cevaplama sırası. Bu noktadan sonra gençlerin yapacağı en büyük yanlış kaygılarına yenik düşmek olacaktır”

Peki kaygıyı n’apalım?

“Kaygı tamamen kötü bir duygu değildir. Öncelikle bunu kabul edelim. Az düzeyde bir kaygı bizleri harekete geçirir, yaşamımızı devam ettirebilmemize katkı sağlar. Ne zaman sorundur? Artık bizi tamamen ele geçirip, düşünmemizi bile engelleyecek boyuta ulaşınca sorun olmaya başlar. Bu sebeple ayların emeğini bu düşüncelere kaptırmamak gerekir. Birinci kural şu: “şimdiye kadar elimden geleni yaptım, daha fazlasını artık yapamam. Sakin kalmalıyım!”. İkincisi: “Eğer şimdi paniklersem hafızamdaki doğru bilgileri geri çağıramam. Sakin kalmalıyım!”.  Üçüncüsü: “Bedenimin verdiği tepkilere odaklanırsam, kendimi çok dinlersem sorulara odaklanamam. Sakin kalmalıyım!”. Şimdi gözlerinizi kapatın, burnunuzdan çiçeği koklar gibi nefes alın ve mumu üfler gibi nefesinizi geri verin. Bunu yavaşça 3-4 defa yapın. Sakın hızlı nefes al ver yapmayın, bayılabilirsiniz (!). Aceleye gerek yok! Unutmayın mottomuz “SAKİN KALMALIYIM”. Zaman zaman soru çözerken yorulduğunuzu ya da kafanızın dağıldığını ve odaklanamadığınızı fark ederseniz, sadece 30 sn kendinize dönün. Oturduğunuz yerde gözlerinizi kapatıp yavaş ve sessizce derin nefes alıp verin ve kaldığınız yerden devam edin. Branş öğretmenlerinizin soru çözerken önerdiği taktik ve sıralama tüyolarını hatırlayın. O bilgiler altın değerinde unutmayın! Bu akşamdan itibaren, duşunuzu alın, erken uyuyup sınav günü kalkar gibi uyanın. O gün yapmayı düşündüğünüz kahvaltıyı yapın. Kahvaltıda şekerli ürünlerden kaçının. Enerji verir gibi görünür önce ama kısa sürede kan şekerinizin dengesini bozacağından uyku hali yaratabilir. Bu süreçte fazla kafeinden ve enerji içeceklerinden kaçının. Fazla çarpıntınızı da arttıracaktır çünkü.  Hafif beslenmeye özen gösterin. Ekran karşısında (TV, tablet, PC, Telefon vs) mümkün olduğunca az vakit geçirin, zihninizi ve gözlerinizi yormayın. Bir nevi digital detoks gibi düşünebilirsiniz. İmkanınız varsa günlük yürüyüş yapın ve rahatlayın. Size keyif verecek kişilerle eğlenceli konular konuşun, canınızı sıkacak ortamlardan uzaklaşın. Bugüne kadar yapabileceklerinizi yaptınız bundan sonra tek şey kaldı:

SAKİN KALMAK!”

Emek harcayan herkes emeğinin karşılığını alacaktır. Tüm gençlerimizin istedikleri üniversitelerde, hayallerindeki meslekleri yapabilecekleri bölümleri kazanmalarını dileriz. Hepinizin zihni de yolu da açık olsun. Başarılar……

YORUM EKLE
banner785
SIRADAKİ HABER