Artan üretim maliyetlerine rağmen ürünlerin para etmediğini, üretimi sürdürmek isteyen çiftçilerin çok zor günler geçirdiğini aktaran Barut, iktidarın derhal bu yangını söndürmek için harekete geçmesini istedi.

“MALİYETLER KATLANIYOR”

Tarımsal üretim ve üreticilerin yaşadığı sorunlara dikkat çeken Barut, “Ülkemizde tarımsal üretim, son yıllarda hızla artan girdi maliyetleri, finansmana erişimde yaşanan güçlükler ve yetersiz destek politikaları nedeniyle ciddi bir darboğazdan geçmektedir. Mazot, gübre, ilaç, tohum, sulama ve enerji maliyetlerindeki yükseliş, üreticilerimizin üretim yapma kapasitesini her geçen gün daha da zorlaştırmaktadır” dedi.

“GIDA EGEMENLİĞİ İÇİN”

Üreticilerin artan maliyetler ve ürünlerin para etmemesi nedeniyle tarımsal üretimden kopma noktasına geldiğini anımsatan Ayhan Barut, “Çiftçilerimiz, artan maliyetler karşısında üretimden çekilme noktasına gelirken, bu durum yalnızca üreticileri değil, gıda fiyatları üzerinden tüm toplumu doğrudan etkilemektedir. Tarımsal üretimin azalması; gıda arzında daralma, fiyatlarda yükseliş ve ülkemizin gıda güvenliği açısından önemli riskler doğurmaktadır. Gıda egemenliğinin korunması, halkımızın sağlıklı ve uygun fiyatlı gıdaya erişiminin sağlanması ve tarımsal üretimin sürdürülebilirliğinin güvence altına alınması için iktidarın acilen harekete geçmesi gerekmektedir” diye konuştu.

“ÜRETİCİYİ DESTEKLEMEK TÜKETİCİYİ DE DESTEKLEMEKTİR”

Tarımsal desteklerin yeterli düzeyde arttırılıp zamanında ödenmesini isteyen Barut, sözlerini şöyle tamamladı;

Anıl Tanburoğlu “Görevimizin Başındayız”
Anıl Tanburoğlu “Görevimizin Başındayız”
İçeriği Görüntüle

“Üreticilerin kullanacağı tarımsal kredilerde faiz oranları düşürülmeli, uzun vadeli ve geri ödeme koşulları üretim takvimine uygun finansman imkanları sağlanmalıdır. Mazot, gübre, yem, elektrik ve sulama gibi temel girdilerde destekler artırılarak üretim maliyetleri düşürülmelidir. Küçük ve orta ölçekli aile işletmelerinin üretimde kalabilmesi için özel destek programları hayata geçirilmelidir. Tarımsal üretimin planlı ve sürdürülebilir şekilde devamı için üretici örgütleri ve çiftçi temsilcileriyle birlikte kapsamlı bir eylem planı hazırlanmalıdır. Borç batağına saplanan çiftçinin nefes alabilmesi için uygun, faizsiz, yeterli finansman desteği şarttır. Unutulmamalıdır ki çiftçiyi desteklemek yalnızca üreticiyi değil, sofradaki ekmeği, gıda güvenliğini ve ülkemizin geleceğini desteklemektir. Tarımsal üretimin devamlılığı için gerekli desteklerin sağlanması, ucuz ve erişilebilir finansman imkanlarının oluşturulması artık bir tercih değil, zorunluluktur. İktidarı üreticilerimizin sesine kulak vermeye ve tarım sektörünün geleceğini güvence altına alacak acil adımları atmaya çağırıyoruz.”