Son 12 yılın ince ve haşin siyaset argümanı vesayet olmuştur. Namı diğer; ötekileştirme, kutuplaştırma, kamplara ayırıp düşüncenin arka bahçesini oluşturma fiil ve faaliyetleri. Bu argümanın kullanım rahatlığında felsefe yapmaya, bilimsel ve entelektüel dayanaklar saptamaya, delil ve şahitler aramaya gerek yoktur. Oluşturursun mahalle baskısını, sürersin yaftanın bin bir çeşidini muarız bildiğin muhataplarının tamamı üstüne. Şak diye oy.
Mevcut siyaset düzeneğine itiraz ederseniz ya Ergenekoncu olsursunuz ya da paralelci. Şuna bir bakar mısınız? Dört bakanın evinde ve iş yerinde kasalar ve para dolu kutucuklar ve hatta sonu gelmez miktarlı dövizlerin sayılabilmesi için hazır tutulan para sayma makinaları bulunuyor. Halk bankası müdürünün evinde 4,5 milyon para yakalanıyor. Üzerine gidecek olursan sopa hazır. -"Paralelci"
Vesayetin vicdanı yoktur, merhameti yoktur izan ve izah yönü yoktur. Yüklenirsin muhatabının üstüne katır yükü safsatayla. Yine hani katır yüküyle paran da var ya, kiralarsın şaklaban medya siliklerini. Jetten hızlı mesafe alırsın yalan ve dolanlarını dinamikleştirirsin. Şuk diye oy..
Çok yıllar önceydi. Vesayetin yalanla, hileyle, iftirayla ve bin bir şarlatanlıkla şişirilmiş vesayet topu binlerce pare vuruşla patlatıldı masum vicdanların üstüne. Anadolu insanının kahir çoğunluğuna düşünme payı bile verilmeden inanması emredildi. Toplumun elini vicdanına bile götürmesine müsaade edilmeden kin kusması emredildi ötekileştirilenlere.
Sonuç ne oldu? Bilmediğimiz bir devasa örgüt meğer bizi yok etmek istemiş, camileri bombalamak istemiş ve iktidarı tepetaklak etmek istemiş ve bunun için tüm devrim planları devreye koymuş. Bu ışınlama fikir hemen yeşerdi ve toplum vicdansız bir vesayetin kurbanı oldu. Neydi bu vicdansızlığa konu tepeden indirilme vesayet malzemesi?
Cevap: ÖNDERLİĞİNİ İLKER BAŞBUĞ’UN YAPTIĞI ERGENEKON TERÖR ÖRGÜTÜ
Nedir nihai gerçek?
Cevap: Aslı yok, esası yok, vicdanı yok, uydurma kof ve kumpas tavernası vaveylalar cümbüşü.
Şimdi aynı vesayet davulu vicdansızca şişirilmektedir. Neymiş Fethullah Gülen ve cemaati Türkiye’nin en tehlikeli terör örgütüymüş, inlerine girilesiymiş, hücrelerinin alyuvarlarına dalınasıymış ve içilecek su bile verilmeyesiymiş onlara. Bak bak bak… Sizi gidi ötekileştirme hamurunun çiğ ve iğrenç çamursu vesayet artıkları sizi… Artık hala sizin bu içi boş ve para manyağı yaptığınız yandaş medya soytarıları ile yellediğiniz söylemlere inanacağımızı mı sandınız?
Hayır, inanmıyorum ve inanmıyoruz. İnşallah bu milletin de zihin künhü bu iğrenç yaftalamalarınıza alet olmayacaktır.
Sonuç: Hani Ergenekon hikâyeniz vardı ya! Haşhaşin yaftanız da boş, uydurma ve bir ötekileştirme zılgıtından başka bir şey değildir. Zafere ulaşmayı normal bir yoldan deneyemez misiniz siz? Bak bu düşman üretme hinliğinizi millet gördü ha… Üstelik bak BAK HAREKETİ de şimdi siyasetin onurlu kulvarında millet tercümanlığına amade etti tüm kadrolarını. Denk alın ayaklarınızı!
Fahrettin Korkmaz