Yok! Hayır! Hayır!
Evet! Evet!
Yalancının biriyim ben…
…sustuğu zaman konuşan, konuştuğu zaman susan…
…haksız taraf olup da dilsiz olan..
…dilleri lal olduğunda çok konuşan…
…açık bir biçimde ilan ediyorum ki, yalancının biriyim ben!
…kızdığı zaman çokça gülen…
…güldüğü zaman çokça kızan…
…O’na gittiğini söylediğinde başkasına giden…
…başkasına gittiğini söylediğinde O’na giden…
…bağıra çağıra söylüyorum ki, yalancının biriyim ben!
…çok sevdiğini söylediğinde hiç sevmeyen…
…hiç sevmediğini belirttiğinde çok seven…
…kendisini güvenilir birisi gibi gösterip de, hiç güvenilmeyen…
…hiç güvenilmeyen birisi gibi görünüp de, çok güvenilen…
…durmaksızın söylüyorum ki, yalancının biriyim ben!
…sağlam görünümlü kırılganlıkları olan…
…kırılgan görünümlü sağlamlıklarda boğulan…
…uyku halindeyken herkes, kendisi uyanık olan…
…uyanıkken herkes, kendisi uykuda bulunan…
…farklı olduğunu belirtip de, herkes gibi sıradan olan…
…herkes gibi görünürken farklı ve olağandışı davranan…
…cümle alem duysun ki, yalancının biriyim ben!
‘‘Defol git!’’ denildiğinde hiçbir yere gitmeyen…
‘‘Gitme!’’ denildiğinde defolup da giden…
…her şeyden vazgeçmesi gerekirken hiçbir şeyden vazgeçmeyen…
…hiçbir şeyden vazgeçmesi gerekmezken her şeyden vazgeçen…
…kendi suskunluğu içinde kaybolup da sessizliğinde boğulan biri olarak söylüyorum ki, yalancının biriyim ben!
…yüzüne karşı küfür dahi edilmeyecek kadar önemsiz ve değersiz olan….
…çokça sevdiği ve sevildiği güne lanetler okunan…
…her durumda kesin hükümlerle azarlanan, sorgulanan ve yargılanan…
…aşağılanmasına, azarlanmasına, küçük düşürülmesine aldırış etmeden gururunu her defasında yok sayan…
…yalancının biriyim ben!
…kendi gerçeğini kendinden saklamayan…
…her hatayı kendinde bulan…
…kusurlar içinde kusursuzluğu arayan…
…yalancının biriyim ben!
…kendi canı sıkılmasın diye, her şeyi başka bir kimseye yaptıran…
…başkasının canı sıkılsın diye, her şeyi kendisi yapan…
…gündüzü belli olup da, aksamı hiç belli olmayan…
…akşamın belirsizliği içinde ne yapmış olduğu hiç bilinmeyen…
…yalancının biriyim ben!
…en güzel günleri dahi bir anda berbat eden…
…kendi günü hiç berbat olmayan…
…bir başkasında kalp kırıklıkları oluşturan…
…ve kendisinin taş kalbi hiç kırılmayan…
…yalancının biriyim ben!
…yalancıyım ben!
Kadının belki de hayatın acı ama gerçek olan bu söylemi, keskin ve soğuk bir havanın adeta bir bıçak gibi kesen bu durumu, adamın suratına sert bir tokat halinde iniyordu.
Bu tokat sonrası, adamın utancından kıpkırmızı olan suratı bir cehennem yangının kor alevleri arasından çıkmış gibiydi.
Dudaklarında, kulaklarında, aklında, kalbinin kırılganlıklarında, ruhunun derinliklerinde kendisine kadın tarafından söylenen ve sadece üç kelimeden ibaret olan ‘‘Yalancının birisin sen!’’ ve kendisinin kendisine söylediği ‘‘Yalancının biriyim ben!’’ tümcesi yinelenip duruyordu her defasında.
…ve şimdilerde adam, bakakalmıştı üzerine serilen karanlıkların ardından…