Adana Tabip Odası, Adana Eczacı Odası, Adana Diş Hekimleri Odası, Adana Veteriner Hekimleri Odası, Adana Mali Müşavirler Odası, Adana Barosu ve TMMOB Adana İKK bileşenlerinden oluşan Adana Akademik Meslek Odaları Birliği (ADAMOB) Akbelen Ormanı’ndaki ağaç kıyımına sert tepki göstererek doğanın talan edilmesine, ağaçların katledilmesine sessiz kalamayacaklarını söylediler.

ORMANLARIMIZIN KATLEDİLMESİNE SON VERİN!

Adana Eczacı Odası’nda bir araya gelen ADAMOB bileşenleri adına basın açıklamasını okuyan Dönem Sözcüsü Adana Mali Müşavirler Odası Başkanı Güney Yılmaz, “Bizler Adana Akademik Meslek Odaları Birliği olarak her zaman temiz ve yaşanabilir bir dünya için, doğaya ve çevreye uyumlu, sürdürülebilir üretimden yanayız. Gelişmeye, insanlığın ileriye gitmesine, enerji ihtiyacının karşılanmasına karşı değiliz. Ancak bu yapılırken doğanın talan edilmesine, insanların yerlerinden-yurtlarından edilmesine, ağaçların katledilmesine sessiz kalamayız. Akbelen’deki ağaç katliamı bir an önce durdurulmalıdır. Ormanların katledilmesine son verilerek kesilen ağaçların yerine yenileri dikilmeli, yanan orman alanları hızla yenilenmelidir.” dedi.

(ADAMOB) Akbelen Ormanı’ndaki ağaç kıyımına sert tepki göstererek doğanın talan edilmesine, ağaçların katledilmesine sessiz kalamayacaklarını söylediler.

AĞAÇLARIN KESİLMESİNİ ÖNLEMEYE ÇALIŞAN KÖYLÜLERE JOP

Son yıllarda Türkiye’de ve dünyada ormanlar daha fazla kar, maden sahaları, tatil merkezleri vb. uğruna yok edilirken artan yangınlar ile de yok olduğunu ifade eden ADAMOB Dönem Sözcüsü Güney Yılmaz, “Gün geçmiyor ki yüksek kar hırsı için yeni bir doğa katliamı ile karşılaşmayalım. 4 yıldır aralıklarla devam eden, Muğla‘nın Milas ilçesine bağlı İkizköy mevkiinde bulunan Akbelen Ormanı’ndaki ağaç kıyımı 24 Temmuz sabahı yeniden başladı. Çevre köylülerin ve çevrecilerin direnişi bölgeye sevk edilen Jandarma ve TOMA’lar ile karşılaştı. Jandarma, ağaçların kesilmesine karşı çıkan köylülere biber gazı ve jopla sert müdahalede bulundu. Bölgede telefon ve internet şebekesinin de engellendiği biliniyor. Ülkemizde madencilik, enerji, turizm vb. amaçlarla 50’ye yakın ormancılık dışı amaç için tahsis edilen orman alanlarının miktarı 811 bin hektarın üzerinde. Bu miktar tüm orman alanlarımızın %3,5’ine denk geliyor. Ve her yıl orman yangınlarıyla kaybettiğimiz orman alanlarının 4 katından fazlası bu tür tahsisler nedeniyle yok ediliyor.

Mevcut iktidar ormanlarımızı bir ekosistem olarak değil, bir rant aracı olarak görmektedir. Sadece 2012 ile 2021 yılları arasında 60 bine yakın ormancılık dışı alan için şirketlere izin verildi ve bu izinlerle 385 bin hektardan fazla ormanımız yok edilmiştir. Büyük orman alanları küçük parçalara ayrılarak, daha hızlı bir şekilde de yok edilmektedir. Sadece 2008 ile 2019 yılları arası 11 yılda küçük parçalara ayrılan orman miktarı %56, 10 hektardan küçük orman sayısı da %118 arttı.”

İNSANLIK SON YÜZYILINI MI YAŞIYOR?

Dünyanın devasa şirketlerin fütursuz üretimleri ile küresel ısınma çağından küresel kaynama çağına girdiğini ve yaşanabilir olmaktan hızla uzaklaştığının altını çizen Yılmaz, “Gelecek nesilleri kuraklık, susuzluk, yok edilmiş bir dünya beklemektedir. Bu gidişle insanlık Stephen Hawking’in uyardığı gibi son yüzyılını yaşıyor olacaktır. Elbette gelişen ekonomik koşullara ve insan ihtiyaçlarına göre enerji talebi artmakta ve bu enerjinin karşılanabilmesi için üretim yapılması bir zorunluluktur. Ancak bu talep karşılanacak diye yaşanabilecek bir dünyadan vazgeçilemez. Ormanların yok edilmesi demek, temiz havanın, sularımızın ve dünyanın ciğerlerinin yok edilmesi demektir. Ormanların temiz havası yerine termik santrallerin havayı kirlettiği, başta akciğer kanseri olmak üzere birçok kansere, kronik akciğer hastalıklarına davetiye çıkararak halk sağlığını olumsuz etkilediği de bilinen bir gerçektir. Kapitalizm sadece ve sadece merkezine kar hırsını koyarak üretim gerçekleştirmektedir. Gelecek nesillerin, diğer canlıların yaşam hakkı yok sayılmaktadır.” diye konuştu.

Editör: Murat BERHUN