YARAR ÇELİŞKİSİ

Abone Ol

Siyaset bilimciler, "Toplumun değişim ve dönüşümü, bireylerin değişim ve dönüşümüyle, dahası bu yöndeki mücadeleyle olur" der. Yaşam değiştiğine, değişmeyen bir şey olamayacağına göre, değişimin kurallarını da bilmek gerekir. Değişim mücadelesi veren siyasi partilerin ise çok daha fazla şeyi bilmesi ve bunu pratikte uygulaması gerekir.
***
Yaşamda, yarar-zarar hesabı çok önemlidir. CHP Lideri Kemal Kılıçdaroğlu, haftasonu kentimizdeydi. Bu ziyaret bana ‘yarar’ sözcüğünü yeniden irdeletti. Neden mi? Anlatayım… Atatürk’ün kurduğu, bugün eski hali özlenen Türk Dil Kurumu, yarar sözcüğünün anlamını; "Bir işten elde edilen iyi sonuç, fayda, avantaj" olarak açıklıyor. Şimdi bana söyler misiniz, sayın Kılıçdaroğlu’nun Adana ziyaretinden ne gibi iyi sonuçlar elde edildi? Kılıçdaroğlu’nun programını anı anına izleyen bir basın mensubu olarak, ne yazık ki buna olumlu yanıt veremeyeceğim.
***
Çünkü, aksaklık en başından beri vardı. CHP etkinliklerinde sürekli yaşanan telaş, karmaşa ve çıkmazlar havaalanındaki karşılama sırasında başladı. Politika, bir kişiyi, kendi fikir ve düşüncelerinizle tanıştırma, ona inandırma ve o politik hedef için mücadeleye dahil etme amacıyla yapılmaz mı? Havaalanı kapısında biriken o yüzlerce kişi, sıkıştırdıkları polislere, görevlilere ve dahası gazetecilere neden hakaret ediyor o zaman? Orada birikenlerin CHP’li olması CHP’ye yetiyorsa diyecek bir şeyim yok. O kalabalıktakiler yaptıkları terbiyesizliklerle, gazetecilerin, polislerin ve görevlilerin CHP’ye yönelik bakışını olumsuz yönde etkilememiş midir?
***
Kılıçdaroğlu’nun içinde bulunduğu konvoy, kent turu atıyor. Gazeteciler, Bakımyurdu-Kıbrıs, Obalar,  Saydam ve Küçüksaat Caddeleri boyunca parti otobüsünün peşinden koşuyor. Kan-ter içindeler. Madem Kılıçdaroğlu halkla buluşturulmak isteniyor. Bunun yöntemi sadece bu mudur? Gün boyu Kılıçdaroğlu Adana’ydı. Neden miting yapılmadı? Miting sayesinde daha fazla kişiyle buluşturulmuş olmaz mıydı?
***
Parti binasında toplananlar belli ki partililer, yani CHP’liler. Orada partili olmayanlar varsa onlar da gazetecilerdir. Kılıçdaroğlu’nu görmek için görevini yapmaya çalışan basın mensuplarına hakaret ve galiz küfürler savuran partili, bir gazetecinin dolaylı da olsa CHP’ye oy verme ihtimalini sıfırlamış olmuyor mu? Bu gerçekliği kim, nasıl açıklayabilir?
***
Kılıçdaroğlu'nun Adana Seyhan Otel'de vurguladığı birçok konu elbette ki toplumun tamamını ilgilendiriyor. Çok önemli saptamalar da yapmıştır Kılıçdaroğlu. Zira objektif bakış açısıyla gazetemize yansıyan haberler ayrı irdelenmiştir. Bu yazıdaki niyetimiz ise CHP Lideri'nin Adana gezisinden çıkan sonuca vurgu yapmaktır.
CHP, iktidarın en büyük alternatifi olarak varlığını koruyor. Emeğin temsilcisi olan bir partinin başındaki Kılıçdaroğlu’nun, işadamları ile birlikte Çukurova’daki tarım işçilerini, işsizleri ve fabrikalarda üç otuz paraya çalışmak zorunda kalanları hedeflemesi gerekiyordu. Çünkü, parasız da olsalar, çoğunluk onlar…
"AKP’den daha az oy aldıysak, kusurlusu biziz" diyen CHP Lideri Kılıçdaroğlu’nun, Adana ziyaretinden sağlanan yararın ne olduğunu bilmem anlatabildim mi?
İyi haftalar diliyorum.