CHP bu çerçevede, demokrasi ve hukuk ihlallerine karşı muhalefet partileriyle işbirliği yapılarak, "ortak mücadele hattı" oluşturulması; ayrıca, parti kadrolarının da 4 Mayıs'tan itibaren sahaya inerek belediyelere yönelik operasyonlarla ilgili hukuk ihlallerini yüz yüze anlatmaya başlayacak.
Türkiye’de ki tek adam yönetiminin yarattığı ağır ekonomik krizle her geçen gün daha fazla yoksullaştırıldığını dile getiren Başkan Tanburoğlu, “Emeklinin maaşı açlık sınırının çok çok altına düşürülmüş, işçinin alın teri değersizleştirilmiş, gençlerin geleceği çalınmış durumda. Saray iktidarı vatandaşın gerçek gündeminden uzaklaştıkça, Cumhuriyet Halk Partisi halkın gerçek gündemini omuzlamak için sahaya iniyor. Çünkü bizim siyasetimiz salonlarda değil, halkın arasında yapılır” diye konuştu.
CHP Adana örgütlerinin 4 Mayıs’tan itibaren mahalle mahalle, sokak sokak, kapı kapı vatandaşlarla buluşacağını ifade eden Tanburoğlu, “Yurttaşların sorunlarını yerinde dinleyip çözüm politikalarımızı ilk ağızdan konunun muhatabı olan vatandaşımıza anlatacağız. Bizler, bu ülkenin kaybolan umudunu yeniden yeşertmek ve büyütmek için sahaya çıkıyoruz. Çiftçinin tarlasındaki zararı da biliyoruz, işçinin fabrikadaki alın terini de, pazardaki annenin file hesabını da, üniversite mezunu gencin işsizlik kaygısını da. Cumhuriyet Halk Partisi olarak hiçbir vatandaşımızı yalnız bırakmadan Adanalı hemşehrilerimizin kapısını çalıp, elini sıkacağız, derdini dinleyeceğiz. Adana’dan yükselen bu örgütlü mücadele, Türkiye’de ki değişim yürüyüşünün güçlü bir parçası olacağına inanıyorum” şeklinde konuştu.
Tanburoğlu açıklamasını su sözlerle tamamladı: “Yerel yönetimlerde sosyal belediyecilik anlayışıyla halkçı çözümler üreten İstanbul’da Ekrem İmamoğlu, Adana’da Zeydan Karalar, Ankara’da Mansur Yavaş ve diğer bütün CHP’li belediyeler, iktidarın tüm engellemelerine rağmen vatandaşın yanında durmaya, hizmet üretmeye devam ediyor. Yerel yönetimlerde olduğu gibi genel iktidarda da aynı halkçı düzeni kurup halkın rahat bir nefes almasını sağlayacağız. Yakın bir tarihte buna herkes şahit olacak. Ayrıca şunu da söylemeliyim ki, bugün sahaya inecek olan sadece bir siyasi parti değildir; bugün sahaya inen halkın adalet talebidir, halkın iradesidir, emeğin hakkıdır, gençlerin sesidir. Biz bu ülkeye yeniden huzuru, bereketi ve adaleti getirmekte kararlıyız. Korku siyasetine karşı umut siyasetini, yoksulluğa karşı sosyal adaleti, baskıcı yapıya karşı özgürlüğü ve demokrasiyi büyüteceğiz. CHP Adana İl Başkanlığı olarak 4 Mayıs’tan itibaren sahada güçlü bir çalışma başlatacağız. Mevcut durumundan rahatsız olan herkesi mücadelemize omuz vermeye davet ediyorum. Kurtuluş yok tek başına, ya hep beraber ya hiçbirimiz!”



