Güçlendirme projeleri, belgeli inşaat mühendisleri tarafından yapılmalı ve ilgili belediyesi tarafından ruhsata bağlanmalıdır
İnşaat Mühendisleri Odası (İMO) Adana Şubesi deprem hasar tespitlerine ve güçlendirilmesi gereken binalara ilişkin yaptığı açıklamada; ağır hasarlıların yıkılacağının açık olduğu ancak orta hasarlı binalara ilişkin belirsizliğin korunduğu kaydedildi.

İMO Adana Şube Başkanı Hasan Aksungur tarafından yapılan açıklamada, 6 Şubat depremleriyle Adana ili ve ilçeleri ile 11 ilimizde, yakın geçmişte görülmemiş can kayıpları ve yıkımların yaşandığı ifade edilerek; Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüklerince hasar tespit çalışmalarının devam etmekte olduğu, itirazların da değerlendirildiği belirtildi.
Aksungur açıklamasında; depremin ardından Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı tarafından orta hasarlı binaların da yıkılacağının söylendiği ancak bu açıklamanın karara dönüştürülmediğini hatırlattı.
İtirazların sonuçlandırılması ile birlikte, orta hasarlı durumunun kesinleşmesini müteakip; bu binaların, konusunda uzman inşaat mühendisleri tarafından performans analizine tabi tutulması gerektiğini ifade eden Aksungur “ Elbette ki gerek hasar durumu gerekse güçlendirme maliyetinin yüksek olması nedeniyle yıkım kararı verilecek olanlar çıkacaktır, ancak güçlendirme ile korunabilecek binalar ayrı değerlendirilmelidir” dedi
Bu noktada önemli sorunlardan birinin de güçlendirme maliyetinin malikler tarafından karşılanabilmesinin şartları olduğunu belirten Aksungur,  Adana’da hasar tespitlerinin geldiği noktaya ilişkin rakamları verdi. Buna göre;  ağır hasarlı bina sayısı 2.988’dir ki bunlar yıkılacaktır. Orta hasarlı bina sayısı 4.949, az hasarlı bina sayısı 40.498’dir. 
Sonuç itibarıyle Adana’da 46 bin civarında binanın güçlendirilmesi gerektiğini, içlerinde yıkımına karar verilecek olanların da çıkabileceğini söyleyen Aksungur, güncel rakamların bunlar olduğunu ama itirazların neticelendirilmesi ve hasar tespit çalışmalarının bitirilmesiyle bu rakamların değişebileceğini de ekleyerek açıklamasına şöyle devam etti:
“Adana için sayı bu ise, Türkiye genelini ele alacak olursak vatandaşlarımızın çoğunluğunun depreme dirençli olmayan binalarda ikamet ettikleri gerçeği ile karşı karşıyayız. Bu noktaya gelişte kontrolsüz ve plansız şehirleşme, imar afları, rant ve oy hesapları dahil pek çok neden vardır. 
Bunların detaylandırılması uzunca bir açıklamanın konusudur. Şu an karşımızda acil olarak çözüm bekleyen konu bu binaların deprem dirençli duruma haiz olmasını sağlamaktır.
Bu sadece maliklerin vereceği kararla mümkün değildir. Devletin bina güçlendirmeleri için sadece belli şehirlerde değil, sadece sınırlı sayıda değil, tüm binaları kapsayacak bir destek paketi hazırlaması elzemdir.
Bu binalarda oturan insanlarımız da haklı olarak can korkusu yaşamakta ve ne yapacağını bilemez haldedir. Bu durumu fırsata çevirmek isteyen yetkili – yetkisiz, bilgili – bilgisiz kişi ve/veya kuruluşlar; daha depremin ilk gününden itibaren bölgemize Adana’mıza akın etmişler, malik olsun – olmasın son kullanıcıların en insani duygularını istismar etmeye başlamış ve bu istismara devam etmektedirler. 
6 Şubattan bugüne kadar TMMOB İnşaat Mühendisleri Odası Adana Şubesi, Niğde, Kozan, Kahramanmaraş, Adıyaman, Elbistan Temsilciliklerimiz ile Mersin, Hatay, Gaziantep, Diyarbakır Şubelerimiz ve Temsilcilikleri ile bu fırsatçıların önünü kesmeye çalışmışlardır. 
Öte yandan görevini yetkili olarak mesleki etik ve kurallara göre yapan kişi ve kuruluşlar bu değerlendirmenin dışındadır. 
Türkiye’de yürürlükte olan;
-    3458 Sayılı Mühendislik, Mimarlık hakkındaki Kanun,
-    6234 Sayılı Türk Mühendis Mimar Odaları Birliği Kanunu,
-    3194 Sayılı İmar Kanunu,
-    4708 Sayılı Yapı Denetimi Hakkında Kanun,
Ve bu kanunlara atıfta bulunan diğer kanunlar ve bunların ilgili yönetmelikleri hükümleri gereği ülkede her türlü imar ve yapılaşma (bina, yol, köprü, baraj, demiryolu, havalimanı vb.) faaliyetleri, mühendis, mimar ve şehir plancıları eliyle yürütülmektedir. Çok özel durumlar hariç bu süreçte başka bir meslek disiplini tanımlanmamıştır.
Buradan hareketle; binalarda depremden kaynaklı hasarların tespiti ve değerlendirilmesi, 01.01.2019 tarihinde yürürlüğe giren Türkiye Bina Deprem Yönetmeliği (TBDY), Deprem Etkisi Altındaki Binaların Tasarımı için Esaslar’da da açık ve net olarak sadece inşaat mühendislerini tanımlamıştır.  Bu tanımın dışında faaliyette bulunan meslek disiplinleri için TMMOB Disiplin Yönetmeliğinin işletilmesi için kayıtlı oldukları Odalarına bildirimde bulunulmuştur.
Bu nedenlerle; hasarsız, az hasarlı ve orta hasarlı binalarda Değerlendirme – Güçlendirme projeleri sadece ve sadece İMO’ya kayıtlı SİM (Serbest İnşaat Mühendisi) ve/veya İTB (İşyeri Tescil Belgesi) Belgeli inşaat mühendisleri tarafından yapılacak ve ilgili belediyesi tarafından ruhsata bağlanacaktır. 
Ayrıca ruhsata bağlanmadan kaçak olarak yapılan güçlendirme faaliyetlerine karşı ilgili kurumların gerekli denetlemeyi yapması can ve mal güvenliği açısından elzemdir.
Sonuç olarak; depremin ilk günlerinden itibaren ortalıkta dolaşan, yetkili ve sorumlu olmayan kişilerden, bünyesinde SİM ve/veya İTB Belgeli inşaat mühendisi olmayan tüzel kişilerden deprem mağduru vatandaşlarımızın bir daha mağdur olmamaları için uzak durması gerekmektedir. 
İMO Adana Şubemizden gerekli bilgiler alınabilir. 
Kamuoyuna, ilgililere ve yerel yöneticilere saygılarımızla duyurulur.”
 

Editör: Murat BERHUN