Suçlular arandı rengarenk
Ve düşünen düşünceler ,
Ve düşünen düşünenler
Davul zurna ile Kursuna dizilecek...
Gelecekte temiz , tutarlı siyaseti dizayn edecek , bugün siyasetin merkezinde olan genç, ender siyasetçilerden biri Soner Anafartalar…
Aynı zamanda adanahabermerkezi.com’ un benim gibi çiçeği burnunda bir yazarı.
Kaleme aldığı ilk yazıyı tebrik ediyorum.
Sayın Anafartalar Bu gün ülkemizin içinde bulunduğu durumun kaynağı olarak gördüğümüz sorunu gündemine taşımış, Gençliğin siyasete olan ilgisizliğini sorgulamış, sorunun nedenini de çok net bir şekilde ortaya koymuş..
Nacizane uzun yıllar gençlerin karar Alma Mekanizmalarına aktif katılımı için büyük çaba harcayan ve çalışmalar yürüten biri olarak konuyla ilgili bazı tespitlerimi sunmak isterim .
Evet Bu günkü gençliğin siyasetten uzak olmasının sorumlusu 12 Eylül’ü doğuran ve o dönemde iktidar olan statükocu zihniyettir.
12 Eylül sadece Erdal Ereni 17 yaşında İdama götürmedi, düşünen tartışan ülke meselelerine duyarlı , idealleri uğruna mücadele eden genç bir nesli adeta tırpanladı ve yok etti.
Daha da vahimi 12 Eylül bir nesli yok ederken idolojileri de yok etti.
12 Eylül sonrası gençler idealsizleşme tabi tutulan bir süreç yaşadı. İdeal olmayınca siyaset “bireysel hevesleri tatmin” aracına dönüşmektedir. Bunun sonucunda demokrasiyi ve modern yapıyı henüz içselleştirmemiş olan ülkemizde “İdare-i maslahat-yolsuzluk” “hak edilmeyeni talep etme” çizgisinde bir anlayış hakim olmuştur. Gençler artık ben merkezli ve kısa yoldan köşeyi dönmenin yollarını aramaktadırlar. Buldukları bu yolda ise yaptıkları her şeyi mubah saymaktadırlar.
Siyasetçiler her kötülüğün müessibi olarak görülür. Halbuki siyasiler içerisinde bulunduğumuz toplumun ürünleridir. Yani toplum nasıl yönetilmek istiyorsa yöneticilerini o şekilde seçer.
Türk siyasi tarihi 1946 yılından bu yana karmaşık siyasi bir süreçten geçmiştir. 12 Eylül acısını yaşayan genç neslin bu günkü nesle mirası bu siyasi karmaşadan uzak durmasını sağlaması olmuştur.
Evet gençler bu karmaşaya girmek istemiyorlar, girenlerde bir genç olarak değil de “büyük ağabeyleri” gibi davranmayı yeğliyorlar. Çünkü davranışlarının meşrulaşabilmesi için geliştirilen normlarla örtüşmesi gerekiyor. Bu normlarda statükonun hakimolduğu siyasi partilerce oluşturuluyor ve genci yaşlısı bayanı herkesi dar bir alana hapsediyor. Partiler gençleşmiyor, gençler partilerinin dişlisinin bir parçası oluyorlar.
Evet koca koca adamlar gençleri siyasetten soğuttu. Şimdi koca koca adamlar gençleri bir birey olarak yetişmesi için ortam hazırlamaktan ziyade doğrudan yetiştirmenin!, 12 Eylülde olduğu gibi bu gün yeniden dizayn etmenin çalışması içerisindeler.
Evet gençler şapkayı çıkartıp önümüze koymamız lazım. Koca koca adamlara fırsat verdiğimiz için bizlerde suçluyuz.