“İş kazalarının % 98’i önlenebilir”

İMO Adana Şube Başkanı Zekeriya Turanbayburt, son günlerde Adana’daki inşaatlarda yaşanan iş kazalarının vahim sonuçlarına dikkat çekti

“İş kazalarının % 98’i önlenebilir”
banner560

İnşaat Mühendisleri Odası (İMO) Adana Şube Başkanı Zekeriya Turanbayburt, Adana’da son günlerde inşaatlarda yaşanan iş kazalarıyla ilgili açıklama yaptı. Turanbayburt, Türkiye’de inşaatla ilgili iş kazalarında üst sıralardaki yerini bırakmayan Adana’da gerekli önlemlerin alınmaması nedeniyle iş kazalarına her geçen gün yenilerinin eklendiğini vurguladı.
“ÖNLEM ALINSAYDI ÖLÜMLER OLMAZDI”
“Geçtiğimiz hafta, Adana’da bir plastik üretim fabrikasında çatıyı kurmaya çalışan işçilerin kullandığı iskelenin çatının üstünden geçen yüksek gerilim hattıyla temas etmesi sonucu, iki işçi kardeşimiz olay yerinde can verdi, bir işçimiz ise yaralandı” hatırlatmasında bulunan Turanbayburt, yine 27 Mayıs Pazar günü Yüreğir ilçesinde, yeni Kaymakamlık binasının inşaatında sıva yaparken tahta iskelenin yıkılması sonucu beton zemine düşen bir işçinin yaşamını yitirdiğini belirtti. Öncelikle ölen işçilerin ailelerine sabır ve başsağlığı dileyen, yaralanan işçinin de bir an önce sağlığına kavuşmasını temenni eden Turanbayburt, “Ve ne acıdır ki gerekli önlemler alınmış olsaydı, bu kazalar meydana gelmeyecekti, bu canlar gitmeyecekti, aileler bu acıyı yaşamayacaktı” diye konuştu.
“TEDBİRLER BİLİMSEL OLMALI”
Yapılan bilimsel araştırmaların meydana gelen iş kazalarının yüzde 50’sinin “kolaylıkla”, yüzde 48’inin de sistemli bir çalışma ile önlenebileceğini ortaya çıkardığını dile getiren Turanbayburt, şunları söyledi: 

“Çalışmalar, insanların hayatına mal olan bu üzücü olayların tedbirler alınırsa %98’inin önlenebileceğini göstermektedir. Ancak ne yazıktır ki tüm bu gerçeklere rağmen iş kazaları eksilmeden devam etmekte; özellikle inşaat sektörümüz alınmayan önlemler nedeniyle ölümlü iş kazalarında başı çekmektedir. Yapı üretim süreci, insan iş gücü emeğine dayalı bir sektördür.  İnşaat sektörü ölümlü kaza, uzuv kayıplı kaza ve meslek hastalığına yakalanma risklerinin çok yüksek olduğu iş kollarının başında geldiğinden sektördeki kazaların azaltılması ve önlenmesi için tedbirlerin bilimsel ve uygulanabilir olması şarttır. Alınacak tedbirler, proje üretim aşamasından başlayarak bütün üretim safhalarını içerecek şekilde insan hayatını korumaya yönelik olmalıdır. 
“MEVZUAT EKSİKLİĞİ BİR AN ÖNCE GİDERİLMELİDİR!”
İşverenlerin konuya maliyet hesapları üzerinden yaklaşması engellenmeli, emniyetsiz çalışma ve kaza riskleri mesleki uzmanlığa haiz mühendislerce her iş için tespit edilmeli, planlı bir şekilde sürdürülebilir tedbirler alınmalı, işçiler bu doğrultuda eğitilmeli, iş ekipmanlarının teknolojiye ve standartlara uygun olması sağlanmalıdır.  Ülkemizde işçi sağlığı ve iş güvenliği konusunda bütüncül, çözümcü, insan odaklı bir yaklaşım sergilenemediğinden alınan önlemler yetersiz kalmakta, iş kazalarının önüne geçilememektedir. İktidarın mevzuat eksikliklerini biran önce gidererek sürdürülebilir bir üretim süreci sağlaması zaruridir. Ancak işçi sağlığı ve iş güvenliği alanındaki son düzenlemelerin yeni iş kazaları ve iş cinayetlerine yol açıcı mahiyette olduğunu görmekteyiz. Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı tarafından 21 Mayıs 2018 tarihinde Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren değişiklik sonucu ilgili yönetmelikte yer alan “on” çalışan sayısı “elli” olarak değiştirilmiştir. Değişiklik sonucu 1-49 çalışanı olan işyerlerinde iş güvenliği uzmanlığı ve işyeri hekimliğini, mesleği ne olursa olsun işveren veya işveren vekili yerine getirebilecektir.
İŞÇİ SAĞLIĞI VE İŞ GÜVENLİĞİNE DİKKAT ÇEKTİ
İşyerinde işçi sağlığı ve güvenliğinin sağlanması elbette işverenin yükümlülüğüdür. Ancak, işçi sağlığı ve iş güvenliği konusunda işverenlere rehberlik yapmakta olan İş Sağlığı Güvenliği Kurulları ile iş güvenliği mühendisleri/uzmanları ve işyeri hekimlerinin devreden çıkarılması ve bu hizmetin toplam 16 saat eğitim alacak olan işveren veya işveren vekili tarafından yürütülmesi mevcut sorunlara yeni hayati sorunlar ekleyecektir. İş kazalarının, iş kazaları sonucu ölümlerin ve meslek hastalıklarının artmasına neden olacaktır. Emekçilerin işgücü ile yapılan her türlü üretimde, emekçilerin can güvenliği her şeyden önce gelmelidir.  Tüm düzenlemelerde insan hayatını koruma esas alınmalıdır. Çalışmaların tüm aşamalarında önlemler titizlikle, önemle hayata geçirilmelidir. Unutulmamalıdır ki ihmal edilen her konu insan hayatına mal olabilir. Önlem almamak yeni ölümlere davetiye çıkarmak demektir.”

YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER