Sevebiliyormuyuz?

Abone Ol

Bir gün adamın birine sormuşlar:

Sevmek mi isterdin, sevilmek mi? diye

Adam “sevmek” diye cevap vermiş. Neden demişler.

“Çünkü ne kadar sevildiğimi bilmem, ama ne kadar sevdiğimi çok iyi bilirim” demiş.

Yıllardır söylerim bir insanın sevebildiği biri varsa o kişi çok şanslı diye nedenine gelince günümüzde gerçekten seven - sevilen insan o kadar az ki, artık sevgiler menfaate dönmüş. İnsanlar çıkarı varsa seviyor, çıkarı yoksa yüzüne bile bakmıyorlar.

Kişiler kendi değerlerini kendileri yaratır. Eğer değerli olmak istiyorsan, sevilmek istiyorsan değer vermesini de sevmesini de bileceksin. Çünkü sevmek kişinin kendinde başlar. Severken sevgi dolu olmalısın. İçindeki sevgi gerçek olmalı.  Âşıkken aşk’ı bilmelisin Kerem ile Aslı, Ferhat ile Şirin gibi. Sevgin, Aşkın köklü olmalı; değilse bir rüzgârda uçar gidersin. Bütün meselenin gizzi burada yatıyor. Mutluluğun parfüm gibi olduğunu düşünün, kokuyu kendinize sıkmadan başkalarına kokacağını düşünebilirmisiniz.

Önce sevmeyi bileceğiz, sevilmek ardından zaten gelecektir.

Mutlu olmak isteyenin, güzellikleri görebilecek nitelikte olması gerekir. Hayata pozitif bakmalı, bardağın boş tarafıyla ilgilenmemelidir. Bakış açısı her zaman olumlu olmalıdır.

Özellikle belirtmek istiyorum. Konuşurken tebessümlü ve sevecen olunmalı, sözler kurşun sıkmamalıdır.

 

İnsan sevebiliyorsa sevilir.

Sevildiğimiz kadar değil, sevebildiğimiz kadar değerliyiz!

 

Ne verirsen elinle, o gider seninle... Sevgiler…