CHP Adana Milletvekili Ali Demirçalı'nın Türkiye Büyük Millet Meclisi'ne sunduğu bir soru önergesine verilen yanıt kredi kartlarının hayatımızı ne denli etkilediğini tüm çıplaklığıyla gözler önüne serdi. 2002 yılında tüketici kredileri ve bireysel kredi kartları tutarı 6 milyar 605 milyon lira iken, bu rakam 2011'de 219 milyar 70 milyon lira olmuş. 2003'te 12 milyar 842 milyon, 2004'te 26 milyar 448 milyon, 2005'te 46 milyar 721 milyon, 2006'da 69 milyar 101 milyon, 2007'de 94 milyar 993 milyon, 2008'de 117 milyar 133 milyon, 2009'da 129 milyar 915 milyon, 2010'da 172 milyar 623 milyon ve 2011'de harcama oranı 219 milyar 70 milyon liraya yükselmiş. Kolayca anlaşılıyor ki harcamalar her yıl ikiye üçe katlanmış.
***
Bu çılgınlığın nedenleri çok elbette... Gelir adaletsizliğinden ve yetersizliğinden tutun da işsizliğe kadar bir yığın problemi saymak mümkün. Bankaların kredi kartı dağıtma bonkörlüğü, cazip harcama tacizleri ile üretim toplumu yerine tüketici bir toplum halini almamız da başlıca etkenler arasında sıralanabilir.
***
Emperyalizmin ülkemize dayattığı açmazlardan birinin daha buhranını yaşıyoruz. Yerli bankalarla yabancı bankaların oranını karşılaştırmak bile mümkün değil artık. Kimilerine göre yüzde 70, bazı otoritelere göre ise yüzde 90 yabancılaşmış bankalar... Sıcak para akışı da buralardan sağlandığına göre bu işin önünü alamayacağımız görüntüsü çıkıyor ortaya.
***
Büyük alışveriş merkezlerine direnmeye çalışan bakkal, market, manav, kasap alışverişlerimizde gözümüz kapalı kredi kartı uzatıyoruz. AVM'lere ayrı bir parantez açmak gerekiyor. Gösterişli dükkanlar, aklınıza gelemeyecek çeşitler, ilgi ve alaka sizi büsbütün sarıyor, sarmalıyor. Tek bir ayakkabı, ceket, pantolon ya da ne bileyim çocuğunuza bir oyuncak almak için giriyorsunuz, girdiğinize gireceğinize pişman oluyorsunuz. Yanınızda eşiniz, çocuğunuz varsa vay başınıza gelen! ihtiyacınız olanı da alıyorsunuz, olmayanı da... Çıkışta bir de bakıyorsunuz ki eller dolu!
***
Kredi kartıyla alışveriş yaparken bedavaymış gibi hareket ediyoruz. Gelir seviyesi düşük insanlar da koca koca şirket sahipleri de bu kartlara yöneliyor. Küçük-büyük farketmiyor. Sözümona büyük kolaylık sağlıyor kredi kartları... Sonra da borçlar ve ardından haciz işlemleriyle karşı karşıya kalıyoruz. Trajediler yaşanıyor, ocaklar sönüyor, intiharların ardı/arkası kesilmiyor.
***
Bir başka noktaya da dikkat çekmek gerekiyor. Bankalar, düzenli ödeme yapanların gelirine-giderine bakmadan harcama limitlerini sürekli yükseltmeye çalışıyor. Daha fazla harcama yapılmasının yolları aranıyor. Vatandaşa, -bir bakıma- 'mal bulmuş mağribi' misali yaklaşılıyor.
Düzenleme getirilir mi bilinmez ancak böyle giderse bu iş daha çok insanın başını yakacak... Allah bir yıl daha yaşamanıza müsaade ederse, göreceksiniz ki 2012'deki harcama rakamı en az 400 milyar liraya çıkacak.
Sonumuz hayırlı olsun...

NOT: Tarım ve iş dünyasının saygıdeğer ismi Çiftçiler Birliği Başkanı Behçet Homurlu'nun annesi Talat Homurlu'nun vefatını üzüntüyle öğrendik. Behçet Homurlu ve ailesine başsağlığı diliyoruz.