GÜNCEL:
Çağ Üniversitesi'nde 'Mülteci' koneransı ​​

Çağ üniversitesi Hukuk Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Yücel Ertekin'in moderatörlüğünü yaptığı konferansta; dünyanın farklı coğrafyalarındaki birçok ülkeyi etkileyen ve trajik sonuçlara yol açan göç ve mülteci sorununa karşı insan merkezli çözüm önerileri tartışıldı. Akademisyenler ve öğrenciler de görüş, düşünce ve sorularıyla konferansa katkı sundular. 
Muhtemel çözüm önerileri geniş perspektifle aktarılarak kaynağı insan olan göç ve mülteci problemine karşı karar alıcıların faydalanabileceği yeni yaklaşımlar ve bakış açıları geliştirildi.
Adana Barosu Mülteci Hakları Komisyonu Başkanı Av. Selen Berna Ünlüatlı, Suriye’deki savaşla birlikte en fazla göç alan ülkenin Türkiye olduğunu belirterek bu sığınmacıların ise %10’unun kamplarda, diğer yüzde 90’inin ise şehirlerde yaşadığını söyledi.


"ULUSLARARASI VE ULUSAL MEVZUAT KAPSAMINDA YÜKÜMLÜLÜKLERİMİZİ YERİNE GETİRMELİYİZ"
Av. Ünlüatlı, bu göçlerin ülkemizi fazlasıyla etkilendiğini belirterek, “Biz ülke olarak insani sorumluluklarımızı yerine getirme noktasındayız. Bunu yapmazsak daha kötü sonuçlar doğurabilir. Adana Barosu olarak biz elimizden geleni hukuki anlamda yapmaktayız. Uluslararası ve ulusal mevzuat kapsamında yükümlülüklerimizi yerine getirmeliyiz. Suriye’den gelen göçmenlerin çoğu çeşitli savaş nedeniyle ülkelerini terk etmek zorunda kaldılar. Bu anlamıyla da vatandaş olarak, öğrenci olarak, bir insan olarak Suriye’den gelen mültecilere sığınmacılara gereken saygı ve desteği göstermeliyiz.” dedi.
"SURİYELİLERİ GERİ GÖNDERMEMİZ MÜMKÜN DEĞİL"
Av. ünlüatlı, Türkiye'de şu anda 3 milyon Suriyelinin bulunduğunu belirterek, "Geri göndermeme ilkesi uyarınca gönüllü geri dönüş dışında Suriyelileri ülkelerine geri göndermemiz bu şartlarda mümkün değil." diye konuştu.
Yaklaşık 1 milyon 500 bin Suriyeli sığınmacının öğrenci ve okul çağındaki yaş grubunda olduğunu söyleyen Av. Ünlüatlı, "Birçok insanımız istihdam edilmezken Suriyelileri nasıl istihdam edeceğiz? türü eleştirilerin de haklı ama şu an itibariyle çözümün olmadığını belirtti. Av. Ünlüatlı, "10’dan az olan bir işyerinde sadece 1 Suriyeli çalıştırılabilir. İkinci olarak ise; çalışma iznine başvurulan işyerinde çalışan Suriyeli sayısı, işyerinde çalışan Türk vatandaşı sayısının % 10’unu geçemeyecektir. ( Eğer işveren ilgili işi yapacak işçi aramak için İŞKUR’a başvurmuşsa ve 4 hafta beklemiş ama İŞKUR işverene işçi bulamamışsa, artık işverenin Suriyeli için yapacağı çalışma izni başvurusunda % 10 kotası uygulanmayabilir.) Çalışma yaşamında Suriyelilerle ilgili sorunlar artmaya başladı. Hukuksal problemler arttı. İş çevreleri Suriyeli sığınmacılara ucuz iş boyutuyla bakmaktadır. Suriyeli sığınmacılar da eğer artık Türkiye’nin bir gerçeği ise bunun olumsuz etkilerini azaltacak önlemler üzerinde durulmalıdır. " dedi.


"YANLIŞ DIŞ POLİTİKALAR MÜLTECİ SORUNUNU BÜYÜTTÜ"
Adana Baro Başkanı Av. Veli Küçük, bu toprakların yüzyıllardan beri göç hikayelerine konu olduğunu, ülkemizin sadece Suriye ve Iraklı mültecilere değil, Kafkaslardan, Balkanlardan ve farklı kültürlere sahip coğrafyalardan gelen insanlara da kucak açtığına dikkat çekti. İnsani bir dram olan göçün bir tercih olmadığının altını çizen Av. Küçük, halkımızın tepkisini önlemeyi de içeren kapsamlı bir ‘Suriyeli sığınmacı politikası’ nın acilen hayata geçirilmesi gerektiğini belirterek, “2011 yılından itibaren Suriye'de yaşanan iç savaş nedeniyle ülkemize 3 milyondan fazla Suriyeli geldi. Türkiye nüfusunun %3'ü mülteci konumunda.. Yanlış dış politikalar sorunu daha da büyüttü ve mülteci sorunu bugünlere kadar geldi.
Sınırlar yol gecen hanı oldu. Türkiye çok ciddi canlı bomba ve terör eylemleri ile karşılaştı. Suruç, Hatay Reyhanlı, Ankara Tren Garı, İstanbul Sultanahmet, Atatürk Havalimanı, Ortaköy ve Gaziantep'te bir düğün salonundaki patlamalar nedeniyle masum insanlarımız katledildi ve çok büyük korku yaşadılar. Vicdanların Bodrum’da denizden karaya vurduğumu Aylan bebeğin hazin öyküsünü hepiniz hatırlarsınız. Bu sorunun bugün daha da büyüdüğünü düşünüyoruz. Bu sadece mültecilerin değil dünyanın ortak sorunudur. Birleşmiş Milletler nezdinde iç savaşın sona ermesi en temel çözümdür. Bu çerçevede Türkiye halkının tepkisini önlemeyi de içeren kapsamlı bir ‘Suriyeli sığınmacı politikası’ acilen hayata geçirilmelidir.
Düzenlediğimiz konferanslarda, zorla yerlerinden yurtlarından edilen insanların hakları olduğunu, yaşanan mağduriyetleri anlattık, anlatmaya devam ediyoruz. Barışın egemen olduğu, çocukların ölmediği, kimsenin yerinden yurdundan olmadığı bir dünya özlemekteyiz" dedi.
Konuşmaların ardından Çağ Üniversitesi Hukuk Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Yücel Ertekin, Baro Başkanı Av. Veli Küçük ve Mülteci Hakları Komisyonu Başkanı Av. Selen Berna Ünlüatlı'ya teşekkür belgesi takdim etti.
 

Misafir Avatar
İsim
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner529

banner528

Mahrukatçılar Küçük Sanayi Sitesi"...
Vali Mahmut Demirtaş’ın başkanlığında Adana’nın Sarıçam İlçesi’nde kurulması planlanan "Mahrukatçılar...

Haberi Oku