CHP'li Bulut, sağlıkçıların sesi oldu

​​​​​​​CHP Adana Milletvekili Burhanettin Bulut, iktidarın sağlıkta şiddet altında kamuoyuna sunduğu, sağlık ve sağlıkçıların, meslek örgütlerinin hakkını gasp eden düzenlemeyi Sağlık, Aile, Çalışma ve Sosyal İşler Komisyonu’nda değerlendirdi.

CHP'li Bulut, sağlıkçıların sesi oldu

İktidarın Torba Yasa’yı alışkanlık haline getirdiğini Bulut, iktidarın kendi tercih ettiği, kendi getirdiği rejimin anlamına, ruhuna uygun olmayan yasalar Meclis gündemine aldığını kaydetti.  Kanun Tekliflerinin meslek örgütlerine danışılmadan, tartışılmadan, yangından mal kaçırır gibi oldubittiyle komisyonlara getirildiğini belirten Bulut, “Bir önceki torba yasanın adı “bedelli askerlik” olarak geçiyordu ama içinde Kanal İstanbul vardı, yine kamu eczacılarına yönelik bir sürü madde vardı. Burada da aynı tutumla karşı karşıyayız. Kanun teklifinde tütünle, tüp bebekle, ilaçla, eczacılıkla, hekimlerin mesleğinin icrasıyla Anayasal haklarla ilgili düzenlemeler var. Yeni rejim öncesi iktidarın “Yasama ve yürütme birbirinden ayrıldı, kaliteli yasama, kaliteli yasa çıkartalım” sözlerini hatırlatan Bulut, kaliteli yasamanın sadece konunun uzmanlarıyla yapılabileceğini kaydetti.  

MESLEK ÖRGÜTLERİYLE İŞBİRLİĞİ ÖNEMLİ

Bulut şöyle devam etti:

“Bu yasanın içerisinde 5’inci madde elbette çok kıymetli, önemli ama bizlerle ilgili olan maddeler de 7 tane ilaçla, eczacılıkla, eczacı örgütleriyle ilgili madde var ve bu konunun muhatabı Türk Eczacıları Birliği. TEB’in Türkiye’de antibiyotik tüketiminin çok yoğun olduğuna ilişkin bir tespiti vardı ve Sağlık Bakanlığımız, Çalışma Bakanlığımız, Türk Eczacıları Birliği, basın ve doğal olarak eczaneler bir araya geldi, bu oranı yüzde 42’den 29’a düşürdü. Demek ki bir iş birliği var, demek ki bir ortak çalışma var. İşte, ilaca ilişkin bilgilendirme, yine benzer birçok projede bunlar gerçekleşti.

Düzenlemedeki maddelerden bir tanesi de yardımcı eczacılık. Yardımcı eczacılık geçen dönem eczacı milletvekillerinin katkılarıyla yine dört partinin ortak önerisiyle geçti. Eczacılar açısından Türk Eczacıları Birliği açısından, eczacı örgütümüz açısından da 1996 yılından 2012’ye kadar on altı yıllık bir emeğin sonucuydu. İçinde eczacılık fakültelerinin beş yıla çıkartılması, eczaneleri tahdit, bunlarla birlikte de yardımcı eczacılık vardı. Şimdi kaldırılıyor. Eczacılık fakültesini beş yıla çıkardınız, eczanelere açılma sınırlaması getirdiniz, 3.500 kişiye bir eczane getirdiniz. Bu yıl 1.400 eczacı mezun oldu, gelecek yıl 1.800 ve bu çocukların eczane açma ihtimali de yok çünkü yasayla bunun yönetmeliğini çıkarmadınız, bunun kılavuzunu çıkarmadınız. Kim çıkarmadı? Mevcut Hükûmet, mevcut bu işi uygulayıcılar. Çıkmamış bir maddeyi şimdi kaldırıyorsunuz.

ECZACILARA YÖNELİK MADDE ART NİYETLİ

Yine bir başka maddede de diyor ki: “Herhangi bir reçeteli ilacı eczacı verdiğinde kalem başına 2 bin lira.” Öncelikle para cezasıyla hiçbir meslek örgütü disipline edilemez. Böyle bir şey mümkün mü? Böyle bir maddenin yazımının hiçbir mantığı yok. Bu ancak art niyetli bir madde olur veya altında başka bir hesap yatar. Türkiye’de eczane pratiğinde böyle bir şeyin hayata geçmesi mümkün değil Türkiye’de yüzde 85 ilaç reçeteli yani Sosyal Güvenlik Kurumundan geçiyor. Türkiye ilaç anlamında birçok ülkeye örnektir çünkü ilaçlarda karekod sistemi var, her ilacın bir kimliği var, girişi ve çıkışı anlamında hepsi kontrol altında. Dünyanın ilaçta en önemli sorunu sahte ilaçtır. Türkiye’de sahte ilaç yok. Bu kurulan sistemle, biraz önce anlattığım mantıkla, kurumlar arası ilişkilerden, sağlıklı ilişkilerden çıkan sonuçlardır bunlar. Ve şimdi siz diyorsunuz ki: “Ben 2 bin lira ceza vereceğim.” Hangi mantıkla, hangi anlayışla, ne ihtiyacından dolayı bunu istiyorsunuz?  

İLAÇ ÖZEL ŞİRKETLERE DEVREDİLİYOR

Bizi birçok ülkenin çeşitli yerlerinden ararlar yetim ilaçla alakalı. 30-35 bin kişiyi ilgilendiren hastalıklar var yani 80 milyonluk bir ülkede sadece 35 bin insanı ilgilendiren hastalıklar var. Bu ilaçlar Türkiye’de olmaz, yoktur yani dünyanın her tarafında her ilaç bulunmaz ama bunların bir şekilde Türkiye’ye getirilmesi gerekiyor bu tedavi açısından ama şimdi siz burada bunu özel şirketlere devrediyorsunuz. Bu maddelerin ihtisas komisyonlarında, alt komisyonlarda mutlaka çalışılarak çıkarılması gerekiyor. Acil değildir, şu anda şiddetli bir ihtiyaç yoktur, birçoğuna şu anda, yakın dönemde de ihtiyaç yoktur.

Güncelleme Tarihi: 07 Kasım 2018, 14:09
YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER

banner626

banner629