1985 Yılında Adana’da doğan ve 10 yıldır da istanbul’da yaşayan tiyatro oyuncusu ve Çevre Mühendisi Armağan Çamlıoğlu, “Sen de uçur adını verdiği ilk kitabını yayınladı.

10 yıldan sonra Adana’yı gezmeye gelen 38 yaşındaki Armağan Çamlıoğlu, “Çocuklar için öğrenme, eğlenceli ve doğal bir süreç; aynı zamanda temel bir ihtiyaçtır. Aslında hepimiz için bu böyle, çünkü bir zamanlar çocuktuk. Fakat ne zaman ki öğrenmek bizim seçimimiz olmaktan çıkıp bir zorunluluğa dönüştü, işte o zaman sıkıcı bir ezber sürecinden öteye gidemedi” dedi.

Dünya Sanat Günü’nde Üç Sanatçıya Ödülleri Verildi Dünya Sanat Günü’nde Üç Sanatçıya Ödülleri Verildi

“Çocuklar en iyi oyun oynayarak öğrenir” diyen Çamlıoğlu, “Çünkü oyun eğlenceli bir öğrenme ortamı sunar. Oyun’u birbirimizi ve hayatı anlama,  anlamlandırma çabası olarak da tanımlayabiliriz . Hepimiz hala oyun oynuyoruz. Evet belli başlı kurallar koyarak farklı bakış açılarını deneyimleyebiliriz. Fakat; oyunların rekabetçi değil işbirlikçi oyunlar olmasına dikkat etmeliyiz. Aksi takdirde giderek kurallarını zorlaştırıyor ve bunu bir hayatta kalma savaşına dönüştürüyoruz. Üstelik “hayat zor” diyerek bu yargıyı kabul ediyoruz. Oyun eğlencelidir, öğretir, geliştirir, sosyalleştirir, deneyim sahibi olursunuz. Hayat gibidir. Bir kazananı olmasına gerek yoktur. Bitmesine de. O zaman bırakalım özgürce oyun kursun çocuklarımız” dedi.

Çamlıoğlu, “Yıllar geçti, baba oldum. 7 yaşında bir oğlum var. Adı Ata. Oğlumla severek oynadığım oyunlar arasındadır kağıttan uçak yapıp uçurmak. Bu hikayenin sonunda Uçak mühendisi ya da pilot olmadım. Ben bir eğitim aktivisti ve bateristim. 38 yaşındayım ve hala keyifle uçak yapıp uçururum. Bize herhangi bir parkta oğlumla ve arkadaşlarıyla birlikte uçak uçuruyorken rastlayabilirsiniz. Elbette ki bu eylemimde, uçmaya olan ilgimin de etkisi olabilir. Hangi çocuğun yok ki” dedi.

Psikolog-Pedagog Nüket Filiz Şenyuva da, Armağan Çamlıoğlu’nun kitabıyla ilgili olarak, “Uçmak, uçurmak hayallerimizi süsleyen önemli öğelerdir. Bu kitapla hayallerimiz gerçek oluyor gibi. Çocuklarımızın oyun oynayarak öğrendiğini çarpıcı bir şekilde vurgulayan yazar; çocuklarımızla nitelikli vakit geçirmenin, onların mutlu bireyler olma yolculuğunda temel ihtiyaçlarını karşılayan en önemli etkenlerden biri olduğunun altını çiziyor” ifadelerini kullandı.