Biliyorum, bugün sizi içmekte olduğunuz sigaradan kimse uzaklaştıramayacak. “Dünya sigara içmeme günüymüş ha, kimin umurunda ki sanki” diyeceğinizi de ve hatta bugünden hiç haberinizin bile olmadığını da biliyorum. Nereden mi biliyorum? Çünkü hep öyle diyorlardı; hastanelerin yoğun bakımında yatmakta olan tiryakiler. Bir gün kabir ziyaretine gittiğim de mezar taşında ilgimi çeken bir yazıyla karşılaştım. Orada aynen şu yazı yazıyordu “Bizde sizin gibi gelir gezerdik, mezar taşlarını okurduk”.
İnsanoğlu kâinatta kendi başına musibet gelene kadar akıllanmayan ama düşünebilen tek varlıktır. Hem akıllı olduğumuzu iddia ederken hem de aklın kabul etmediği hal ve hareketleri nasıl oluyor da aynı bedende ortaya koyabiliyoruz? Size “Akıl insanın neresinde?” diye sorsam bana yerini gösterebilir miydiniz acaba? Bazen aklın beyninde olduğunu söyleyen kişiler oluyor, bazen de aklın başta değil yaşta olduğu ileri sürülür ama bana göre akıl insanın beyninde değil, yaptığı hareketlerindedir, yaşama biçimindedir. Size şu soruyu soruyorum. Sigara kimdir onu tanıyor musunuz? Sigarayı araştıran bazı kuruluşlar var. Sigaranın içinde araştırmalara göre 3000 den fazla zehir olduğu doğrulanmış. İçindeki zehirli maddeleri duman olarak içtiğinizi biliyor musunuz? Allah insana her nefeste iki kere yaşama şansı veriyor. Birini nefes alırken diğerini de nefes verirken. Ama kâinatın akıllı düşünebilen varlığı insan, bu nefesi dumanlı olarak solumayı tercih ediyor. Sonuçlarının kanserlere, kısırlığa, cinsel sorunlara hatta ölümlere neden olacağını defalarca kez duymasına rağmen bu alışkanlığa “Atın ölümü arpadan olsun” mantığıyla cevap vermekten geri kalmıyor. Ama aynı insana, evinde beslediği kedisine, köpeğine veya kuşuna marketten yemeğini, mamasını alırken üzerinde “3985 adet zehir bulunmakta veya kedinizin ciğerlerinde kanser yapar, kuşlar da ölümlere neden olur, köpeğinizi kısırlaştırır…” diye yazsa emin olun bu uyarı dikkate alınacaktır.
Türkiye de her gün 300, yılda 120 bin insanımız sigaradan ölüyor. Dünya da toplam 5 milyon insan ölüyor ve bunu bile bile hâlâ neden bu akıllı varlık –insanoğlu- sigara içiyor? Bir yakınının sigaradan kaynaklı kanserden öldüğünü, cenazesinde sigara ikram etmesinin yanlış olduğunu bildiği halde neden hâlâ bunu örf adetmiş gibi yapmaya devam eder ki bizim insanımız. Babasının hastanede nefes alabilmesi için oksijen tüpüne bağlandığını gören evladın dışarıda sigara içmeye devam etmesi neden acaba... Neden biliyor musunuz? Çünkü sigarayı tanımıyorsunuz da ondan içiyorsunuz. Bir kere sigara sadece tütünden ibaret değildir. Sigaranın içinde zehirli toksin maddeler var, bu zehirli maddeler birileri tarafından özellikle koyuluyor. Bence bu zehirleri bilim alanında çok deneyimli sözde doktorlar bir araya getirip illeti ortaya çıkarıyorlar. Ve nedense bu konuda şüphem hiç yok. Sigara içipte milliyetçi olunmaz; çünkü sigara üreticileri dünyada çok büyük bir güç halindedir ama bu güç Türkiye’nin değil yabancı kontrolündedir. Dünyayı yönetenler sıralamasında dördüncü gelmektedirler. Ve cebinde sigara taşıyan herkes bu güce hizmet etmektedir. Sigara nasıl oluyor da dünya da dördüncü güç oldu. Onu da söyleyim bazı bilim adamlarının yaptığı araştırmalar sonucunda sigaranın içine konulan maddeler bağımlılık derecesini dünyadaki en hızlı ve en güçlü olanları bir araya getirmeyi başardılar. Bunun karşılığında da çok iyi paralar ile beslendiler. Ve hâlâ araştırmaları devam ediyor. Bu araştırmalar sonun da sigaraya konulan maddeler akıllı insanın aklını öyle bir hale getiriyor ki hem bağımlılıktan kurtulmanın hemen hemen imkansız olduğu izlenimine kapılmasını sağlıyor hem de sigarasız hayatın anlamsız olduğunu düşündürüyor. Ve o müthiş zekâya sahip olan insanı teslim alıyor. Hem aklımızı hem de beynimizi teslim alan bu şey nedir sadece tütünmüdür elbebette hayır bu olsa olsa tamamen dünyayı sömüren büyük para babalarının sattığı elmalı şeker gibi gösterip özgürlümüzü elimizden aldıkları şeytanın ağcıdır. Hey Ülkemin güzel insanı! Uyansana derin uykudan, artık nereye bu yolculuk, sonunun ölüm olduğu belli değil mi? Türkiye de her gün birçok olay oluyor. Bütün bunlara sabır gösterebiliyorsun(ekmeğe zam, petrole zam, ete zam, taşıma ya zam…)teröre sabır, her şeye sabrımız var. Bir kırmızı ışığa birde sigarayı bırakmaya mı sabrımız kalmadı? Aslında sigarayı kapalı alanda değil de açık alanda yasaklamak gerekli idi. Çünkü kapalı alanda sigara içenler evinde iken çocuklarının yanında kötü örnek olmamak için evin içinde içmiyor. Çıkıyor dışarıda sigarasını içiyor iyi ama dışarıda da başkasının çocuğuna kötü örnek olunmuyor mu o zaman. Birçok özenti medya da ve sokakta başlıyor.
Önümüzdeki yıllarda umut ediyorum ki sigara açık alanlarda da yasaklanır. Dünya sigara içmeme gününüzün sigarasız geçmesi dileğiyle sigarayla savaşanlar asli üyesi olarak bu anlamlı gününüzü kutluyorum.