Aşağıda 5 ayrı şirketin son kamuoyu yoklama sonuçlarını görmekteyiz.

Bu beş anketin sonuçlarının ortak yönü, bir manada, AKP’nin “Bütünşehir Yasasını” çıkarırken amacını da açıklıyor.

PARTİ KONDA CİHAN SONAR KONSENSÜS ANDY-AR

AKP % 47.7 36.4 42.3 41.7 43.5

CHP 28.2 28.8 29.8 29.5 29.3

MHP 14.4 20.5 18.7 15.4 13.6

BDP 5.9 7.4 5.6 6.5 6.5

1- Türk Seçmeni, SAĞ-SOL olarak ifade edilen ve kaba hatlarıyla 70-30 ya da 65-35 oranlarıyla ortaya çıkan 2 ana kampta toplanmıştır.

2- CHP oyları, 1973 ve 77 istisnaları dışında, % 25-29 bandı içinde sıkışmıştır.

( Gürkan Hacır’ın, “Gerçek Gündem”de yayınlanan yazısına, 1973 ve 77 sonuçları için de göz atınız ltf.)

Bu tespitleri şöyle devam ettirebiliriz:

- Türk Seçmeninin oy tercihleri, çok partili siyasal hayata geçişten bu yana, 1960 ve 1980 ihtilallerine, 1971 muhtırasına rağmen değişmemiş; Seçmenin – şimdiki 17 Aralık’ta ortaya çıkanlara benzer- olaylara tepkisi, iktidarın söz konusu darbelere gerek olmadan değişeceğine dair ışık verecek parlaklıkta olmamıştır.

- MHP ile CHP oyları arasında geçirgenlik zayıf, MHP-AKP oyları arasında geçirgenlik oranı daha yüksektir.

- Uzun bir süredir, ayrılıkçı cereyanların etkisiyle Kürt oyları, CHP’ye uzaktır.

- CHP, Cumhuriyetin kurucu siyasal kurumudur. “Bir Çağdaşlık Projesi” olan Cumhuriyetin “Esaslarını” koruma misyonu vardır. “Kök” ya da “Taban” Oyları CHP “Atatürk’ün Partisi” olmaktan uzaklaşırsa buharlaşır.

- 11 Yıllık AKP İktidarının tahribatı, bilinçli seçmende, asıl sorunun “Laik, Demokratik Cumhuriyetin bekası meselesi olduğu” izlenimini verecek boyutlardadır.

- Bugün AKP’nin şansı bir “Merkez sağ” parti olmamasıdır.

AKP, kent merkezlerindeki eğitimli seçmen sola kayıp genel dağılımdan farklı durum yarattığı için önlem aldı; Büyük kentleri “Bütünşehir” ilan edip, bütün İl’i tek seçim çevresi yaparak, sonuçta yerel yönetimlerde de söz sahibi olmanın çaresini buldu.

CHP Lideri Kemal Kılıçdaroğlu’nun önümüzdeki seçimlere dönük aday belirlemede, “En çok oy alacak aday peşindeyim” diyerek; Gerekiyorsa merkez-sağ kökenli adaylara kapıyı açmasını yukarıda çok açık ve çarpıcı görülen gerçek çerçevesinde değerlendirmek ve Kemal beyi takdir etmek lazımdır.

Ancak ne var ki, pek çok etken birlikte, Adana CHP adaylarının bu yaklaşımla, daha geniş bir havuzdan seçilmesinin önünü tıkadılar.

30 Mart akşamı sonuçlar, umarız, bu engelleri çıkararak, Adana için Kılıçdaroğlu’nun seçeneklerini sınırlayanları mahçup etmez.

Hepsi de 17 Aralık’tan çok sonra yapılmış yukarıdaki 5 anket, Türkiye gerçekleri ve seçmen davranışları hakkında bilimsel bilgisi eksik bazı fanatiklerin acemice bir heyecanla, 17 Aralık olaylarından bekledikleri “AKP’de erimenin”, bütün bu olaylara karşın, umulan kadar hızlı olmadığının göstergesidir.

Bu konuda Sayın Gürkan HACIR’ın Gerçek Gündem’de yer alan, bir kısmını aşağıya aldığım, değerlendirmesini dikkatle okumanızı şiddetle öneririm.

–yerim yetersiz, tümünü koyamıyorum.- Hatta Adana için ahkâm kesen bazı zevat yazıyı, tümüyle okumalı

Sol seçmen 29 + 6 puan Kürtler.
İster birlikte ister ayrı ayrı toplayın.
Solun maksimum oyu budur.
Karşısında ise taş gibi bir 65 lik sağ blok vardır.
Taş gibi lafını öylesine kullanmıyorum. Gerçekten taş gibi. Bir beton katılığında.

Ne olursa olsun başına ne gelirse gelsin solu alternatif olarak görmüyor.

Başka bir seçenek aklına gelmiyor.
Buyurun...”)

Kemal bey “Söz konusu Vatansa gerisi teferruat” deyip, Gordion düğümünü çözen Büyük İskender gibi, çaresini bulmuştu; 
Pek çok yerde işleyen bu formüle, birileri Adana’da engel oldu (mu?);

Gerçi “hatanın/zararın neresinden dönülse kârdır” demek için 9 Şubat ve 16 Şubat ara durakları da var.

Her halde sonucu 30 Mart akşamı göreceğiz…

.